İçinde na olan 4 harfli 55 kelime var. İçerisinde NA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında na olan kelimeler listesine ya da Sonu na ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİNA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yapı
    • "Yalı, çok pencereli, iki katlı, yayvan bir binadır." (Burhan Felek)
  2. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim ve kitap
    • "Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur."
    • "Düşüncelerini ne üzerine bina ediyorsun."
  3. Çatı

ONAT

  1. [sıfat] Özenli, düzgün, uygun
  2. Yararlı
  3. Dürüst, iyi ahlaklı

ZİNA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki cinsel ilişki

BANA

  1. [zarf] Ben zamirinin yönelme durumu ekli biçimi
    • "Bana bak, karışmam sonra!"
    • "Bu yaptığını babana söylemezsem bana da adam demesinler."
    • "Daha nice manevi trenlerimizi yıllar yılı taşlayanlar var da bana mısın demiyoruz." (Haldun Taner)

HONA

  1. [isim] Erkek sığır

ONAY

  1. [isim] Uygun bulma, tasdik, icazet, izin
    • "Orhan Veli'nin Garip'i arkadaşlarının onayını almadan çıkardığını anlatmıştır." (Salâh Birsel)
    • "... olağanüstü hâl ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazete'de yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur." (Anayasa)

AYNA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat
    • "Ben onun aynada saçlarına değil, bana baktığını gene aynadan görüyordum." (Tarık Buğra)
  2. Karagöz oyununda perde
  3. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha
    • "Kapı kanadının aynası. Çeşmenin aynası."
  4. Atların diz kapağı
  5. İyi bir durumda, yolunda
    • "İşimiz ayna."
  6. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey
    • "Bir ülkenin sanat ve kültür hayatı bir bakıma o ülkenin uygarlık aynasıdır." (Haldun Taner)
  7. Küreğin yassı uç bölümü
  8. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün
  9. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı

SANA

  1. [zarf] Sen zamirinin yönelme durumu

SUNA

  1. [isim] Erkek ördek
    • "Uzatır boynunu arar eşini / Bir tek suna gördüm göl kenarında." (Karacaoğlan)
  2. Göl ördeği

NARH

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle temel ihtiyaç maddeleri için resmî makamlarca belirlenen ve her yerde geçerli olan fiyat

İNAN

  1. [isim] İnanma işi
    • "İnan olsun, ben bunu biliyordum."
    • "Gazeteciler mübalağacıdırlar, sözlerine pek inan olmaz." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme, iman, itikat
    • "... kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı." (Ruşen Eşref Ünaydın)

İNAK

  1. [isim] Dogma

ONAR

  1. [sıfat] On sayının üleştirme sayı sıfatı, her birine on, her defasında onu bir arada

FENA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İyi nitelikte olmayan, kötü
    • "Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir." (Burhan Felek)
    • "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum duygusu kapladı." (Peyami Safa)
  2. Üzücü
    • "Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki..." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bu koku beni fena etti."
  3. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse)
    • "Fena bir öğrenci."
  4. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici
    • "Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım." (Refik Halit Karay)
  5. Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan
    • "Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum." (Peyami Safa)
  6. [zarf] Çok
    • "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor." (Peyami Safa)

ZONA

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Deride, sinirler boyunca, özellikle gövde, bacak ve yüzde birtakım ağrılı fiskelerin dökülmesiyle beliren, mikroplu bir hastalık

NALE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İnleme, inilti

NAŞİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Ötürü
    • "Hastalığından naşi gelemedi."

ESNA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işin yapıldığı an, sıra
    • "Ben de o esnada onun söyleyemediği tarafları zihnimden tamamlıyordum." (Reşat Nuri Güntekin)

KANA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler

NAZİ
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü