İçinde me olan 7 harfli 814 kelime var. İçerisinde ME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUTEMET

Kelime Kökeni: Arapça muʿtemed

  1. [isim] Dairelerde, iş yerlerinde bazı para işlerine bakan görevli
  2. Kendisine inanılıp güvenilen kimse
VADETME

  1. [isim] Vadetmek işi
EMLEMEK

  1. [-i, ağızlardan] İlaç sürmek, ilaç vermek
MEKSİKA

  1. [isim] Kuzey Amerika'da bir ülke; başkenti Meksiko
KEMİRME

  1. [isim] Kemirmek işi
    • "Toprak suyu, susuzluk bizleri kemirmede / Gitgide engin deniz bir çanağa girmede" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
ÖRTMECE

  1. [isim, edebiyat] Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması; edebikelam
  2. Kandırma, gizleme
İĞRENME

  1. [isim] İğrenmek işi; iğrenti
    • "Güzelliği görmekten, çirkinliğe bakıp da iğrenmeye vakit bulamaz." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÖPTÜRME

  1. [isim] Öptürmek işi
SÖLPÜME

  1. [isim] Sölpümek işi
YÜKLEME

  1. [isim] Yüklemek işi; tahmil
  2. [fizik] Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme; doldurma, şarj
SÖĞÜRME

  1. [isim, ağızlardan] Ateşte közlenerek hazırlanmış patlıcan
    • "Gaziantep’te patlıcandan ‘söğürme’ denilen bir ezme yapılır ve lahmacun içine konup sarılarak yenir." (Murat Belge)
MİMLEME

  1. [isim] Mimlemek işi
EKİLMEK

  1. [nesnesiz] Ekme işi yapılmak
    • "Tarlaya mısır ekildi."
GEZLEME

  1. [isim] Gezlemek işi
SÜRÇMEK

  1. [nesnesiz] Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek
  2. [mecaz] Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak; yanılmak
MESAMAT

Kelime Kökeni: Arapça mesāmmāt

  1. [isim, eskimiş, anatomi, biyoloji] Gözenekler
NAĞMELİ

  1. [sıfat] Nağmesi olan
    • "Mevlevi ve Bektaşi tekkelerinin nağmeli muhiti de olmasaymış hâlimiz ne olacakmış?" (Hasan Âli Yücel)
İÇİLMEK

  1. [nesnesiz] İçme işi yapılmak
    • "Önce evde yapılmış vişne likörü yahut bizdeki rakıya benzeyen pastisler içilir." (Çetin Altan)
YÜRÜMEK

  1. [nesnesiz] Adım atarak ilerlemek, gitmek
    • "Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu." (Haldun Taner)
  2. [-e] Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek
    • "Buz dağları güneye yürümüş."
  3. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek
    • "Çocuk erken yürüdü."
  4. Yol almak
    • "Biraz yürüyelim, geç kaldık."
  5. [-e] Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak
    • "Dallara su yürümek."
  6. [-e] Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek
    • "Asker kaleye yürüdü."
  7. Faiz, hesap edilmek, işlemek
    • "Bu paranın faizi yüzde beşten mi yürüyor?"
  8. Geçmek, ilerlemek, değişmek
    • "Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş." (Memduh Şevket Esendal)
  9. Bir işte ileri gitmek
  10. [mecaz] Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek
    • "Bu evliliğin yürümeyeceği daha başından anlaşılmıştı ama belki yürütürüz, demiştim." (Zeyyat Selimoğlu)
  11. [argo] Bakınız ölmek
    • "O da yürümüş."
MAHKEME

Kelime Kökeni: Arapça maḥkeme

  1. [isim, hukuk] Bir yargıçtan veya bazen savcı ve yargıçlardan oluşan bir kurulun, yargı görevini yerine getirdikleri yer; yargı yeri, yargıevi, mahkeme kapısı
    • "Mahkemenin elinde bu iddiaları yalanlayacak bir belge yoktu." (Tarık Buğra)
  2. [ağızlardan] Bakınız yargılama
    • "Mahkeme tam yedi yıl sürdü."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü