İçinde me olan 5 harfli 286 kelime var. İçerisinde ME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MEDYA
-
Kelime Kökeni: İngilizce media
-
[isim]
Bakınız iletişim ortamı
- "Medya dedikleri bu bin başlı ejderhayla baş edemedim."
-
Bakınız iletişim araçları
- "Medyanın marifetlerini aklı başında okur zaten biliyordu."
-
[isim]
Bakınız iletişim ortamı
- MEBİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça mebīż
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Bakınız yumurtalık
-
[isim, eskimiş, anatomi]
Bakınız yumurtalık
- YEMEN
-
-
[isim]
Arap Yarımadası'nın güneyinde bir ülke; başkenti Sana
-
[isim]
Arap Yarımadası'nın güneyinde bir ülke; başkenti Sana
- SÖNME
-
-
[isim]
Sönmek işi
- "Aşk tuzakları birçok ocakların sönmesine sebep olmuştur."
-
[isim]
Sönmek işi
- YETME
-
-
[isim]
Yetmek işi
-
[isim]
Yetmek işi
- SERME
-
-
[isim]
Sermek işi
-
[ağızlardan]
Bakınız sac ekmeği
-
[isim]
Sermek işi
- MEMUR
-
Kelime Kökeni: Arapça meʾmūr
-
[isim]
Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse; görevli, işyar
- "Kasabaya gelen her yeni memur ilk olarak beni tanır."
-
[sıfat]
Bakınız yükümlü
- "Sen de kaçmamasına dikkat edeceksin. Muhafazasına memursun."
-
[isim]
Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse; görevli, işyar
- ÇEKME
-
-
[isim]
Çekmek işi
- "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı."
-
Bakınız çekmece
- "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü."
-
Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak
-
Parmak veya mızrapla çalınan çalgı
-
Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi
-
İş yaparken giyilen bir şalvar türü
-
[sıfat]
Çekilerek giyilen veya kullanılan
- "Erkekleri, yandan lastikli çekme potinden başkasını bilmiyorlardı."
-
[sıfat]
Düzgün biçimli
- "Çekme burun."
-
[spor]
Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması
-
[isim]
Çekmek işi
- OKUME
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim, bitki bilimi]
Afrika’da yetişen, parlak, yumuşak ve hafif kerestesi mobilyacılıkta kullanılan, iyi boya ve cila tutan, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
-
[isim, bitki bilimi]
Afrika’da yetişen, parlak, yumuşak ve hafif kerestesi mobilyacılıkta kullanılan, iyi boya ve cila tutan, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
- İMECE
-
-
[isim, toplum bilimi]
Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
-
Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi
-
[isim, toplum bilimi]
Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
- DÜĞME
-
-
[isim]
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı
- "Sımsıkı bağlanmış bir örme kese çıkarıyor, birer birer düğmelerini çözüyor."
-
Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça
- "Radyonun düğmesi."
-
[hayvan bilimi]
Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı
- "Kalkan balığının düğmeleri."
-
[isim]
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı
- MEMUL
-
Kelime Kökeni: Arapça meʾmūl
-
[sıfat, eskimiş]
Umulan, düşünülen
-
[sıfat, eskimiş]
Umulan, düşünülen
- ZAHME
-
Kelime Kökeni: Arapça żaḫme
-
[isim, müzik]
Bakınız mızrap
-
Kudüm çalmakta kullanılan ucu topuzlu uzun değnek
-
[isim, müzik]
Bakınız mızrap
- MEŞRU
-
Kelime Kökeni: Arapça meşrūʿ
-
[sıfat, hukuk]
Bakınız yasal
- "Meşru, gayrimeşru, ölümlü, ölümsüz çocuklarının sayısını bilen yok."
-
[sıfat, hukuk]
Bakınız yasal
- MEŞBU
-
Kelime Kökeni: Arapça meşbūʿ
- ROMEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca romain
-
[isim]
Eski Roma’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[sıfat]
Roma’ya özgü olan
-
[isim]
Eski Roma’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- ÇİTME
-
-
[isim]
Çitmek işi; çitime
-
[isim]
Çitmek işi; çitime
- TÜYME
-
-
[isim]
Tüymek işi
-
[isim]
Tüymek işi
- TÜMEY
-
-
[isim, matematik]
Bakınız tümler açı
-
[isim, matematik]
Bakınız tümler açı
- MEMBA
-
Kelime Kökeni: Arapça menbaʿ
-
[isim]
Bakınız kaynak (I)
- "Siyah gözleri, siyah birer kaynar su membası gibiydi."
-
[mecaz]
Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer
- "Böyle bir siyaset, sabit ve payidar bir membadan çıkar."
-
[isim]
Bakınız kaynak (I)