İçinde mü olan 5 harfli 35 kelime var. İçerisinde MÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mü olan kelimeler listesine ya da Sonu mü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖMÜŞ
-
-
[isim]
Gömme işi veya biçimi
-
[isim]
Gömme işi veya biçimi
- ÖLMÜŞ
-
-
[sıfat]
Ölen, ölü olan
- "Avni Hurufi Efendi, iki ölmüş çocuk babası olan bu adama acıdı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Ölen, ölü olan
- SÜMÜK
-
-
[isim]
Sümük doku hücrelerinin ve üzerinde bulunan bezlerin, doku yüzünde nemli, akıcı, kaygan bir tabaka oluşturan salgısı
-
[isim]
Sümük doku hücrelerinin ve üzerinde bulunan bezlerin, doku yüzünde nemli, akıcı, kaygan bir tabaka oluşturan salgısı
- MÜMİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İnanan, inançlı, imanlı, mutekit
-
[isim]
Müslüman
- "Koca Mustafapaşa ücra ve fakir İstanbul / Ta Fetih'ten beri mümin, mütevekkil, yoksul." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[sıfat]
İnanan, inançlı, imanlı, mutekit
- GÖMÜT
-
-
[isim]
Mezar, metfen, kabir, makber, sin
-
[isim]
Mezar, metfen, kabir, makber, sin
- KÖMÜŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Manda
-
[isim]
Manda
- KÖMÜR
-
-
[isim]
Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt
- "Odun kömürü. Maden kömürü."
-
[sıfat]
Siyah renkli
- "Kömür gözlü."
-
[isim]
Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt
- EĞMÜR
- ...
- MÜHÜR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir kimsenin, bir kuruluşun adının veya unvanının tersine kazılı bulunduğu, metal, lastik vb.nden yapılmış araç, damga, kaşe
-
Bu araçla basılan ve imza yerine geçen ad
-
[isim]
Bir kimsenin, bir kuruluşun adının veya unvanının tersine kazılı bulunduğu, metal, lastik vb.nden yapılmış araç, damga, kaşe
- MÜHRE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Her tür yuvarlak şey, küçük top
-
Cam boncuk
-
Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç
-
Deniz böceği kabuğu
-
Demirci çekici
-
Yılanın başında bulunan taca benzer çıkıntı
-
Bazı av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş
- "Gökten çekilirken / Ördekleri çeker mühre." (Ahmet Kutsi Tecer)
-
[isim]
Her tür yuvarlak şey, küçük top
- MÜLGA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Varlığı kaldırılan, kapatılan
-
[sıfat]
Varlığı kaldırılan, kapatılan
- MÜFİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yararlı, faydalı
-
Anlatan, ifade eden
-
[sıfat]
Yararlı, faydalı
- MÜMAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Dokunan, temas eden
-
[isim]
Teğet
-
[sıfat]
Dokunan, temas eden
- MÜNŞİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Mektup türünde usta ve başarılı olan, inşası güçlü (kimse)
-
[sıfat]
Mektup türünde usta ve başarılı olan, inşası güçlü (kimse)
- TİMÜS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgı bezi, özden
-
[isim]
Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgı bezi, özden
- MÜŞİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mareşal
- "Sakarya zaferi ile gazi ve müşir Mustafa Kemal Paşa tam otoritesini elde etmiştir." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Mareşal
- MÜJDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Muştu
- "Anasından para geldiği müjdesini ilkin ben verdim." (Orhan Kemal)
-
Muştuluk
- "Müjdemi isterim, sınıfı geçtim."
-
[ünlem]
Sevindirici haber verileceği zaman söylenen bir söz
- "Müjde! Bir oğlunuz oldu."
-
[isim]
Muştu
- MÜRİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse
- "Ankara'ya geldiği zaman Hacı Bayram'ı müritleriyle ovada mahsul toplarken görür." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[isim]
Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse
- MÜRUR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Geçme, bir taraftan girip diğer taraftan çıkma
-
Geçip gitme
-
Sona erme
-
[isim]
Geçme, bir taraftan girip diğer taraftan çıkma
- GÜMÜL
-
-
[isim]
Susam ve ekin demeti veya yığını
-
[isim]
Susam ve ekin demeti veya yığını