İçinde mi olan 7 harfli 153 kelime var. İçerisinde Mİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mi olan kelimeler listesine ya da sonu mi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Mi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

M İ

2 Harfli Kelimeler

İM, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MİDİBÜS

Kelime Kökeni: Fransızca midibus

  1. [isim] Küçük otobüs
EMİNLİK

  1. [isim] Emin olma durumu
DEMİNKİ

  1. [sıfat] Biraz önce adı geçen, biraz önce olan, biraz önce yapılan
    • "Deminki ihtiyar nine, bu sağlam yapılı Türk evlerini, yerlilerin nasıl yaktıklarını, kendilerini şehirden nasıl kovduklarını bize anlattı." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
MİHRACE

Kelime Kökeni: Farsça mihrāce

  1. [isim] Hindistan'da racadan daha büyük hükümdarlara verilen ünvan
KALAMİT

Kelime Kökeni: Fransızca calamite

  1. [isim, mineraloji] Amfibol cinsinden bir mineral türü
  2. İlk Çağ ağaç fosili
MİNORKA

Kelime Kökeni: İngilizce minorca

  1. [isim, hayvan bilimi] Genellikle siyah tüylü, balta veya gül ibikli yumurta tavuğu
ÜMİTVAR

Kelime Kökeni: Farsça umīd + vār

  1. [sıfat] Bakınız umutlu
GEMİLİK

  1. [isim] Bakınız tersane
MİTOMAN

Kelime Kökeni: Fransızca mythomane

  1. [sıfat, ruh bilimi] Dikkat çekmek, toplumda odak noktası hâline gelmek için yalana başvuran, bir noktadan sonra kontrolü kaybederek söylediği yalana kendisi de inanmaya başlayan (kimse)
AMİYANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿāmmī + Farsça -āne

  1. [sıfat] Bakınız basit
    • "Hem, bu çeşit amiyane işler diplomatın nesine?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bakınız sıradan
    • "Kupkuru bir ad hem de Satılmış gibi pek amiyane bir ad." (Halit Fahri Ozansoy)
ÜMİTSİZ

  1. [sıfat] Bakınız umutsuz
    • "Yaralanmıştı, ümitsizdi. Olayı bütün yönleriyle anlattı." (Ahmet Ümit)
HAMİNNE

  1. [isim] Ailede yaşlı ve saygı duyulan kadın
    • "Haminnenin içi sıkıldı mı mutfağa girer, turşu kurardı." (Hıfzı Topuz)
SEMİNER

Kelime Kökeni: Fransızca séminaire

  1. [isim] Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı
  2. Üniversitelerde öğretim elemanının yönetimi altında öğrencilerin yaptıkları araştırmalarla ilgili rapor hazırlama, tartışma biçiminde yürütülen grup çalışması
EMİRCİK

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız yalıçapkını
ŞÖMİZYE

Kelime Kökeni: Fransızca chemisier

  1. [isim] Yakası erkek gömleğini andıran (kadın giysisi)
    • "Hasan Bey, bej takımını, Melek Hanım da şömizye elbisesini giyecekti." (A. Didem Uslu)
AYDEMİR

  1. [isim] Yüzü yay biçiminde bir keser türü
SERAMİK

Kelime Kökeni: Fransızca céramique

  1. [isim] Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek vb. nesne
    • "Bugünkü tarih anlayışı hatta dünkü tarih anlayışıyla da pekâlâ bir seramik vazo veya madeni bir alet de yazılı metin parçası kadar önem arz edebilir." (İlber Ortaylı)
  2. [sıfat] Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselenden yapılan
KUŞYEMİ

  1. [isim, bitki bilimi] Buğdaygillerden, durgun sularda yetişen bir bitki (Phalaris canariensis)
  2. Bu bitkinin taneleri
İĞDEMİR

  1. [isim, ağızlardan] Marangozlukta ağaç delmek için kullanılan çelik araç
MEZAMİR

Kelime Kökeni: Arapça mezāmīr

  1. [isim, eskimiş] Düdükler
  2. Makamla okunan Zebur sureleri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü