İçinde men olan 6 harfli 47 kelime var. İçerisinde MEN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında men olan kelimeler listesine ya da sonu men ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Men Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MEN, NEM
2 Harfli Kelimeler
EM, EN, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SEĞMEN
-
Kelime Kökeni: Farsça segbān
-
[isim]
Genellikle atlı olarak savaşa katılan, kendi içlerinde hiyerarşik bir düzen bulunan yarı askerî güvenlik gücü
-
[isim]
Genellikle atlı olarak savaşa katılan, kendi içlerinde hiyerarşik bir düzen bulunan yarı askerî güvenlik gücü
- AMENTÜ
-
Kelime Kökeni: Arapça āmentu
-
[isim, mecaz]
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları
- "Halûk'un amentüsü."
-
[isim, mecaz]
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları
- KİRMEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız eğirmen
- "Günümüzdeki modern iplik makineleri geliştirilmeden evvel annelerimiz ipliklerini öreke, kirmen, eğirmen gibi eğirme aletleri kullanarak kendileri üretmişlerdir."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız eğirmen
- SEÇMEN
-
-
[isim]
Seçimde oy verme hakkı olan kimse; müntehip
- "Seçmenlerine meraklı insanların yufka yürekli olduklarına dair düşüncelerini açtı."
-
[isim]
Seçimde oy verme hakkı olan kimse; müntehip
- MENKUL
-
Kelime Kökeni: Arapça menḳūl
-
[sıfat]
Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
-
[eskimiş]
Ağızdan ağıza geçerek gelmiş, söylenegelmiş
-
[isim, hukuk]
Bakınız taşınır
-
[sıfat]
Bir yerden bir yere taşınabilen (mal)
- GÖKMEN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Mavi gözlü (kimse)
-
[sıfat, ağızlardan]
Mavi gözlü (kimse)
- MENGEN
-
-
[isim]
Bolu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bolu iline bağlı ilçelerden biri
- EGEMEN
-
-
[sıfat]
Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan; hükümran
- "Egemen devlet."
-
[mecaz]
Sözünü geçiren, üstünlük kazanan
-
[sıfat]
Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan; hükümran
- BARMEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca barman
-
[isim]
Barda içki hazırlayıp sunan kimse
- "Onu bara girdiğinden beri dikkatle süzen barmen bir süre bekledikten sonra gülümseyerek yaklaştı…"
-
[isim]
Barda içki hazırlayıp sunan kimse
- DİZMEN
-
-
[isim]
Bakınız dizgici
-
[isim]
Bakınız dizgici
- MENENT
-
Kelime Kökeni: Farsça mānend
-
[isim]
Bakınız benzer
- "Çubuğum yok yâr yoluna uzatam / Menendin yok seni kime benzetem"
-
[isim]
Bakınız benzer
- DİKMEN
-
-
[isim, ağızlardan]
Koni biçiminde tepe
-
[isim, ağızlardan]
Koni biçiminde tepe
- ŞOVMEN
-
Kelime Kökeni: İngilizce showman
-
[isim]
Bakınız gösteri adamı
- "Taşlamalı güldürü alanında ön plana geçen yazarlardan biri şovmen yazar Ferhan Şensoy’dur."
-
[isim]
Bakınız gösteri adamı
- GEZMEN
-
-
[isim]
Bakınız gezgin
- "Doğrusu tarihçiler, özellikle de İstanbul'a gelen gezmenler, Uludağ'ın İstanbul'dan kolayca görüldüğüne inanmışlardır."
-
[isim]
Bakınız gezgin
- DOLMEN
-
Kelime Kökeni: Keltçe
-
[isim, tarih]
İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı
-
[isim, tarih]
İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı
- MENZİL
-
Kelime Kökeni: Arapça menzil
-
[isim, eskimiş]
Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan veya konaklanan yer; çalım
- "Tanrı yardımcı olsun gayri yolda kalana / Biz menzile vararak atları çektik hana"
-
İki konak arasındaki uzaklık
-
Atla yapılan yolculukta bir günlük yol
-
[askerlik]
Bir merminin ulaşabildiği uzaklık; erim (I)
- "Top menzili."
-
[askerlik]
Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü
- "Ne yedi ne içti, bir menzil subayının bütün gayreti ile çalıştı."
-
[tarih]
At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han
-
[tarih]
Ok atma yarışlarında erişilen mesafe
- "Sonra yine menzil ölçülmüş, yeni bir rekor kırdığı anlaşılmıştır."
-
[tarih]
Osmanlı Devleti’nde resmî haberleşmeyi sağlayan posta teşkilatı
-
[isim, eskimiş]
Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan veya konaklanan yer; çalım
- MENAFİ
-
Kelime Kökeni: Arapça menāfiʿ
-
[isim, eskimiş]
Yararlar
- "İcabında bunlara menafi temin eylemek şartıyla İngiltere’ye karşı bu denizde bir kuvvet hasıl eylemek ve Yemen’de bir açık kapı politikası tatbik eylemek mümkündür."
-
[isim, eskimiş]
Yararlar
- KISMEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳismen
-
[zarf]
Bazı bakımdan, bazı yönden
- "Kısmen haklısınız."
-
Bütün değil, bir bölüm olarak
- "Eşyayı kısmen gönderdim."
-
[zarf]
Bazı bakımdan, bazı yönden
- KEMENT
-
Kelime Kökeni: Farsça kemend
-
[isim]
Hayvanları yakalamak için kullanılan, ucu ilmikli, kaygan uzun ip; laso
-
İdam için kullanılan yağlı kayış
-
[isim]
Hayvanları yakalamak için kullanılan, ucu ilmikli, kaygan uzun ip; laso
- CİSMEN
-
Kelime Kökeni: Arapça cismen
-
[zarf]
Cisim olarak
-
[zarf]
Cisim olarak