İçinde mu olan 12 harfli 46 kelime var. İçerisinde MU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAĞMURLAYICI
-
-
[isim]
Yağmurlama aracı
-
[isim]
Yağmurlama aracı
- UMUTLANDIRIŞ
-
-
[isim]
Umutlandırmak işi
- "İlk bakışta, korkutuşla umutlandırış birbirine zıt iki davranış gibi gözükür."
-
[isim]
Umutlandırmak işi
- MUKADDESATÇI
-
-
[isim]
Kutsal tanınan şeylere aşırı ölçüde bağlılık gösteren kimse
-
[isim]
Kutsal tanınan şeylere aşırı ölçüde bağlılık gösteren kimse
- BUKALEMUNLUK
-
-
[isim]
Bukalemun olma durumu
- "Sesimi ya da kalemimi bir başkasının ileti aktarımının hizmetine sunmak yani hep bir başkasının yerine geçmek, kendimi onun yerine koymak, onun ağzından konuşmak bir tür bukalemunluk."
-
[isim]
Bukalemun olma durumu
- ESBABIMUCİBE
-
Kelime Kökeni: Arapça esbāb + mūcibe
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gerekçe
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gerekçe
- MUHABBETNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥabbet + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Aşk mektubu
-
Arkadaş, dost mektubu
-
[isim, eskimiş]
Aşk mektubu
- MUVAFFAKİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça muvaffaḳiyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başarı
- "Ufak bir istirahatten sonra oyuncular birinci muvaffakiyetin tesiri ile ikinci bir raksa başladılar."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız başarı
- YUMURTLATMAK
-
-
[-e, -i]
Yumurtlama işini yaptırmak
- "Bu küçük şer feylosofu, tavuğu vakitsiz yumurtlatıp sabahleyin kendisine bir alakok ziyafeti çekecekti."
-
[-e, -i]
Yumurtlama işini yaptırmak
- MAHMUZLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Mahmuzlamak işine konu olmak veya mahmuzlamak işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Mahmuzlamak işine konu olmak veya mahmuzlamak işi yapılmak
- MUVAKKİTHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça muvaḳḳit + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Zamanı belirlemek için gerekli araç ve gereçlerin bulunduğu, genellikle büyük camilerin yanında yer alan, muvakkitlerin görev yaptığı yer veya bina
- "Burası yarı mektep, yarı medrese bir yer. Ön tarafı muvakkithane."
-
[isim, eskimiş]
Zamanı belirlemek için gerekli araç ve gereçlerin bulunduğu, genellikle büyük camilerin yanında yer alan, muvakkitlerin görev yaptığı yer veya bina
- SOMURTKANLIK
-
-
[isim]
Somurtkan olma durumu
- "Bu anlaşmazlık sofra halkına bir somurtkanlık getirdi."
-
[isim]
Somurtkan olma durumu
- PALAMUTLAMAK
-
-
[-i]
Deriyi, sepilemek için palamut doldurulmuş çukura yatırmak
-
[-i]
Deriyi, sepilemek için palamut doldurulmuş çukura yatırmak
- SOMURTABİLME
-
-
[isim]
Somurtabilmek işi
-
[isim]
Somurtabilmek işi
- MUTSUZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Mutsuz duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Mutsuz duruma gelmek
- KAMUSALLAŞMA
-
-
[isim]
Kamusallaşmak işi
-
[isim]
Kamusallaşmak işi
- PALAMUTLULAR
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kayıngiller
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kayıngiller
- OMURGASIZLAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgasız, çok hücreli hayvanlar âlemi (Protostomia)
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgasız, çok hücreli hayvanlar âlemi (Protostomia)
- YUMUŞAKLAŞMA
-
-
[isim]
Yumuşaklaşmak durumu
-
[isim]
Yumuşaklaşmak durumu
- KAMULAŞTIRMA
-
-
[isim]
Kamulaştırmak işi; devletleştirme, istimlak
- "Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir."
-
[isim]
Kamulaştırmak işi; devletleştirme, istimlak
- MUTAASSIPLIK
-
-
[isim]
Bakınız bağnazlık
-
[isim]
Bakınız bağnazlık