İçinde mak olan 9 harfli 685 kelime var. İçerisinde MAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında mak olan kelimeler listesine ya da Sonu mak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KUTULAMAK
-
-
[-i]
Kutuya yerleştirmek, kutuya koymak
-
[-i]
Kutuya yerleştirmek, kutuya koymak
- TAŞLANMAK
-
-
[nsz]
Taşlama işi yapılmak
-
[nsz]
Taşlama işi yapılmak
- ZIRHLAMAK
- ...
- FESHOLMAK
- ...
- KAÇMAKLIK
-
-
[isim]
Kaçma durumu
- "Evime kaçmaklığım lazım gelirken, Zekeriya sofrasının esrarengizliğini öğrenmek cazibesine kapıldım." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Kaçma durumu
- YORDURMAK
-
-
[-i]
Yorumunu yaptırmak, yorumlanmasını sağlamak
-
[-i]
Yorumunu yaptırmak, yorumlanmasını sağlamak
- BOĞASAMAK
-
-
[nsz]
İnek boğa istemek veya boğaya gelmek
-
[nsz]
İnek boğa istemek veya boğaya gelmek
- AHARLAMAK
-
-
[-i]
Ahar sürmek
- "Kâğıtlarını kendi eliyle aharlayıp terbiye etmek itiyadında idi." (Samiha Ayverdi)
-
[-i]
Ahar sürmek
- BASAMAKLI
-
-
[sıfat]
Basamağı olan, basamak basamak olan
- "Nereden geldiği belli olmayan bir tekme ile ilerideki birkaç basamaklı merdivenden yuvarlanıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Basamağı olan, basamak basamak olan
- BULDURMAK
-
-
[-i]
Bulma işini yaptırmak
-
[-i]
Bulma işini yaptırmak
- ÇAĞIRTMAK
-
-
[-i]
Çağırma işini yaptırmak
- "Salı günü bir adam çıkarıp müdürü köye çağırttı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Çağırma işini yaptırmak
- ÇALKANMAK
-
-
[nsz]
Çalkama işine konu olmak
-
Deniz, göl dalgalanmak
- "Bu loş ve serin salonların altında Haliç'in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
Coşmak
-
Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak
-
Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak
- "Herkes, her şey bir bahar sevinci içinde çalkanır durur." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Çalkama işine konu olmak
- BOŞLATMAK
- ...
- KAYIRTMAK
-
-
[-i]
Kayırma işini yaptırmak
-
[-i]
Kayırma işini yaptırmak
- TIRMANMAK
-
-
[-e]
El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak
- "İçeride yer bulamayanlar, kahvenin yıkık duvarına tırmanıyorlardı." (Haldun Taner)
-
[-i]
Yokuş, merdiven vb. çıkmak
- "Yokuşu biraz daha tırmandılar." (Peyami Safa)
-
Bitki, yakınındaki bir nesneye tutunarak yükselmek
- "Sarmaşıklar bahçe duvarına tırmanmış. Hanımeli bizim kata kadar tırmandı."
-
Bir şeyin eğimini izleyerek yükselmek
- "Boğazın karşı yakasına tırmanan yolda atı üstünde, tarlasından Urla'ya dönen bir rençperle karşılaştılar." (Necati Cumalı)
-
[nsz]
Belli bir durum, olay gittikçe güç kazanmak, giderek artmak
-
[-e]
El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak
- AÇKILAMAK
-
-
[-i]
Açkı ile parlatmak
-
[-i]
Açkı ile parlatmak
- TAŞLATMAK
-
-
[-i]
Taş attırmak, taşa tutturmak
-
[-i]
Taş attırmak, taşa tutturmak
- USANILMAK
-
-
[-den]
Usanma işi yapılmak
- "Bu işten çabuk usanıldı."
-
[-den]
Usanma işi yapılmak
- HIÇKIRMAK
-
-
[nsz]
Boğazdan hıçkırık sesi çıkarmak
-
İçini çekerek ağlamak
-
[nsz]
Boğazdan hıçkırık sesi çıkarmak
- SIZLATMAK
-
-
[-i]
Sızlamasına sebep olmak
- "Nerime'yi hatırlamak içimi derin derin sızlattı." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Sızlamasına sebep olmak