İçinde n olan 6 harfli 1795 kelime var. İçerisinde N harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında n harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu n harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AVUNMA
-
-
[isim]
Avunmak işi, teselli
-
[isim]
Avunmak işi, teselli
- BLUCİN
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Kot (I)
-
[isim]
Kot (I)
- FAYANS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve türlü desenlerle bezenmiş, pişmiş balçıktan levha
-
[isim]
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve türlü desenlerle bezenmiş, pişmiş balçıktan levha
- GRANİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir tür kayaç
-
[isim]
Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir tür kayaç
- KLİNİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer
- "Onu, anlamını yitiren kliniğe ayaklarının alışkanlığı götürüyordu." (Tarık Buğra)
-
Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu
-
[sıfat]
Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi)
- "Klinik belirtiler çoğu kez bir hastalığın teşhisi için yetmeyebilir."
-
[isim]
Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer
- METFEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mezar, kabir, sin, makber
-
[isim]
Mezar, kabir, sin, makber
- ŞANSLI
-
-
[sıfat]
Talihi olan, talihli
- "Şanslı günlerinin dışında onu yenene pek rastlanmamıştır." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Talihi olan, talihli
- TEKFİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kefenleme
-
[isim]
Kefenleme
- TENKİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Eleştirme, eleştiri
- "Bir sanat eserini tenkit ne güç iştir." (Ahmet Muhip Dranas)
- "Bir kitabı tenkit edebilmek için ilk şart o kitabı başından sonuna kadar okumaktır." (Orhan Veli Kanık)
-
Eleştiri
-
[isim]
Eleştirme, eleştiri
- TOPTAN
-
-
[sıfat]
Büyük ölçüde, çok miktarda yapılan (alışveriş), perakende karşıtı
- "Mahalle halkının şehirden toptan aldıklarını taşıyan ... pazar kayıkları gider gelirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Toplu bir biçimde olan, global
-
[sıfat]
Büyük ölçüde, çok miktarda yapılan (alışveriş), perakende karşıtı
- UPUZUN
-
-
[sıfat]
Çok uzun
- "Günden güne koskoca, upuzun, pırıl pırıl geçmişini eskiten, bozan, eciş bücüş eden bir İbiş..." (Tarık Buğra)
-
[zarf]
Tamamıyla uzanmış bir durumda
- "Babam karyolasında arkası üstü, upuzun yatıyordu." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Çok uzun
- USULEN
- ...
- UYUNMA
-
-
[isim]
Uyunmak durumu
-
[isim]
Uyunmak durumu
- BATINİ
- ...
- BİNBİR
-
-
[sıfat]
Pek çok, çok sayıda
- "İlk vapurdan binbir yabancı çıkıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Pek çok, çok sayıda
- İNZİVA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Toplum hayatından kaçıp tek başına yaşama
- "İnziva yerim bazen limanda bir şileptir, bazen bir ada." (Refik Halit Karay)
-
Dış dünyayla bütün bağlarını keserek Tanrı'yla birleşebilmek için insanın kendi içine kapanması
-
[isim]
Toplum hayatından kaçıp tek başına yaşama
- NESREN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Nesir olarak, düz yazı olarak
-
[zarf]
Nesir olarak, düz yazı olarak
- RETİNA
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Ağ tabaka
-
[isim]
Ağ tabaka
- DİNSİZ
-
-
[sıfat]
Dinî inancı olmayan
- "Bana yollarsın onu, dinsizin hakkından imansız gelir, korkma sen." (Ayşe Kulin)
-
Acımasız
-
[sıfat]
Dinî inancı olmayan
- ECZANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İlaçların yapıldığı ve satıldığı yer
-
[isim]
İlaçların yapıldığı ve satıldığı yer