İçinde mü olan 8 harfli 206 kelime var. İçerisinde MÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mü olan kelimeler listesine ya da Sonu mü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜSTAKAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İstikrar bulmuş, durulmuş
  2. [isim] Karar kılınan, yerleşilen yer

KOMÜNİST

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Komünizm yanlısı olan kimse

MÜMANAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Engel olma, karşı koyma

MÜZEBZEP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bozuk (yönetim)
  2. Çok karışık, karmakarışık

MÜCEHHEZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Donanmış
    • "Ama asıl tüm ulus çocuklarının bu kafa disiplini ile mücehhez olması gerek." (Haldun Taner)
  2. Hazırlıklı, hazırlanmış

MÜNFERİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Tek, ayrı, kendi başına olan

MÜNHASIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus
    • "Onu yalnız ince hastalığa münhasır zanneder, başka hastalıklara aldırmadığı hâlde, veremliden son derece çekinirdi." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Sınırlanmış, sınırlı
    • "Harp yalnız Avrupa'ya münhasır kalmadı."

MÜSKİRAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sarhoş eden şeyler, alkollü içkiler

MÜTEVALİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Art arda gelen, üst üste olan, ardışık

MÜNAKASA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eksiltme

MÜCELLİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ciltçi

MÜTEMADİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sürekli, aralıksız
    • "Karadeniz limanlarından Ankara'ya doğru mütemadi bir akın var." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MÜZİKSİZ

  1. [sıfat] Müziği olmayan
  2. Herhangi bir müzik parçası çalınmayan

MÜDÜRLÜK

  1. [isim] Yönetmenlik, direktörlük, müdüriyet
    • "Mülkiyede Osmanlı tarihi alanında hocalık, müdürlük, yazarlık etmiş." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Yönetmenin, müdürün görevi veya yeri, müdüriyet

MÜÇTEHİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü

MÜMARESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yatkınlık

MÜSEKKİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yatıştırıcı

MÜSLÜMAN
...
GÖMÜLMEK

  1. [nsz] Gömme işi yapılmak veya gömme işine konu olmak
    • "Çok muhteşem bir cenaze töreniyle gömüldü." (Çetin Altan)
  2. [-e] Yerleşmek, oturtulmak, kendini gömmek
    • "Abdi Bey'e kalsa, koltuğuna gömülüp gazetelerini okuyacak." (Atilla İlhan)
  3. [-e] Yok olmak, kaybolmak, görünmez olmak
    • "Eğer meselede bir sır varsa o sır Nina ile denize gömülmüştü." (Refik Halit Karay)
  4. [-e] Bir şeyin derinliğine inmek
    • "Hepsi kendi hayatlarının matemine gömülmüş bir hâlde dalgın ve mahzun idiler." (Hüseyin Cahit Yalçın)

MÜFREDAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir bütünü oluşturan bireyler, ayrıntılar
  2. Öğretim programı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü