İçinde ma olan 8 harfli 1679 kelime var. İçerisinde MA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ma olan kelimeler listesine ya da sonu ma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M

2 Harfli Kelimeler

AM, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ANSITMAK

  1. [-i] Bakınız anımsatmak
    • "Şimdi gün ışığı ile iyice aydınlanan dükkânda boş tavan, kancaların etrafındaki sıva döküntüleri, çizikler, belirsizleşen rengiyle sıvanıp badanalanması gerektiğini ansıtıyordu." (Necati Cumalı)
SOĞUTMAÇ

  1. [isim] Bakınız soğutucu
APAZLAMA

  1. [isim] Bakınız avuçlama
  2. [sıfat, denizcilik] Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr)
  3. [zarf, denizcilik] Böyle esen bir rüzgârla
    • "Apazlama gidiyoruz."
ŞIKLAŞMA

  1. [isim] Şıklaşmak işi
SALLATMA

  1. [isim] Sallatmak işi
SAĞALMAK

  1. [nesnesiz] Sağlığa kavuşmak; iyileşmek
MAŞALAMA

  1. [isim] Maşalamak işi
OLMAZLIK

  1. [isim, mantık] Olmazlı olma durumu
  2. Olmazlı olan şey
DUYURTMA

  1. [isim] Duyurtmak işi
AĞALANMA

  1. [isim] Ağalanmak durumu
İMAMOĞLU

  1. [isim] Adana iline bağlı ilçelerden biri
YANSIMAK

  1. [nesnesiz] Işık ve ses dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirmek; yansılamak, aksetmek
    • "Düz ve parlak yüzeylere çarpan ışık yansır."
  2. Yer almak
    • "Gazeteye yansıyan haber ağızdan ağıza geçerken açıklığını hemen hemen tamamen kaybetmiştir." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. [mecaz] Anlaşılmak, belli olmak
ŞAMATALI

  1. [sıfat] Bakınız gürültülü patırtılı
    • "Ben kendim, ırk ve din ayrılığına bakmadan bu şamatalı politika dünyasında daima insanların birliğine inanıyordum." (Halide Edip Adıvar)
  2. [mecaz] Çok eğlenceli
TIKSIRMA

  1. [isim] Tıksırmak işi
KUMARBAZ

Kelime Kökeni: Arapça ḳimār + Farsça -bāz

  1. [sıfat] Kumara düşkün, sürekli kumar oynayan; kumarcı, bitirimci
    • "Gömücüler de kumarbazlarınkine benzer bir tür haz dışında pek bir şey bulamıyorlardı toprakta." (Üstün Dökmen)
BULUNMAK

  1. [nesnesiz] Bulma işine konu olmak
    • "Yerde para bulundu."
  2. [-de] Herhangi bir durumda olmak
    • "Az sonra ikramda bulunmak için mutfaktan çıktığında, gençlerin avluda konuştuklarını gördü." (Ayşe Kulin)
  3. [-de] Bir yerde olmak
    • "İçinde bulunduğumuz tarihte Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tamam olmuştu." (Atatürk)
DURALAMA

  1. [isim] Bakınız duraklama
  2. [dil bilgisi] Konuşma organlarının belirli bir süre aynı durumda kalarak hecedeki bir sesi çıkarması
OYNATMAK

  1. [-i] Oynamasını sağlamak
    • "Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı." (Peyami Safa)
  2. Kımıldamasına yol açmak
    • "Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [nesnesiz] Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak
    • "Ayı oynatmak."
  4. [nesnesiz] Bir araç, gereç kullanmak
    • "Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?" (Ömer Seyfettin)
  5. [nesnesiz] Aklını yitirmek
    • "Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim." (Falih Rıfkı Atay)
  6. [mecaz] Korkutmak, heyecanlandırmak
  7. [mecaz] Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak
    • "Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor."
  8. [nesnesiz, tiyatro] Sahneye koymak
    • "Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız." (Halide Edip Adıvar)
KABZIMAL

Kelime Kökeni: Arapça ḳabż + māl

  1. [isim, ticaret] Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden kimse; sebze meyve toptancısı
DUYULMAK

  1. [nesnesiz] Duyma işine konu olmak; işitilmek
    • "Arada bir küçük dalgaların kâh gülüştükleri, kâh ağlaştıkları duyulur." (Abdülhak Şinasi Hisar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü