İçinde ma olan 9 harfli 1915 kelime var. İçerisinde MA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ma olan kelimeler listesine ya da sonu ma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M

2 Harfli Kelimeler

AM, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOĞURTMAK

  1. [-e, -i] Doğurmasını sağlamak, doğurmasına yardım etmek
MANDALİNA

Kelime Kökeni: İtalyanca mandarino

  1. [isim, bitki bilimi] Turunçgillerden, ılıman iklimlerde yetişen ve portakala çok benzeyen bir ağaç (Citrus nobilis)
  2. Bu ağacın turuncu renkli, kokulu, sulu meyvesi
ÇULLANMAK

  1. [-e] Alta almak için birinin üzerine abanmak
    • "Hepsi yeni gelenin üstüne çullanarak zavallıyı dövüyorlardı." (Peyami Safa)
  2. Birine beklemediği bir anda saldırmak
  3. [nesnesiz, mecaz] Birini bezdirecek, bıktıracak kadar üzerine gitmek
    • "Kız bu şakaya darılır gibi oldu lakin Paşa bunu görünce daha ziyade çullandı." (Reşat Nuri Güntekin)
SIVALAMAK

  1. [-i] Bakınız sıvamak (I)
TABAKLAMA

  1. [isim] Tabaklamak (I) işi
AĞIZLAMAK

  1. [-i, denizcilik] Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak
  2. [teknik] Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak
  3. [ağızlardan] Bir işi kolaylamak
MAHZURSUZ

  1. [sıfat] Sakıncası olmayan
DAYATMACI

  1. [sıfat] İstediğini yaptırmada baskı uygulayan, direten
    • "Baskıcı ailelerle özgürlüğünü yaşamak isteyen çocuklar arasındaki çatışma hep bu dayatmacı anlayıştan doğuyor." (Adnan Binyazar)
NAZLAŞMAK

  1. [-i] Karşılıklı olarak naz yapmak
AFFOLUNMA

  1. [isim] Bakınız bağışlanma
SİNEROMAN

Kelime Kökeni: Fransızca cinéroman

  1. [isim, edebiyat, sinema] Sinema için kaleme alınan roman
ZORSUNMAK

  1. [-i] Yüksünmek, yapacağı işi ağır bir yük veya angarya olarak kabul etmek
    • "Ben zaten zayıfım. Beybabam dedi ki zorsunuyorsan çalışma oğlum, dedi." (Orhan Kemal)
BUZLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Buz durumuna gelmek
    • "Sivillerle gelmese Bahar’ın yanındaki o oğlana haddini bildirecek miydi? Bu düşüncelerle yeniden buzlaştı yüreği." (Ayşe İlker)
OBURLAŞMA

  1. [isim] Oburlaşmak işi
YAFTALAMA

  1. [isim] Yaftalamak işi
MAHKUMANE

Kelime Kökeni: Arapça maḥkūm + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Mahkûma yaraşır bir biçimde
    • "Onun emrini yerine getirmekten mahkûmane bir zevk alıyor." (Peyami Safa)
TIKSIRMAK

  1. [nesnesiz] Ağız kapalıyken hafifçe aksırmak
PUDRALAMA

  1. [isim] Pudralamak işi
ÇATTIRMAK

  1. [-e, -i] Çatma işini yaptırmak
GAGALANMA

  1. [isim] Gagalanmak işi
    • "Hakikaten acının, korkunun, zulüm görmenin, dayak yemenin, gagalanmanın, didiklenmenin pek başka bir lezzeti var." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü