İçinde na olan 8 harfli 301 kelime var. İçerisinde NA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında na olan kelimeler listesine ya da sonu na ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Na Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A N
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PIRNAKIL
-
Kelime Kökeni: Ermenice
-
[sıfat]
Herhangi bir yerde yoğun olarak, çok fazla bulunan
- "... yemyeşil yaprak, pırnakıl çiçek olan ağaçlar bile cümle yeşilliklerini ve çiçeklerini atıp karalar bağladı."
-
[zarf]
Yoğun biçimde, çok fazla olarak
- "Pırnakıl açarlar, saksılardan taşarlar. Onlar da canlı, sevildiklerini bilmezler mi!"
-
[sıfat]
Herhangi bir yerde yoğun olarak, çok fazla bulunan
- ANARŞİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca anarchiste
-
[isim]
Anarşi çıkaran, düzene karşı gelen, kargaşalık yaratan kimse
- "İlk önce, bu İspanya'dan kaçmış bir anarşisttir diye düşündüm."
-
[isim]
Anarşi çıkaran, düzene karşı gelen, kargaşalık yaratan kimse
- NALLAMAK
-
-
[-i]
Hayvanın ayağına nal çakmak
- "Zaman geldi; nal kesti, at nalladı. Kurutmadı sofrasını."
-
[argo]
Bakınız öldürmek
-
[argo]
Bir kimseyi, bir şeyi silahla vurmak
- "Nişanına mişanına bakmadan göz kestirimiyle ateşledi, gemiyi boş böğründen nalladı."
-
[-i]
Hayvanın ayağına nal çakmak
- ANALJEZİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca analgésie
-
[isim, tıp]
Bakınız ağrı yitimi
-
[isim, tıp]
Bakınız ağrı yitimi
- KANADALI
-
-
[isim]
Kanada’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Kanada’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- BADANALI
-
-
[sıfat]
Badana edilmiş olan
- "O daha ayakları çıplak küçük bir kızken, geceleri beyaz badanalı kuyunun kenarına yan yana otururduk."
-
[mecaz]
Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan
-
[sıfat]
Badana edilmiş olan
- REVNAKLI
-
-
[sıfat]
Revnakı olan, renkli, popüler, göz alıcı olan
- "O devrin en revnaklı bir şahsiyeti idi."
-
[sıfat]
Revnakı olan, renkli, popüler, göz alıcı olan
- NAZLANIŞ
-
-
[isim]
Nazlanmak işi
-
[isim]
Nazlanmak işi
- OYNATMAK
-
-
[-i]
Oynamasını sağlamak
- "Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı."
-
Kımıldamasına yol açmak
- "Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi."
-
[nesnesiz]
Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak
- "Ayı oynatmak."
-
[nesnesiz]
Bir araç, gereç kullanmak
- "Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?"
-
[nesnesiz]
Aklını yitirmek
- "Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim."
-
[mecaz]
Korkutmak, heyecanlandırmak
-
[mecaz]
Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak
- "Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor."
-
[nesnesiz, tiyatro]
Sahneye koymak
- "Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız."
-
[-i]
Oynamasını sağlamak
- BAĞLANAK
-
-
[isim]
Bakınız bağlantı
- "Bu kopuk kopuk, küçük yaşantıların ekseni, tek bağlanağı da kendisi."
-
[isim]
Bakınız bağlantı
- KOLAYINA
-
-
[zarf]
Bakınız kolaylıkla
- "Kolayına değişmiyor bu dünyada hiçbir şey."
-
[zarf]
Bakınız kolaylıkla
- NAMUSKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça nāmūs + Farsça -kār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız namuslu
- "İstanbul’un solgun ve mahzun seması altında kaynayan dindar, namuskâr ve hararetli bir kan vardır."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız namuslu
- ÇINARLIK
-
-
[isim]
Çınar ağaçları çok olan yer
- "Bayramda o, kızlarla beraber arabaya biner, çınarlığa doğru çıkardı."
-
[isim]
Çınar ağaçları çok olan yer
- İNANILMA
-
-
[isim]
İnanılmak işi
-
[isim]
İnanılmak işi
- NAZLANMA
-
-
[isim]
Nazlanmak işi; mırın kırın
- "En çok babama nazlanmayı özlüyordum."
-
[isim]
Nazlanmak işi; mırın kırın
- NAKLETME
-
-
[isim]
Nakletmek işi
-
[isim]
Nakletmek işi
- BOŞNAKÇA
-
-
[isim]
Boşnakların kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Boşnakların kullandığı dil
- MARİNACI
-
-
[isim]
Marina işleten kimse
-
[isim]
Marina işleten kimse
- TAMLANAN
-
-
[isim, dil bilgisi]
Tamlamada anlamı belirtilen, açıklanan ad; belirtilen, mevsuf: Evin önü. Öğretmenin kâhyası. Elma ağacı. Yeşil kitap vb
-
[isim, dil bilgisi]
Tamlamada anlamı belirtilen, açıklanan ad; belirtilen, mevsuf: Evin önü. Öğretmenin kâhyası. Elma ağacı. Yeşil kitap vb
- CANANLIK
-
-
[isim]
Canan olma durumu
-
[isim]
Canan olma durumu