İçinde me olan 5 harfli 286 kelime var. İçerisinde ME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M

2 Harfli Kelimeler

EM, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MEDYA

Kelime Kökeni: İngilizce media

  1. [isim] Bakınız iletişim ortamı
    • "Medya dedikleri bu bin başlı ejderhayla baş edemedim." (Nezihe Meriç)
  2. Bakınız iletişim araçları
    • "Medyanın marifetlerini aklı başında okur zaten biliyordu." (İnci Aral)
MEBİZ

Kelime Kökeni: Arapça mebīż

  1. [isim, eskimiş, anatomi] Bakınız yumurtalık
YEMEN

  1. [isim] Arap Yarımadası'nın güneyinde bir ülke; başkenti Sana
SÖNME

  1. [isim] Sönmek işi
    • "Aşk tuzakları birçok ocakların sönmesine sebep olmuştur." (Falih Rıfkı Atay)
YETME

  1. [isim] Yetmek işi
SERME

  1. [isim] Sermek işi
  2. [ağızlardan] Bakınız sac ekmeği
MEMUR

Kelime Kökeni: Arapça meʾmūr

  1. [isim] Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse; görevli, işyar
    • "Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır." (Tarık Buğra)
  2. [sıfat] Bakınız yükümlü
    • "Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun." (Refik Halit Karay)
ÇEKME

  1. [isim] Çekmek işi
    • "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı." (Cahit Uçuk)
  2. Bakınız çekmece
    • "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü." (Haldun Taner)
  3. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak
  4. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı
  5. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi
  6. İş yaparken giyilen bir şalvar türü
  7. [sıfat] Çekilerek giyilen veya kullanılan
    • "Erkekleri, yandan lastikli çekme potinden başkasını bilmiyorlardı." (Refik Halit Karay)
  8. [sıfat] Düzgün biçimli
    • "Çekme burun."
  9. [spor] Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması
OKUME

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, bitki bilimi] Afrika’da yetişen, parlak, yumuşak ve hafif kerestesi mobilyacılıkta kullanılan, iyi boya ve cila tutan, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
İMECE

  1. [isim, toplum bilimi] Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
  2. Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi
DÜĞME

  1. [isim] Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı
    • "Sımsıkı bağlanmış bir örme kese çıkarıyor, birer birer düğmelerini çözüyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça
    • "Radyonun düğmesi."
  3. [hayvan bilimi] Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı
    • "Kalkan balığının düğmeleri."
MEMUL

Kelime Kökeni: Arapça meʾmūl

  1. [sıfat, eskimiş] Umulan, düşünülen
ZAHME

Kelime Kökeni: Arapça żaḫme

  1. [isim, müzik] Bakınız mızrap
  2. Kudüm çalmakta kullanılan ucu topuzlu uzun değnek
MEŞRU

Kelime Kökeni: Arapça meşrūʿ

  1. [sıfat, hukuk] Bakınız yasal
    • "Meşru, gayrimeşru, ölümlü, ölümsüz çocuklarının sayısını bilen yok." (Haldun Taner)
MEŞBU

Kelime Kökeni: Arapça meşbūʿ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız dolmuş
  2. Bakınız dolu (II)
  3. [kimya, fizik] Bakınız doymuş
ROMEN

Kelime Kökeni: Fransızca romain

  1. [isim] Eski Roma’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
  2. [sıfat] Roma’ya özgü olan
ÇİTME

  1. [isim] Çitmek işi; çitime
TÜYME

  1. [isim] Tüymek işi
TÜMEY

  1. [isim, matematik] Bakınız tümler açı
MEMBA

Kelime Kökeni: Arapça menbaʿ

  1. [isim] Bakınız kaynak (I)
    • "Siyah gözleri, siyah birer kaynar su membası gibiydi." (Halide Edip Adıvar)
  2. [mecaz] Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer
    • "Böyle bir siyaset, sabit ve payidar bir membadan çıkar." (Memduh Şevket Esendal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü