İçinde me olan 4 harfli 57 kelime var. İçerisinde ME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında me olan kelimeler listesine ya da sonu me ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Me Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MERT
-
Kelime Kökeni: Farsça merd
-
[sıfat]
Bakınız yiğit
- "Merttir, yiğittir, yüreği de bileği de pektir."
-
Sözünün eri, güvenilir (kimse); erkek
-
[sıfat]
Bakınız yiğit
- EMET
-
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
- MERA
-
Kelime Kökeni: Arapça merʿā
-
[isim, coğrafya]
Bakınız otlak
- "Yağmurun altında çobanıyla beraber meraya çıktı, birdenbire şaşırdı."
-
Kullanılmayan boş arazi
-
[isim, coğrafya]
Bakınız otlak
- DEME
-
-
[isim]
Demek işi; eyitme
- "Çoğumuz hâlâ yazarım demeye çekiniriz."
-
Bakınız anlam
- "Bu söz ne demeye gelir?"
-
[edebiyat]
Halk edebiyatında şiir
-
[edebiyat]
Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad
-
[edebiyat]
Bakınız ağıt
-
[ağızlardan]
Bakınız atasözü
-
[isim]
Demek işi; eyitme
- ÖPME
-
-
[isim]
Öpmek işi
- "İlk defa arkadaşının yanında boynuma sarılıp beni öpmeye başlamıştı."
-
[isim]
Öpmek işi
- İTME
-
-
[isim]
İtmek işi
- "Bir ayağıyla koltukları itmeyi sürdürürken bir yandan da oğlunun beslenme çantasını hazırlıyordu."
-
[isim]
İtmek işi
- MEGA
-
Kelime Kökeni: Fransızca méga-
-
[isim]
Ölçü birimlerinin başına getirildiğinde "milyon kat" anlamı veren öğe: megavat, megabayt
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Çok büyük, olağanüstü
-
[isim]
Ölçü birimlerinin başına getirildiğinde "milyon kat" anlamı veren öğe: megavat, megabayt
- EŞME
-
-
[isim]
Eşmek işi
-
[ağızlardan]
Bakınız kaynak (I)
-
[isim]
Eşmek işi
- MEVT
-
Kelime Kökeni: Arapça mevt
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ölüm
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ölüm
- ŞİME
-
Kelime Kökeni: Arapça şįme
-
[isim]
Bakınız huy
-
[isim]
Bakınız huy
- ÜŞME
-
-
[isim]
Bakınız üşüşme
-
[isim]
Bakınız üşüşme
- ÜTME
-
-
[isim]
Ütmek işi
-
Ateşte alazlanmış taze buğday veya mısır
-
[isim]
Ütmek işi
- MEME
-
-
[isim, anatomi]
Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ; bicik, emcek, emcik, göğüs
-
Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü
- "Tam topu şişirmiş, memesini bağlıyordu."
-
Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı
-
[askerlik]
Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı
- "Tüfek memesi."
-
[denizcilik]
Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer
-
Küçük çocukların emdikleri, meme başına benzer çıkıntısı olan plastik emzik
-
[isim, anatomi]
Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ; bicik, emcek, emcik, göğüs
- YEME
-
-
[isim]
Yemek işi
- "Aliş'e de buyur ettiler, ekmek, peynir ve üzümden ibaret yemeklerini yemeye koyuldular."
-
[isim]
Yemek işi
- MEAL
-
Kelime Kökeni: Arapça meʾāl
-
[isim]
Arapçadan kelime kelime çevirmeksizin, asıl anlatılmak istenileni ifade ederek yapılan Kur’an çevirilerinin ortak adı
-
[eskimiş]
Bakınız anlam
- "Her cepheden tek mealde bir telgraf geliyor."
-
[eskimiş]
Ortaya çıkan şey, sonuç, netice
-
[isim]
Arapçadan kelime kelime çevirmeksizin, asıl anlatılmak istenileni ifade ederek yapılan Kur’an çevirilerinin ortak adı
- KAME
-
Kelime Kökeni: Fransızca camée
-
[isim]
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş
-
[isim]
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş
- AMME
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāmme
-
[isim]
Bakınız kamu
-
[isim]
Bakınız kamu
- MERİ
-
Kelime Kökeni: Arapça merʿī
-
[sıfat, hukuk]
Bakınız geçerli
- "Fethi Bey hükûmeti, meri olan bu maddeyi tatbik ettiği için kürsüden izahat vermek ıztırarında kalıyor."
-
[sıfat, hukuk]
Bakınız geçerli
- EĞME
-
-
[isim]
Eğmek işi
-
[isim]
Eğmek işi
- MENİ
-
Kelime Kökeni: Arapça menī
-
[isim, fizyoloji]
Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde; er suyu, bel (III), atmık, dikel, sperm, sperma
-
[isim, fizyoloji]
Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde; er suyu, bel (III), atmık, dikel, sperm, sperma