İçinde mu olan 10 harfli 116 kelime var. İçerisinde MU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mu olan kelimeler listesine ya da sonu mu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUKABELELİ
-
-
[sıfat]
Karşılığı olan
-
[sıfat]
Karşılığı olan
- MUHABİRLİK
-
-
[isim]
Muhabir olma durumu
- "Diyarbakır'da İstanbul gazetelerine parasız muhabirlik eden uygar ve zeki bir genç tanımıştım."
-
Muhabirin görevi
-
[isim]
Muhabir olma durumu
- MUHASEBECİ
-
-
[isim]
Bakınız sayman
- "Çalışma günü olmadığı hâlde dindar muhasebeci geldi."
-
[isim]
Bakınız sayman
- ÇAMURLUKÇU
-
-
[isim]
Araçların çamurluklarını yapan veya onaran kimse
-
Araçların çamurluklarını yapan veya onaran iş yeri
-
[isim]
Araçların çamurluklarını yapan veya onaran kimse
- HOMURDAMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız homurdanmak
- "Sirklerde bile demir kafes içinde homurdayan aslana bakarken insanın tüyleri ürpermez mi?"
-
[nesnesiz]
Bakınız homurdanmak
- MURDARİLİK
-
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Bakınız omurilik
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Bakınız omurilik
- MUHASİPLİK
-
-
[isim]
Bakınız saymanlık
-
[isim]
Bakınız saymanlık
- ŞÜMULLÜLÜK
-
-
[isim]
Bakınız kapsamlılık
- "Zaman yönünden derinlik, mekân yönünden şümullülük vasıfları her dilden ziyade Türkçe için muteberdir."
-
[isim]
Bakınız kapsamlılık
- MUHASSASAT
-
Kelime Kökeni: Arapça muḫaṣṣaṣāt
-
[isim, eskimiş]
Bir kimseye maaş, tayın vb. olarak verilmiş şeyler
-
Devlet bütçesinde devlet kuruluşları için ayrılmış paralar, ödenekler
-
[isim, eskimiş]
Bir kimseye maaş, tayın vb. olarak verilmiş şeyler
- MUGALATACI
-
-
[isim]
Mugalata yapan kimse
-
[isim]
Mugalata yapan kimse
- MUHTARİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça muḫtāriyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız özerklik
- "Belgrat paşalığının muhtariyeti hakkında şifahi bir anlaşma yaptı."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız özerklik
- SOMUTLAMAK
-
-
[-i]
Somut duruma getirmek
- "Bilimsel düşünce, kuramsal-pratik bir çalışmayla deney ve gözlemlerini kavramlar hâlinde işler ve somutlar."
-
[-i]
Somut duruma getirmek
- HOMURTUSUZ
-
-
[sıfat]
Homurtusu olmayan
-
[zarf]
Homurdanmadan
- "Kimseyi selamladığı, işini ilgilendiren konular dışında, hiçbir soruya homurtusuz yanıt verdiği duyulmamıştı."
-
[sıfat]
Homurtusu olmayan
- MUHAREBECİ
-
-
[isim]
Muharebe yapan kimse
-
[isim]
Muharebe yapan kimse
- HOMURDANMA
-
-
[isim]
Homurdanmak işi
- "Kapıda biriken kalabalık homurdanmaya ve fısıldamaya başlamıştı."
-
[isim]
Homurdanmak işi
- PAMUKLANMA
-
-
[isim]
Pamuklanmak işi
-
[isim]
Pamuklanmak işi
- MULTİPLEKS
-
Kelime Kökeni: Fransızca multiplex
-
[sıfat]
Aynı zamanda, aynı hat üzerinde birçok iletişimi bir arada sağlayan veya bu özellikte olan (alet)
-
[sıfat]
Aynı zamanda, aynı hat üzerinde birçok iletişimi bir arada sağlayan veya bu özellikte olan (alet)
- HAMURCULUK
-
-
[isim]
Hamurcunun yaptığı iş; hamurkârlık
-
[isim]
Hamurcunun yaptığı iş; hamurkârlık
- MUKADDERAT
-
Kelime Kökeni: Arapça muḳadderāt
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yazgı
- "Ben öyle istiyorum. Mukadderat denilen büyük kuvvet öyle istiyor."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yazgı
- MUKAVELELİ
-
-
[sıfat]
Bakınız sözleşmeli
-
[sıfat]
Bakınız sözleşmeli