İçinde me olan 8 harfli 1340 kelime var. İçerisinde ME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PEREMECİ

  1. [isim] Pereme kullanan veya yapan kimse
GELİNMEK

  1. [-e, -den] Gelme işi yapılmak
İŞLENMEK

  1. [nesnesiz] İşleme işi yapılmak
    • "Vazo, ince bir kadın eli ile işlenmiş, beyaz oymalı bir örtünün üzerindedir." (Esat Mahmut Karakurt)
PÜSKÜRME

  1. [isim] Püskürmek işi
  2. [sıfat] Sık ve tek tek benekler durumunda olan
  3. [jeoloji] Yanardağın, duman, kül ve lav çıkarması; indifa
ZEHRETME

  1. [isim] Zehretmek durumu
İBRANAME

Kelime Kökeni: Arapça ibrāʾ + Farsça nāme

  1. [isim, hukuk] Bakınız aklama belgesi
TEMESSÜL

Kelime Kökeni: Arapça temes̱s̱ul

  1. [isim, eskimiş] Bakınız benzeşme
  2. [biyoloji] Bakınız özümleme
LÖKLEMEK

  1. [-i, ağızlardan] Lökle yapıştırmak
DİRETMEK

  1. [nesnesiz] Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek
    • "Annesi ile ablası adamın kaçırılacak bir kısmet olmadığını öne sürerek evlenmesi için diretiyorlardı." (Necati Cumalı)
AZMETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ʿazm + Türkçe etmek

  1. [-e] Bir işi yapmak için kararlılıkla gayret etmek, bir işte azim göstermek
    • "En azından yirmi beş yıl daha yaşamaya azmettim." (Nâzım Hikmet)
  2. [eskimiş] Bir yere gitmek için hareket etmek
DEPREMEK

  1. [nesnesiz] Hareket etmek, yerinden oynamak
    • "Tam o sırada yer depremiş, arkasında evinin gür diye yıkıldığını duymuş." (Halikarnas Balıkçısı)
BELİRMEK

  1. [nesnesiz] Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak; tezahür etmek
    • "Yarı yola yaklaştığında, köprünün karşı ucunda, ona doğru gelen bir karaltı belirdi." (Ayşe Kulin)
  2. Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak; tebellür etmek
    • "Kafasında günden güne çeşitli düşünceler, çeşitli kaygılar beliriyordu." (Orhan Hançerlioğlu)
  3. İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak; tebarüz etmek
    • "Bunun akabince bir toz belirdi kim ne benzer evvelkine!" (Vasfi Mahir Kocatürk)
YÜZDÜRME

  1. [isim] Yüzdürmek işi
TÜMSELME

  1. [isim] Bakınız tümsekleşme
DİŞLETME

  1. [isim] Dişletmek işi
ATEŞLEME

  1. [isim] Ateşlemek işi
ŞENLENME

  1. [isim] Şenlenmek işi
DÖNDÜRME

  1. [isim] Döndürmek işi; irca, tahvil, taklip
    • "Sohbeti o yana döndürmeye çalıştım." (Ahmet Kabaklı)
  2. Isırgan otu ile yapılan bir tür yemek
    • "Genç kızlar önceki günden soğanlı karmaca, döndürme yaparlar." (Abdürrahim Dede)
ÇÖMELTME

  1. [isim] Çömeltmek işi
DİREŞMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Sebat etmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü