İçinde mi olan 5 harfli 98 kelime var. İçerisinde Mİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mi olan kelimeler listesine ya da sonu mi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Mi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

M İ

2 Harfli Kelimeler

İM, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞÖMİZ

Kelime Kökeni: Fransızca chemise

  1. [isim] Bakınız gömlek
  2. Kitabın cildini kaplayan resimli parlak kâğıt
    • "Şömiz geçirilmiş ciltli bir romanın iç kapağındaki şu sözleri uzun süre hayat düsturu bellemiştim." (Selim İleri)
ACEMİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿacemī

  1. [sıfat] Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen
    • "Belli ki her şey, hem de en acemi tarafından, işlerin nihayetinde uydurulmuş, zekâsız mizansenlerden ibaret." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. İşinde, mesleğinde yeni olan, deneyimi olmayan; çaylak, çömez, toy (I), amatör
    • "Acemi balıkçının ağından balıklar nasıl kaçarsa sen de zamanları öyle kaçırdın." (Nâzım Hikmet)
  3. Bir yere, bir şeye yabancı olan
    • "Anlaşılan sen İstanbul'un acemisi olmalısın." (Osman Cemal Kaygılı)
  4. [mecaz] Bakınız idmansız
  5. [isim, tarih] Saraya yeni alınmış cariye
    • "Esir olarak saraya gelen kızlar haremde acemi olarak bir süre saray terbiyesi alırlar ve saraya hizmette bulunurlardı." (Sibel Arkan)
MİLİM

  1. [isim, matematik] Bakınız milimetre
  2. [zarf, mecaz] En küçük veya en az miktarda
    • "Yamandı Patriyot’un planı, milim aksamadı." (Kemal Tahir)
CAMİT

Kelime Kökeni: Arapça cāmid

  1. [sıfat] Bakınız cansız
    • "Bir kenara bırakılıvermek, bir camit eşya gibi ayak ucuyla itilmek ne korkunç." (Peyami Safa)
  2. Donmuş olan
MİRİM

  1. "beyim, aziz dostum, arkadaşım" anlamlarında bir seslenme sözü
UMUMİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿumūmī

  1. [sıfat] Bakınız genel
    • "Hükümdarların yumuşak kalpliliğini zaaf sayan umumi hüküm belki de haklıdır." (Cemil Meriç)
LEMİS

Kelime Kökeni: Arapça lems

  1. [isim, eskimiş] El ile dokunarak duyma, bir şeye el ile dokunma
MİLİS

Kelime Kökeni: Fransızca milice

  1. [isim] Savaş sırasında orduya yardımcı olarak toplanan silahlı halk gücü
  2. Bazı ülkelerde yardımcı güvenlik gücü
    • "Şehirde fenalık olmasın diye yerli İslamlardan milis teşkil ediyorlar." (Ömer Seyfettin)
AZAMİ

Kelime Kökeni: Arapça aʿẓamī

  1. [sıfat] En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimal
    • "Ben azami derecede haşarı ve uçarı bir çocuktum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [matematik] Bakınız maksimum
DAİMİ

Kelime Kökeni: Arapça dāʾimī

  1. [sıfat] Bakınız sürekli
    • "Bununla beraber daimî mağlubiyetlerin acısıyla sarsılıyorduk." (Asaf Halet Çelebi)
CAMİA

Kelime Kökeni: Arapça cāmiʿa

  1. [isim] Ortak eğilimleri nedeniyle bir araya gelerek birlik oluşturan insan topluluğu
    • "Millî şairler camiaların millet hâline geldikleri zamanlarda ortaya çıkarlar." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız dünya
MİSLİ

  1. Bakınız misil (iki misli, üç misli)
MİLEL

Kelime Kökeni: Arapça milel

  1. [isim, eskimiş] Milletler
LİMİT

Kelime Kökeni: Fransızca limite

  1. [isim] Bakınız sınır
    • "Bunlardan biri olan Necdet, muhtemelen bilmeyerek müstakbel dinleyici kitlesine bir limit koydu." (Gonca Tokuz)
ÇEMİŞ

  1. [sıfat, argo] Sıska, zayıf (kimse)
  2. Görgüsüz, kaba (kimse)
KISMİ

Kelime Kökeni: Arapça ḳismī

  1. [sıfat] Bir şeyin yalnız bir bölümünü içine alan; tikel
YİRMİ

  1. [isim] On dokuzdan sonra gelen sayının adı
  2. Bu sayıyı gösteren 20 ve XX rakamlarının adı
  3. [sıfat] İki kere on, on dokuzdan bir artık
    • "En az yirmi şiiri ezberimdeydi." (Necati Cumalı)
MİSİS

Kelime Kökeni: İngilizce mistress

  1. [isim] Evlenmiş kadın
MİYAV

  1. [isim] Kedinin çıkardığı ses, kedi sesi
MİNÖR

Kelime Kökeni: Fransızca mineur

  1. [sıfat] Daha küçük
  2. [müzik] Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan
  3. [müzik] Majörden yarım ses daha küçük olan
  4. [isim, felsefe, mantık] Bakınız küçük önerme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü