İçinde mef olan 22 kelime var. İçerisinde MEF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mef olan kelimeler listesine ya da sonu mef ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

HANIMEFENDİLİK

13 Harfli Kelimeler

MEFKURESİZLİK, MEFRUŞATÇILIK

12 Harfli Kelimeler

MEFKURECİLİK

11 Harfli Kelimeler

HANIMEFENDİ, MEFHUMCULUK

10 Harfli Kelimeler

MEFRUŞATÇI, MEFTUNİYET

9 Harfli Kelimeler

MEFKURECİ, MEFTUNLUK

8 Harfli Kelimeler

MEFHARET, MEFHUMCU, MEFRUŞAT

7 Harfli Kelimeler

MEFAHİR, MEFKURE

6 Harfli Kelimeler

MEFHUM, MEFLUÇ, MEFRET, MEFRUŞ, MEFSUH, MEFTUN

5 Harfli Kelimeler

MEFUL

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Mef Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E F M

2 Harfli Kelimeler

EM, FE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HANIMEFENDİLİK

  1. [isim] Hanımefendi olma durumu ve özelliği
    • "Annem ata, arabaya, kendi tabirince mansıba, mesnede, hanımefendiliğe can atan bir kadındı." (Halide Edip Adıvar)
MEFKURESİZLİK

  1. [isim] Mefkûre sahibi olmama durumu
    • "Düşünüyor, düşünüyor, düşündükçe iki gündür farkına vardığı mevcudiyetinin aşağılığını, sefaletini, adiliğini, mefkûresizliğini anlıyor..." (Ömer Seyfettin)
MEFRUŞATÇILIK

  1. [isim] Mefruşatçının işi
MEFKURECİLİK

  1. [isim] Mefkûre sahibi olma işi veya görevi
HANIMEFENDİ

Kelime Kökeni: Türkçe hanım + Rumca

  1. [isim] Saygı belirtmek için kadın adlarının sonuna getirilen veya bu adların yerine kullanılan bir ünvan
    • "Biz de şimdi hanımefendiyle onu konuşuyorduk." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [sıfat] Terbiyeli, kibar (kız, kadın)
MEFHUMCULUK

  1. [isim] Mefhumcu olma durumu
    • "Siz onu mefhumculukla itham ederken, sadece kelimeleri değiştirerek aynı mefhumculuğu yaptınız." (Peyami Safa)
MEFRUŞATÇI

  1. [isim] Mefruşat satan kimse
MEFTUNİYET

Kelime Kökeni: Arapça meftūniyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tutkunluk
MEFTUNLUK

  1. [isim] Bakınız tutkunluk
    • "Asırlardan kopup gelen bu ikiz telakki Türk ruhunda tabiat, zarafet ve lezzetine ne kadar meftunluk olduğunu gösterir." (Ruşen Eşref Ünaydın)
MEFKURECİ

  1. [sıfat] Mefkûre sahibi olan
    • "Çoğu zaman ihtirasların davalara yardımı, mefkûrelerin ve mefkûrecilerin yardımı kadar müspetti." (Tarık Buğra)
MEFHUMCU

  1. [isim] Mefhumlara bağlı kalan kimse
MEFRUŞAT

Kelime Kökeni: Arapça mefrūşāt

  1. [isim] Ev, iş yeri vb. yerleri döşemek için gereklihalı, kilim, koltuk vb. eşya; döşeme
    • "Burası, yeni mefruşatla döşenmiş zarif bir yatak odası." (Peyami Safa)
MEFHARET

Kelime Kökeni: Arapça mefḫaret

  1. [isim, eskimiş] Övünme, iftihar etme
MEFAHİR

Kelime Kökeni: Arapça mefāḫir

  1. [isim, eskimiş] Övünülecek şeyler, övünceler
    • "Mazinin mefahirini yaşatmak, bir millete yapılacak en büyük hizmet." (Cemil Meriç)
MEFKURE

Kelime Kökeni: Arapça mefkūre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ülkü
    • "Bazıları mefkûrenin enginliğini ve azametini tamamıyla kavrayamayacak derecede dardırlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MEFHUM

Kelime Kökeni: Arapça mefhūm

  1. [isim, eskimiş, felsefe] Bakınız kavram
    • "Dürüst bir insan, inansa da inanmasa da mefhumları yerli yerinde kullanmak borcundadır." (Necip Fazıl Kısakürek)
MEFRUŞ

Kelime Kökeni: Arapça mefrūş

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız döşeli
MEFTUN

Kelime Kökeni: Arapça meftūn

  1. [sıfat] Bakınız vurgun
    • "Şehriban'a hayran, meftun, mecnunca bağlı idim." (Refik Halit Karay)
MEFSUH

Kelime Kökeni: Arapça mefsūḫ

  1. [sıfat, eskimiş] Feshedilmiş, kaldırılmış, dağıtılmış, bozulmuş
MEFRET

Kelime Kökeni: Arapça mefred

  1. [sıfat, eskimiş] Kocaman, iri, büyük
    • "Cehennem, zincire vurulmuş mefret bir ejderhadır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü