İçinde mül olan 7 harfli 16 kelime var. İçerisinde MÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mül olan kelimeler listesine ya da sonu mül ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FORMÜLE

Kelime Kökeni: Fransızca formulé

  1. [sıfat] "Bir düşünceye bir anlatım biçimi vermek" anlamında kullanılan formüle etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
GÖMÜLTÜ

  1. [isim] Avcının avını beklerken içine saklandığı çukur
MÜLHİYE

Kelime Kökeni: Arapça mulūḫiyye

  1. [isim, bitki bilimi] Ihlamurgillerden, yaprakları sebze ve yeşillik olarak kullanılan bir bitki; Yahudi ebegümeci, mühliye (Corchorus olitorius)
    • "… çocuklar bugün mülhiye pişirmiş gibi bir ifadeyle eşlerinin mutfak hünerlerinden söz edebilirler, bunlar erkeklerin eşlerinden bahsetmek için kullandıkları formüllerdir." (Oğuz Cebeci)
MÜLAYİM

Kelime Kökeni: Arapça mulāyim

  1. [sıfat] Yumuşak huylu
    • "Mülayim bir adam."
  2. Ilıman (hava)
  3. [eskimiş] Uygun, hoş görülebilir
MÜLEMMA

Kelime Kökeni: Arapça mulemmaʿ

  1. [sıfat, eskimiş] Alaca renkli, renk renk
  2. [isim, edebiyat] Dizelerinden her biri başka dille yazılmış şiir
  3. [mecaz] Bulaşmış, sıvanmış
MÜLKİYE

Kelime Kökeni: Arapça mulkiyye

  1. [isim] Devlet yönetimindeki sivil görevliler sınıfı
KÜMÜLÜS

Kelime Kökeni: Fransızca cumulus

  1. [isim] Bakınız küme bulut
MÜLAZIM

Kelime Kökeni: Arapça mulāzim

  1. [sıfat] Bir işe girmek için bir süre parasız olarak o işe devam eden
  2. [isim, askerlik] Bakınız teğmen
MÜLTECİ

Kelime Kökeni: Arapça multecī

  1. [isim] Bakınız sığınmacı
GÖMÜLÜŞ

  1. [isim] Gömülmek işi
KÜMÜLTÜ

  1. [isim, ağızlardan] Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi
GÖMÜLME

  1. [isim] Gömülmek işi
    • "Org inledikçe yavaş yavaş kendimi kaybediyor, ağır bir rüya içine gömülmeye başlıyordum." (Reşat Nuri Güntekin)
MÜLAKAT

Kelime Kökeni: Arapça mulāḳāt

  1. [isim] Bir yerde buluşularak yapılan karşılıklı görüşme ve konuşma
    • "Mülakattan sonra da kendilerinin avdetine müsaade etmemek lüzumu bence tabii idi." (Atatürk)
  2. Bakınız röportaj
  3. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme
  4. Sözlü sınav
TEKAMÜL

Kelime Kökeni: Arapça tekāmul

  1. [isim, eskimiş] Bakınız olgunlaşma
  2. Bakınız gelişme
    • "Bu derece intibak kabiliyeti, tekâmül kuvveti olan dinamik bir millet olmasak mahvolurduk." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. [biyoloji] Bakınız evrim
MÜLKSÜZ

  1. [sıfat] Mülkü olmayan
    • "Hemen her yerde olduğu gibi Barak Ovası’nda da emeği ile geçinmek, mülksüz insanın kaderiydi sanki." (Göksel Tiryaki)
TEEMMÜL

Kelime Kökeni: Arapça teʾemmul

  1. [isim, eskimiş] Bir işi ayrıntılarıyla düşünme, düşünüp taşınma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü