İçinde mek olan 7 harfli 140 kelime var. İçerisinde MEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mek olan kelimeler listesine ya da Sonu mek ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, KE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ESKİMEK

  1. [nsz] Eski duruma gelmek
    • "Artık eskidiğimiz için evde de pek telaş etmezler." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Yıpranmak
    • "Yerde değerli ama artık eskimiş bir halı." (Tarık Buğra)
  3. Yaşlanmak

ÜRETMEK

  1. [nsz] Aynı türden canlıları çoğaltmak
    • "Tavuk üretmek."
  2. Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek
    • "Petrol üretmek. Çimento üretmek."
  3. Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek
    • "Şiir üretmek."

ÜFÜRMEK

  1. [-i] Üflemek
  2. Üfleyerek bulunduğu yerden uzaklaştırmak
    • "Pencereden ince bir rüzgâr, güneş tozlarını tül perdelere üfürüyor." (Atilla İlhan)
  3. [nsz] Esmek
    • "Kapının altından rüzgâr üfürüyor."
  4. [nsz] Üfleyerek çalmak
    • "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü, üfürmeye başladı." (Halide Edip Adıvar)
  5. [nsz] Abartarak konuşmak

SERPMEK

  1. [-i] Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak
  2. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek
    • "Buzlarını atıp karabiberlerini serptikten sonra kadehleri iyice karıştırdım." (Necati Cumalı)
  3. [nsz] Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek
    • "Yağmur serpiyor. Kar serpiyor."
  4. Vermek, saçmak

ERGİMEK

  1. [nsz] Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir cisim katı durumdan sıvı duruma geçmek, zeveban etmek

GÖZEMEK

  1. [-i] Kumaştaki deliği örerek kapatmak
  2. Dikilen bitkilerin seyrek yerlerini sıklaştırmak

BERTMEK

  1. [nsz] Bertilmek

ERSEMEK

  1. [nsz] Erkek istemek

ELLEMEK

  1. [-i] Elle dokunmak, elle karıştırmak
    • "Görüyorsunuz, ben hiçbirini ellemiyor, hiçbirini açmıyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)

KÜREMEK

  1. [-i] Kürekle atıp temizlemek, kürelemek, kürümek

EĞLEMEK

  1. [-i] Durdurmak
    • "Deveniz gidiyordu eğleyemedim / Kıratın boşanmış bağlayamadım." (Halk türküsü)
  2. Oyalamak
    • "Beni işler eğledi de vaktinde yetişemedim."
  3. Avutmak

YÜLÜMEK

  1. [-i] Vücudun fazla kıllarını ustura ile almak, tıraş etmek

İÇERMEK

  1. [-i] İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek
    • "Yarım Adam adlı romanı ise kültür yoğunluğu içeren değerli bir denemedir." (Haldun Taner)
  2. Bir şey, başka bir şeyin varlığını gerektirmek, biri ötekini ister istemez düşündürmek, tazammun etmek
    • "Cins kavramları tür kavramlarını, tür kavramları birey kavramlarını içerir."

EŞİLMEK

  1. [nsz] Eşme işine konu olmak

ÜNLEMEK

  1. [-e] Yüksek sesle çağırmak
    • "Mustafa'ya ünle görelim." (Nabizade Nazım)
  2. [-i] Yüksek sesle bildirmek
    • "Bir ses sırası gelenin adını ünlüyordu." (Atilla İlhan)

İÇİLMEK

  1. [nsz] İçme işi yapılmak
    • "Yeni yağmura kadar kullanılan, içilen ve hurmalıklara akıtılan bu sudur." (Refik Halit Karay)

İZLEMEK

  1. [-i] Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek
  2. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak
    • "Geceyi gündüz izler."
  3. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek
    • "Bu ustaca düzeni Osmanlıların her işinde izleyebilirsiniz." (Salâh Birsel)
  4. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek
    • "Televizyonu izlemek."
  5. Belirli bir yönde gitmek
    • "Geç vakit hayvanla, Deliçay'ı izleyip gidiyordum." (Halide Edip Adıvar)
  6. Gözlemek, incelemek
    • "Çocuk kuşu gözleriyle izledi."
  7. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek
    • "Bu üretim politikasını izleyeceğiz."
  8. Bir şeye uymak, bağlı olmak
    • "Modayı izlemek."
  9. Herhangi bir olayla ilgilenmek
    • "Çeşitli siyasi olaylar karşısındaki tepki ve düşüncelerini dolaylı da olsa izleyebiliyordum." (Haldun Taner)

EKŞİMEK

  1. [nsz] Ekşi duruma gelmek
    • "Yoğurt ekşidi."
  2. Mayalanmak
    • "Hamur ekşidi."
  3. Utanmak, mahcup olmak
  4. Sırnaşmak, ısrar etmek
  5. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak
    • "Çardak'tan Rabiye'nin çıktığını görünce Bekir'in yüzü ekşidi." (Necati Cumalı)

BEZEMEK

  1. [-i] Süslemek
    • "Gördüğü iyiliğe karşılık ikram fazlasından masamızı mezelerin çeşitlisiyle bezedi." (Refik Halit Karay)

DÖŞEMEK

  1. [-i] Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak
  2. Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek
    • "Yufkayı tepsiye döşedi. Salona halı döşedik."
  3. Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek
    • "On parça eşya ile döşeyip süslenmiş yaz evi..." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Boru, kablo vb. yerleştirmek
    • "Bir taraftan da raylarımızı döşüyorduk." (Falih Rıfkı Atay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü