İçinde mi olan 5 harfli 98 kelime var. İçerisinde Mİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mi olan kelimeler listesine ya da sonu mi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Mi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İM, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞÖMİZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca chemise
-
[isim]
Bakınız gömlek
-
Kitabın cildini kaplayan resimli parlak kâğıt
- "Şömiz geçirilmiş ciltli bir romanın iç kapağındaki şu sözleri uzun süre hayat düsturu bellemiştim."
-
[isim]
Bakınız gömlek
- ACEMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿacemī
-
[sıfat]
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen
- "Belli ki her şey, hem de en acemi tarafından, işlerin nihayetinde uydurulmuş, zekâsız mizansenlerden ibaret."
-
İşinde, mesleğinde yeni olan, deneyimi olmayan; çaylak, çömez, toy (I), amatör
- "Acemi balıkçının ağından balıklar nasıl kaçarsa sen de zamanları öyle kaçırdın."
-
Bir yere, bir şeye yabancı olan
- "Anlaşılan sen İstanbul'un acemisi olmalısın."
-
[mecaz]
Bakınız idmansız
-
[isim, tarih]
Saraya yeni alınmış cariye
- "Esir olarak saraya gelen kızlar haremde acemi olarak bir süre saray terbiyesi alırlar ve saraya hizmette bulunurlardı."
-
[sıfat]
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen
- MİLİM
-
-
[isim, matematik]
Bakınız milimetre
-
[zarf, mecaz]
En küçük veya en az miktarda
- "Yamandı Patriyot’un planı, milim aksamadı."
-
[isim, matematik]
Bakınız milimetre
- CAMİT
-
Kelime Kökeni: Arapça cāmid
-
[sıfat]
Bakınız cansız
- "Bir kenara bırakılıvermek, bir camit eşya gibi ayak ucuyla itilmek ne korkunç."
-
Donmuş olan
-
[sıfat]
Bakınız cansız
- MİRİM
-
-
"beyim, aziz dostum, arkadaşım" anlamlarında bir seslenme sözü
-
"beyim, aziz dostum, arkadaşım" anlamlarında bir seslenme sözü
- UMUMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿumūmī
-
[sıfat]
Bakınız genel
- "Hükümdarların yumuşak kalpliliğini zaaf sayan umumi hüküm belki de haklıdır."
-
[sıfat]
Bakınız genel
- LEMİS
-
Kelime Kökeni: Arapça lems
-
[isim, eskimiş]
El ile dokunarak duyma, bir şeye el ile dokunma
-
[isim, eskimiş]
El ile dokunarak duyma, bir şeye el ile dokunma
- MİLİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca milice
-
[isim]
Savaş sırasında orduya yardımcı olarak toplanan silahlı halk gücü
-
Bazı ülkelerde yardımcı güvenlik gücü
- "Şehirde fenalık olmasın diye yerli İslamlardan milis teşkil ediyorlar."
-
[isim]
Savaş sırasında orduya yardımcı olarak toplanan silahlı halk gücü
- AZAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça aʿẓamī
-
[sıfat]
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimal
- "Ben azami derecede haşarı ve uçarı bir çocuktum."
-
[matematik]
Bakınız maksimum
-
[sıfat]
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimal
- DAİMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça dāʾimī
-
[sıfat]
Bakınız sürekli
- "Bununla beraber daimî mağlubiyetlerin acısıyla sarsılıyorduk."
-
[sıfat]
Bakınız sürekli
- CAMİA
-
Kelime Kökeni: Arapça cāmiʿa
-
[isim]
Ortak eğilimleri nedeniyle bir araya gelerek birlik oluşturan insan topluluğu
- "Millî şairler camiaların millet hâline geldikleri zamanlarda ortaya çıkarlar."
-
Bakınız dünya
-
[isim]
Ortak eğilimleri nedeniyle bir araya gelerek birlik oluşturan insan topluluğu
- MİSLİ
-
-
Bakınız misil (iki misli, üç misli)
-
Bakınız misil (iki misli, üç misli)
- MİLEL
-
Kelime Kökeni: Arapça milel
-
[isim, eskimiş]
Milletler
-
[isim, eskimiş]
Milletler
- LİMİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca limite
-
[isim]
Bakınız sınır
- "Bunlardan biri olan Necdet, muhtemelen bilmeyerek müstakbel dinleyici kitlesine bir limit koydu."
-
[isim]
Bakınız sınır
- ÇEMİŞ
-
-
[sıfat, argo]
Sıska, zayıf (kimse)
-
Görgüsüz, kaba (kimse)
-
[sıfat, argo]
Sıska, zayıf (kimse)
- KISMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳismī
-
[sıfat]
Bir şeyin yalnız bir bölümünü içine alan; tikel
-
[sıfat]
Bir şeyin yalnız bir bölümünü içine alan; tikel
- YİRMİ
-
-
[isim]
On dokuzdan sonra gelen sayının adı
-
Bu sayıyı gösteren 20 ve XX rakamlarının adı
-
[sıfat]
İki kere on, on dokuzdan bir artık
- "En az yirmi şiiri ezberimdeydi."
-
[isim]
On dokuzdan sonra gelen sayının adı
- MİSİS
-
Kelime Kökeni: İngilizce mistress
-
[isim]
Evlenmiş kadın
-
[isim]
Evlenmiş kadın
- MİYAV
-
-
[isim]
Kedinin çıkardığı ses, kedi sesi
-
[isim]
Kedinin çıkardığı ses, kedi sesi
- MİNÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca mineur
-
[sıfat]
Daha küçük
-
[müzik]
Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan
-
[müzik]
Majörden yarım ses daha küçük olan
-
[isim, felsefe, mantık]
Bakınız küçük önerme
-
[sıfat]
Daha küçük