İçinde nük olan 21 kelime var. İçerisinde NÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında nük olan kelimeler listesine ya da Sonu nük ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

NÜKLEOPROTEİN

12 Harfli Kelimeler

HÜSNÜKURUNTU, TERMONÜKLEER

11 Harfli Kelimeler

NÜKTEDANLIK

10 Harfli Kelimeler

HÜSNÜKABUL, NÜKTECİLİK

8 Harfli Kelimeler

NÜKTEDAN, NÜKTESİZ, SÖNÜKLÜK

7 Harfli Kelimeler

NÜKLEER, NÜKLEİK, NÜKLEON, NÜKTECİ, NÜKTELİ

6 Harfli Kelimeler

GÖYNÜK, KÖSNÜK

5 Harfli Kelimeler

DÖNÜK, NÜKTE, NÜKUL, SÖNÜK

4 Harfli Kelimeler

NÜKS


Kelime bulma makinesi

K N Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

NÜ, ÜN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NÜKLEOPROTEİN

  1. [isim] Proteinlerin nükleik asitlerle kurduğu moleküler birlik

TERMONÜKLEER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime)

HÜSNÜKURUNTU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Herhangi bir durumu safça kendinden yana iyiye yorma
    • "O senin hüsnükuruntun."

NÜKTEDANLIK

  1. [isim] Nüktedan olma durumu

NÜKTECİLİK

  1. [isim] Nükteci olma durumu

HÜSNÜKABUL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İyi karşılama, güler yüz gösterme

SÖNÜKLÜK

  1. [isim] Sönük olma durumu
    • "Bir yaz gününün pırıl pırıl güneşli havası içinde bu sönüklük nereden geliyordu?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

NÜKTEDAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İnce, güzel nükteler yapan (kimse), nükteci
    • "Necmi'yi bilirsiniz, ney çalar, edebiyata meraklı, nüktedan ... bir çocuk." (Burhan Felek)

NÜKTESİZ

  1. [sıfat] Nüktesi olmayan

NÜKLEON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı

NÜKTELİ

  1. [sıfat] Nükte ile süslenmiş, nüktesi olan, esprili
    • "Hazırcevap ve nükteli sözler söylemek şöhretini kazanmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)

NÜKLEER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Atom çekirdeği ile ilgili, çekirdeksel

NÜKLEİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çekirdek özünün ikiye bölünmesiyle meydana gelen fosfatlı asit

NÜKTECİ

  1. [sıfat] Nüktedan
    • "Bu hazırcevap, nükteci ve biraz da tok sözlü Barba ile hemen ahbap olduk." (Osman Cemal Kaygılı)

KÖSNÜK

  1. [sıfat] Eş isteme zamanı gelmiş (hayvan)

GÖYNÜK

  1. [sıfat] Yanık, yanmış
  2. Güneşte yanmış
  3. İyice olmuş (yemiş)
  4. Acısı olan, elemli
  5. [isim] Orman yakılarak açılan tarla

NÜKUL
...
SÖNÜK

  1. [sıfat] Sönmüş olan
    • "Ağızlarında iki sönük sigarayla duran iki kız..." (Çetin Altan)
  2. Parlaklığı, hızı az veya azalmış olan, etkisiz, zayıf
  3. Göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik
    • "Bu şehirde satışı bini geçmez, yerli lisanlarda sönük cerideler çıkar." (Yahya Kemal Beyatlı)

NÜKTE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri
    • "Hoş konuşur, nükteleri kahvelere intikal etmiştir, kıyafeti ve tavrı zariftir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri
    • "Bu fıkradaki nükteyi anlayamadım."

DÖNÜK

  1. [sıfat] Dönmüş, çevrilmiş (kimse)
    • "Ayağa kalkmıştı. Arkası bana dönüktü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Yönelmiş
    • "Halka dönük bir eğitim."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü