İçinde mi olan 9 harfli 155 kelime var. İçerisinde Mİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mi olan kelimeler listesine ya da sonu mi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Mi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

M İ

2 Harfli Kelimeler

İM, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PANORAMİK

Kelime Kökeni: Fransızca panoramique

  1. [sıfat] Bakınız genel görünümlü
MİNARECİK

  1. [isim] Küçük minare
    • "Bu minarecik, köyün bütün evlerinden, bütün bacalarından yüksekti." (Memduh Şevket Esendal)
MEMİŞHANE

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız tuvalet
GÖZDEMİRİ

  1. [isim, denizcilik] Gemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa
MİNİBÜSÇÜ

  1. [isim] Minibüsü olan, minibüs alıp satan veya işleten kimse
MİMARİSİZ

  1. [sıfat] Mimarlığa uygun olarak yapılmayan (kaba yapı)
    • "Bu mimarisiz, çirkin fakat heybetli barbar bina..." (Sait Faik Abasıyanık)
MİTOLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca mythologique

  1. [sıfat] Mitoloji ile ilgili, mitolojiye ait; esatirî
KİMİLEYİN

  1. [zarf] Bakınız ara sıra
    • "Küçük dalgalar kimileyin gülüşür, kimileyin ağlaşır, ona göre." (Selim İleri)
MİNEROLOG

Kelime Kökeni: Fransızca minéralogue

  1. [isim] Bakınız mineral bilimci
MİNELEMEK

  1. [-i] Mine ile süslemek
CEHENNEMİ

Kelime Kökeni: Arapça cehennemī

  1. [sıfat] Cehennemle ilgili
  2. [mecaz] Yakıcı, kavurucu (sıcak)
    • "Bu cehennemî sıcağın altında, şu tabutta yatan soğuk ceset de bir zamanlar masum bir çocuktu." (Ahmet Ümit)
  3. [mecaz] Üzücü, yakıcı, cehennem gibi, cehenneme layık
    • "İçimi cehennemî bir üzüntü kemiriyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÇOKBİLMİŞ

  1. [sıfat] Her şeye aklı eren, zeki, akıllı
  2. [zarf] Her şeye aklı eren, zeki, akıllı bir biçimde
    • "Ama bunun lafını bile etmiyor, çokbilmiş görünmek istemez." (Tarık Buğra)
İBRETAMİZ

Kelime Kökeni: Arapça ʿibret + Farsça -āmīz

  1. [sıfat, eskimiş] İbret verici, ibret dolu
MİNNETTAR

Kelime Kökeni: Arapça minnet + Farsça -dār

  1. [isim] Birinden gördüğü iyiliğe karşı kendini borçlu sayan, gönül borcu olan kimse; gönül borçlusu
    • "Çocuklarıma karşı gösterdiğiniz ihtimam ve alakaya bilhassa minnettarım." (Etem İzzet Benice)
ERGONOMİK

Kelime Kökeni: Fransızca ergonomique

  1. [sıfat] Bakınız kullanışlı
  2. Bakınız elverişli
TAMAMİYET

Kelime Kökeni: Arapça tamāmiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tamlık
ŞEHREMİNİ

  1. [isim, tarih] Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'a kadar saray ve devlet yapılarının onarımına, haremin gider ve aylık işlerine bakmakla yükümlü kimse
  2. Bakınız belediye başkanı
PİRAMİTLİ

  1. [sıfat] Piramit biçiminde olan
MİZANTROP

Kelime Kökeni: Fransızca misanthrope

  1. [sıfat] Bakınız merdümgiriz
  2. İnsandan nefret eden (kimse)
GEÇMİŞSİZ

  1. [sıfat] Bir geçmişi olmayan
  2. [zarf] Geçmişi olmadan
    • "Radyoda ağdalı yorumuyla sunduğu, gençliğimin sevdiğim şarkılarını aynı irkiltiyle dinliyorum. Bu gidişle geçmişsiz mi kalacağım?" (Tomris Uyar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü