İçinde me olan 9 harfli 1665 kelime var. İçerisinde ME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

REKORTMEN

Kelime Kökeni: Fransızca recordman

  1. [isim] Rekor kıran kimse
HARCETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḫarc + Türkçe etmek

  1. [-i] Harcama yapmak
    • "Onun köyde bin türlü hasislik ettiği hâlde İzmir'de bol bol harcettiğini duymuşlardı." (Ömer Seyfettin)
BULABİLME

  1. [isim] Bulabilmek işi
    • "O oyuncakların, o nesnelerin içinde hakikat kırıntılarını bulabilmesi, en başta kendi kalbini bulabilmesi, tanıyabilmesi zorlaştı." (Mahmut Erol Kılıç)
MEYLETMEK

Kelime Kökeni: Arapça meyl + Türkçe etmek

  1. [-e] Eğilmek; meyillenmek
  2. [mecaz] Gönül vermek
YÜCELENME

  1. [isim] Yücelenmek durumu
İVMEYAZAR

  1. [isim, fizik] Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç; akselerograf
EZDİRTMEK

  1. [-e, -i] Ezdirme işini yaptırmak
DİKLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Dik duruma gelmek; dikelmek
  2. [mecaz] Birine karşı ters tutum içine girmek, karşı durmak
    • "Fen şubesi şefi birden dikleşti." (Refik Halit Karay)
CİLTLETME

  1. [isim] Ciltletmek işi
    • "Özellikle Bingöl, İzmit, Kütahya, Karaman, Kandıra ve Bozdoğan halkevleri kitaplarını ciltletme işine önem vermişlerdir." (Nurcan Toksoy)
PÖRTLEMEK

  1. [nesnesiz] Göz, çeşitli sebeplerle açılmak, dışarıya doğru fırlamak
  2. Meyve kabuğu yarılıp içi dışarıya doğru çıkmak
  3. Dudak patlamak
    • "Pörtlemiş dudakları, fırlak gözleri, üst dudağının üstüne düşmüş sivri burnu, içine göçmüş avurtlarıyla, düşlerde yaratılan şeytanı andırıyordu." (Adnan Binyazar)
DÖŞEMELİK

  1. [sıfat] Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç)
  2. Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş)
KIYMETTAR

Kelime Kökeni: Arapça ḳiymet + Farsça -dār

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız değerli
    • "O kıymettar elmaslar işte bu kadının hediyeleri idi." (Hüseyin Cahit Yalçın)
CESAMETLİ

  1. [sıfat] Kocaman, iri, büyük olan
  2. ... büyüklükte olan
    • "Makine ve tekstil iş kollarında esas itibarıyla küçük cesametli işletmelerin hâkim olduğu görülmektedir." (Gülten Kutal)
SEVEBİLME

  1. [isim] Sevebilmek işi
İYİLEŞMEK

  1. [nesnesiz] İyi duruma gelmek
    • "Hava iyileşti."
  2. Hastalıktan kurtulmak, sağlığı yerine gelmek; salah bulmak
    • "İyileşmek için en küçük bir gayret göstermiyorsun." (Necati Cumalı)
DONUVERME

  1. [isim] Donuvermek işi
SÜTRELEME

  1. [isim] Sütrelemek işi
HECELEMEK

  1. [-i] Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek
  2. [nesnesiz] Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak
    • "Kendisine eski bir alfabe kitabı bulmuş, ara sıra heceliyor." (Reşat Nuri Güntekin)
GÜLEBİLME

  1. [isim] Gülebilmek işi
ÜSTELEMEK

  1. [nesnesiz] Bir düşünce veya istek üzerinde tekrar tekrar durmak; tekit etmek
    • "Almazlandım gerçi ama üsteleyip elime para bile sıkıştırdı." (Mustafa Kutlu)
  2. Hastalık yeniden ortaya çıkmak; depreşmek, nüks etmek
    • "Sıtması üsteledi."
  3. [-i] Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak; tekit etmek
    • "Büyük oğul üstelemekten vazgeçti." (Orhan Kemal)
  4. [-e] Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak; inzimam etmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü