İçinde müs olan 8 harfli 39 kelime var. İçerisinde MÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında müs olan kelimeler listesine ya da Sonu müs ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
M S Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜSELSEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Birbirine bağlı olan, art arda zincirleme olarak gelen
- "Birbirini yaratan müselsel esprilerle söylüyordu." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Birbirine bağlı olan, art arda zincirleme olarak gelen
- MÜSTAĞNİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Elinde olanla yetinen, doygun
-
Nazlı davranan
-
[sıfat]
Elinde olanla yetinen, doygun
- MÜSADERE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zor alım
-
[isim]
Zor alım
- MÜSTEZAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Her dizesine bir küçük dize eklenmiş divan edebiyatı nazım türü
-
[isim]
Her dizesine bir küçük dize eklenmiş divan edebiyatı nazım türü
- MÜSTEŞAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kendisinden bilgi alınan, kendisine danışılan kimse
-
Bakanlıklarda, elçiliklerde bakan veya büyükelçiden sonra gelen en büyük yönetici
-
[isim]
Kendisinden bilgi alınan, kendisine danışılan kimse
- MÜSEKKİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yatıştırıcı
-
[sıfat]
Yatıştırıcı
- MÜSKİRAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sarhoş eden şeyler, alkollü içkiler
-
[isim]
Sarhoş eden şeyler, alkollü içkiler
- MÜSTEHZİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Alaycı
- "Dans edenlerin dansını beğenmiyormuş gibi müstehzi bir ağız çarpıklığıyla dudaklarını kıvırıyordu." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Alaycı
- MÜSTEVLİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Bir yeri istila eden, yönetimi altına alan (kimse, devlet, ordu vb.)
- "Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler." (Atatürk)
-
Salgın
-
Bir yeri istila eden, yönetimi altına alan (kimse, devlet, ordu vb.)
- MÜSLÜMAN
- ...
- MÜSEBBİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeyin olmasına, yapılmasına sebep olan, yol açan (kimse veya şey)
-
[sıfat]
Bir şeyin olmasına, yapılmasına sebep olan, yol açan (kimse veya şey)
- MÜSAMAHA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hoşgörü, tolerans
-
Görmezlikten gelme, göz yumma
-
[isim]
Hoşgörü, tolerans
- MÜSTENİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Dayanan, yaslanan
-
[sıfat]
Dayanan, yaslanan
- MÜSELLES
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Üçgen
-
Kokteyl türünden karışık bir içki
-
Üç kere damıtılarak yapılmış özel bir şarap
-
Üçlü
-
[isim]
Üçgen
- MÜSTEBİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Zorba
- "Müstebit bir hükümdar."
-
[sıfat]
Zorba
- MÜSTEHAP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Hoşa giden, sevilen, beğenilen
-
[isim]
Dinen emredilmediği hâlde yapıldığında sevap kazandıran davranış
-
[sıfat]
Hoşa giden, sevilen, beğenilen
- MÜSTESNA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir bütünün veya kuralın dışında olan, kural dışı, şaz
-
Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan
- "Kendisi bu resimlerin hepsinden daha sevimli, daha canlı, daha müstesna bir simaydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Kural dışı
-
[zarf]
Dışındaki, ayrı tutularak, hariç
- "Bir iki gazete müstesna, bütün İstanbul basını da Serbest Fıkra taraflısı idi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Bir bütünün veya kuralın dışında olan, kural dışı, şaz
- MÜSELLİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nde eyalet ve sancakta yönetimi elinde bulunduran kişi
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nde eyalet ve sancakta yönetimi elinde bulunduran kişi
- MÜSELLEM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İnkâr edilemeyen, karşı çıkılamayan, söz götürmez
-
[sıfat]
İnkâr edilemeyen, karşı çıkılamayan, söz götürmez
- MÜSTAKİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan, bağımsız
- "Müstakil ev."
-
Kullanış yönünden belli kişi veya kişiler için ayrılmış olan
- "Daireye on yıl, yirmi yıl sonra girenlerin her biri başköşelere kurulsun, müstakil oda sahipleri olsun ve hatta sana emirler versin..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan, bağımsız