İçinde me olan 9 harfli 1665 kelime var. İçerisinde ME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- REKORTMEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca recordman
-
[isim]
Rekor kıran kimse
-
[isim]
Rekor kıran kimse
- HARCETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫarc + Türkçe etmek
-
[-i]
Harcama yapmak
- "Onun köyde bin türlü hasislik ettiği hâlde İzmir'de bol bol harcettiğini duymuşlardı."
-
[-i]
Harcama yapmak
- BULABİLME
-
-
[isim]
Bulabilmek işi
- "O oyuncakların, o nesnelerin içinde hakikat kırıntılarını bulabilmesi, en başta kendi kalbini bulabilmesi, tanıyabilmesi zorlaştı."
-
[isim]
Bulabilmek işi
- MEYLETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça meyl + Türkçe etmek
-
[-e]
Eğilmek; meyillenmek
-
[mecaz]
Gönül vermek
-
[-e]
Eğilmek; meyillenmek
- YÜCELENME
-
-
[isim]
Yücelenmek durumu
-
[isim]
Yücelenmek durumu
- İVMEYAZAR
-
-
[isim, fizik]
Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç; akselerograf
-
[isim, fizik]
Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç; akselerograf
- EZDİRTMEK
-
-
[-e, -i]
Ezdirme işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Ezdirme işini yaptırmak
- DİKLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Dik duruma gelmek; dikelmek
-
[mecaz]
Birine karşı ters tutum içine girmek, karşı durmak
- "Fen şubesi şefi birden dikleşti."
-
[nesnesiz]
Dik duruma gelmek; dikelmek
- CİLTLETME
-
-
[isim]
Ciltletmek işi
- "Özellikle Bingöl, İzmit, Kütahya, Karaman, Kandıra ve Bozdoğan halkevleri kitaplarını ciltletme işine önem vermişlerdir."
-
[isim]
Ciltletmek işi
- PÖRTLEMEK
-
-
[nesnesiz]
Göz, çeşitli sebeplerle açılmak, dışarıya doğru fırlamak
-
Meyve kabuğu yarılıp içi dışarıya doğru çıkmak
-
Dudak patlamak
- "Pörtlemiş dudakları, fırlak gözleri, üst dudağının üstüne düşmüş sivri burnu, içine göçmüş avurtlarıyla, düşlerde yaratılan şeytanı andırıyordu."
-
[nesnesiz]
Göz, çeşitli sebeplerle açılmak, dışarıya doğru fırlamak
- DÖŞEMELİK
-
-
[sıfat]
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç)
-
Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş)
-
[sıfat]
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç)
- KIYMETTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳiymet + Farsça -dār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız değerli
- "O kıymettar elmaslar işte bu kadının hediyeleri idi."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız değerli
- CESAMETLİ
-
-
[sıfat]
Kocaman, iri, büyük olan
-
... büyüklükte olan
- "Makine ve tekstil iş kollarında esas itibarıyla küçük cesametli işletmelerin hâkim olduğu görülmektedir."
-
[sıfat]
Kocaman, iri, büyük olan
- SEVEBİLME
-
-
[isim]
Sevebilmek işi
-
[isim]
Sevebilmek işi
- İYİLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
İyi duruma gelmek
- "Hava iyileşti."
-
Hastalıktan kurtulmak, sağlığı yerine gelmek; salah bulmak
- "İyileşmek için en küçük bir gayret göstermiyorsun."
-
[nesnesiz]
İyi duruma gelmek
- DONUVERME
-
-
[isim]
Donuvermek işi
-
[isim]
Donuvermek işi
- SÜTRELEME
-
-
[isim]
Sütrelemek işi
-
[isim]
Sütrelemek işi
- HECELEMEK
-
-
[-i]
Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek
-
[nesnesiz]
Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak
- "Kendisine eski bir alfabe kitabı bulmuş, ara sıra heceliyor."
-
[-i]
Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek
- GÜLEBİLME
-
-
[isim]
Gülebilmek işi
-
[isim]
Gülebilmek işi
- ÜSTELEMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir düşünce veya istek üzerinde tekrar tekrar durmak; tekit etmek
- "Almazlandım gerçi ama üsteleyip elime para bile sıkıştırdı."
-
Hastalık yeniden ortaya çıkmak; depreşmek, nüks etmek
- "Sıtması üsteledi."
-
[-i]
Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak; tekit etmek
- "Büyük oğul üstelemekten vazgeçti."
-
[-e]
Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak; inzimam etmek
-
[nesnesiz]
Bir düşünce veya istek üzerinde tekrar tekrar durmak; tekit etmek