İçinde mu olan 6 harfli 80 kelime var. İçerisinde MU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mu olan kelimeler listesine ya da Sonu mu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NUMUNE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Göstermelik
- "Ahlak bozukluğu adına ne kadar rezillik varsa her biri için orada numuneler bulunabilir." (Ahmet Rasim)
-
[isim]
Göstermelik
- OKUMUŞ
-
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- "İki yabancı dil bilen, okumuş, kibar bir tıbbiye talebesi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- MUHBİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Haber ulaştırıcı, haber veren kimse
- "Genç muhbirler bu defa Hazım Aslan'ın peşinde koşuyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
-
Yasa dışı olan bir durumu yetkili makamlara bildiren kimse, ihbarcı
-
[isim]
Haber ulaştırıcı, haber veren kimse
- MEMURE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bayan memur
- "Patronun, benim gibi bir memurenin nazını çekmeye ne mecburiyeti var?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Bayan memur
- MUHDES
- ...
- MUHKEM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sağlam, sağlamlaştırılmış
- "Duvarlar ses geçmeyecek derecede muhkemdi." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Sağlam, sağlamlaştırılmış
- MUZLUK
- ...
- MUTLAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Salt
- "Eskilerden üstün olmasa da onlar kadar mutlak bir roman yazmak istiyorum." (Halide Edip Adıvar)
-
Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, saltık
-
[zarf]
Kesinlikle
-
[sıfat]
Salt
- MUHTEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Düzeni bozulmuş, bozuk
-
[sıfat]
Düzeni bozulmuş, bozuk
- MEZMUR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Makamla okunan Zebur suresi
-
[isim]
Makamla okunan Zebur suresi
- MOYMUL
-
-
[isim]
Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş
-
[isim]
Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş
- MUKRİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ödünç para veren, borç veren
-
[sıfat]
Ödünç para veren, borç veren
- MAHMUR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan
-
Uykudan sonra üzerinde sersemlik, ağırlık bulunan
-
Süzgün, dalgın bakışlı (göz)
-
[sıfat]
Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan
- MUSKAT
- ...
- MAĞMUM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gamlı
- "Otobüsün içi, bizimkilerin mağmum kalplerinden, mağmum bakışlarından bin kez iyi." (Adalet Ağaoğlu)
-
Sıkıcı, kapanık (hava)
-
[sıfat]
Gamlı
- MUSLUK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Takıldığı boru veya kabın içindeki akışkanı, istenildiğinde akıtabilecek bir düzende yapılmış açılır kapanır alet
-
El yıkamaya yarayan yer, lavabo
- "Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Takıldığı boru veya kabın içindeki akışkanı, istenildiğinde akıtabilecek bir düzende yapılmış açılır kapanır alet
- DOYMUŞ
-
-
[sıfat]
Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş
-
İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş
-
Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu
-
[sıfat]
Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş
- MUSİKİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Müzik
- "Musikisinde bir taraftan din / Bir taraftan bütün hayat akmış." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Kulağa hoş gelen sesler dizisi
- "Şiirin musikisi demek, resmin musikisi demek gibi bir şeydir." (Nurullah ataç)
-
[isim]
Müzik
- MUSLİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sık dokunmuş, parlak, ince, yumuşak bir tür kumaş
- "Bir bebek yatağı hazırlar gibi özene bezene muslinlerle süslemiştim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış olan
-
[isim]
Sık dokunmuş, parlak, ince, yumuşak bir tür kumaş
- KUSMUK
-
-
[isim]
Kusulan şey, kusuntu
-
[isim]
Kusulan şey, kusuntu