İçinde mu olan 9 harfli 114 kelime var. İçerisinde MU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OMURGASIZ

  1. [sıfat] Omurgası bulunmayan
  2. [mecaz] Düşüncelerini çıkarları doğrultusunda değiştirebilen, ilkesiz
MUŞTALAMA

  1. [isim] Muştalamak işi
MAHMURLUK

  1. [isim] İçki içmiş bir kimsenin duyduğu baş ağrısı ve sersemlik; ayıltı
    • "O sermestliğin nasıl bir mahmurlukla bittiğini bir yana bırakalım." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Uykudan sonra duyulan ağırlık ve sersemlik
    • "Elindeki şamdanın ışığı gözlerini kamaştırıyor, uyku mahmurluğu gözlerinden gitmiyor, bu da onu öyle güzelleştiriyordu ki tarif edilemez." (Ahmet Midhat Efendi)
MUAYENECİ

  1. [isim] Araştıran, yoklayan kimse
    • "Eskiden İstanbul gümrüğünde muayeneciymiş." (Memduh Şevket Esendal)
SOMUTLAMA

  1. [isim] Somutlamak işi
HAMURUMSU

  1. [sıfat] Bakınız hamursu
MUARIZLIK

  1. [isim] Muarız olma durumu
    • "Modern şiirin yürekli isimlerinin modern ve modern sonrası hayata yönelttikleri muarızlık ne yazık ki bugün sürmüyor." (Celâl Fedai)
SOMURTMAK

  1. [nesnesiz] Küskünlüğünü, bir şeye sıkıldığını, keyifsizliğini anlatacak biçimde yüzünü buruşturmak; surat asmak
    • "Akşam gezintisinin suya düştüğünü anladığı için somurtmakta ve yerinden bile kalkmamaktadır." (Necip Fazıl Kısakürek)
MUSLİHANE

Kelime Kökeni: Arapça muṣliḥ + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Barışçı bir yolla
    • "Asıl fenası böyle zamanlarda büyükannem de muslihane bir rol almaz." (Orhan Seyfi Orhon)
KOKMUŞLUK

  1. [isim] Kokmuş olma durumu
MUVAFAKAT

Kelime Kökeni: Arapça muvāfaḳat

  1. [isim] Uygun görme, onama, kabul etme
MUHTAÇLIK

  1. [isim] Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı olmayanların içinde bulunduğu durum
    • "Bir çocuğun beni babası yerine koyması bir kurnazlıktan mı yoksa sevgiye muhtaçlığından mı güç alıyor?" (Sevinç Çokum)
ALEMŞÜMUL

Kelime Kökeni: Arapça ʿālem + şumūl

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız evrensel
    • "Her insan, kâinatı dolduran varlığın bir özü ve âlemşümul düşüncenin bir taşıyıcısıdır." (Mehmet Kaplan)
OMUZLAYIŞ

  1. [isim] Omuzlamak işi
KARAMUSAL

Kelime Kökeni: İtalyanca paramusselli

  1. [isim, denizcilik] Çifte demir atıldığında geminin dönmesiyle zincirlerin karışmasını önlemek için kullanılan, fırdöndüye bağlı zincir düzeni
    • "Acaba bu gece limanda tek demirle yatabilecek miyim? Yoksa karamusal mı yapalım?" (Halikarnas Balıkçısı)
MAYMUNCUK

  1. [isim] Küçük maymun
  2. Her kilidi açmaya yarayan, demirden, eğri ve sivri araç; hırsız anahtarı, tavşan anahtarı
    • "Çakısını, maymuncuk gibi kullanarak kapıyı açmak istedi." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [hayvan bilimi] Ergin evrede bağ üzümlerinin yaprak ve sürgünlerini, kurtçuk evresinde kökleri kemiren, parlak siyah kın kanatlı böcek (Otiorrhyncus peregrinus)
MUKADDİME

Kelime Kökeni: Arapça muḳaddime

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ön söz
  2. Bir olayın başlangıcı
    • "Babam, 'eti senin, kemiği benim!' mukaddimesiyle beni hocaya emanet ettiğini söyledi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MUMLANMAK

  1. [nesnesiz] Mumlamak işi yapılmak veya mumlamak işine konu olmak
UMURSAYIŞ

  1. [isim] Umursamak durumu
MUTAASSIP

Kelime Kökeni: Arapça mutaʿaṣṣib

  1. [sıfat] Bakınız bağnaz
    • "Mutaassıptır, okuduğu birkaç esere saplanmıştır." (Halide Edip Adıvar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü