İçinde name olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde NAME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında name olan kelimeler listesine ya da sonu name ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Name Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EMAN, ENAM, NAME, NEMA
3 Harfli Kelimeler
MEN, NAM, NEM
2 Harfli Kelimeler
AM, AN, EM, EN, MA, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞARTNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça şarṭ + Farsça nāme
-
[isim, ticaret]
Satın alma, satma, yaptırma, kiralama vb. işleri gerçekleştirmek isteyen tarafın düzenlediği, her iki tarafın da uymayı üstlendikleri şartların tespit edildiği resmî belge
-
[isim, ticaret]
Satın alma, satma, yaptırma, kiralama vb. işleri gerçekleştirmek isteyen tarafın düzenlediği, her iki tarafın da uymayı üstlendikleri şartların tespit edildiği resmî belge
- SİNAMEKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça senā + mekkī
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçok türü bulunan bir bitki (Cassia)
-
[bitki bilimi]
Bu bitkinin meyvesi
-
Bu bitkinin bazı türlerinden elde edilen, hekimlikte ishal yapıcı olarak kullanılan madde
-
[mecaz]
Mızmız, sevimsiz, başkalarıyla ilişki kurmayan kimse
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçok türü bulunan bir bitki (Cassia)
- AMANNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça amān + Farsça nāme
-
[isim, tarih]
Teslim olmak isteyen düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere İslam devletlerinde verilen belge
- "Üçüncü Mehmed Eğri Kalesi’ni aman ile teslim alınca halka amanname vermiş…"
-
[isim, tarih]
Teslim olmak isteyen düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere İslam devletlerinde verilen belge
- NAMEVCUT
-
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça mevcūd
-
[sıfat]
Mevcut olmayan, bulunmayan; yok
- "Okula gelmemiş olan öğrenci ‘namevcut’ olarak belirtiliyordu."
-
[sıfat]
Mevcut olmayan, bulunmayan; yok
- İZİNNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça iẕn + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Bırakma veya çıkarma kâğıdı
-
Bir nikâhın kıyılması için kadı tarafından verilen izin kâğıdı
- "Bir izinname çıkacak, iki imam beş on mecidiye alıp nikâh kıyacaklar."
-
[isim, eskimiş]
Bırakma veya çıkarma kâğıdı
- CELPNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça celb + Farsça nāme
-
[isim, hukuk]
Bakınız çağrı belgesi
- "Kore'ye asker gönderen bütün hükûmetlerin başlarına hâlâ niçin celpname gönderilmiyor?"
-
[isim, hukuk]
Bakınız çağrı belgesi
- NAMERTÇE
-
-
[sıfat]
Korkakça, mert olmayan
- "Hâlbuki Türk paşası, böyle namertçe bir oyun düşünmemiş, teklif etmemişti."
-
[zarf]
Korkakça, mert olmayan bir biçimde
- "Zilha’yı doyarak koklayamadı, namertçe vuruldu Koç Yiğit Ali."
-
[sıfat]
Korkakça, mert olmayan
- AHİTNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿahd + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Antlaşma belgesi
-
[isim, eskimiş]
Antlaşma belgesi
- EMİRNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça emr + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Yazılı olan buyruk
- "Kaptanlar böyle bir seyahate çıkmak için bir de emirname istiyorlardı."
-
[isim, eskimiş]
Yazılı olan buyruk
- PENDNAME
-
Kelime Kökeni: Farsça pend + nāme
-
[isim, eskimiş]
Öğüt kitabı
-
[isim, eskimiş]
Öğüt kitabı
- NİCKNAME
-
Kelime Kökeni: İngilizce nickname
-
[isim]
Bakınız takma ad
-
[isim]
Bakınız takma ad
- İBRANAME
-
Kelime Kökeni: Arapça ibrāʾ + Farsça nāme
-
[isim, hukuk]
Bakınız aklama belgesi
-
[isim, hukuk]
Bakınız aklama belgesi