İçinde ma olan 4 harfli 95 kelime var. İçerisinde MA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ma olan kelimeler listesine ya da sonu ma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M

2 Harfli Kelimeler

AM, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALMA

  1. [isim] Almak işi; ahzetme, ittihaz, kabız
SOMA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, anatomi] Cinsiyet hücreleri dışında, vücut hücrelerinin tümü
ROMA

  1. [isim] İtalya'nın başkenti
İMAR

Kelime Kökeni: Arapça iʿmār

  1. [isim] Bakınız bayındırlık
LAMA

Kelime Kökeni: Fransızca lama

  1. [isim, hayvan bilimi] Geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek ve boynu uzun hayvan
UÇMA

  1. [isim] Uçmak işi
AMAÇ

  1. [isim] Elde edilmesi gereken, ulaşılmak istenilen sonuç; erek, gaye, garaz, kasıt, maksat, murat, niyet
    • "Evet ama öteki kızı bu iş için kaçırdılarsa amaçlarına ulaştılar." (Ahmet Ümit)
  2. Bakınız hedef
    • "Amaç, şüphe götürmeyecek ilk kesin bilgiye varmaktı." (İhsan Oktay Anar)
  3. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev; misyon
MAYT

Kelime Kökeni: İngilizce mite

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız akar (II)
MAŞA

Kelime Kökeni: Farsça māşe

  1. [isim] Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç
    • "Kahveci ocaktan maşayı kapmış, o da fırlamıştı dışarı." (Çetin Altan)
  2. Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç
    • "Saatçi maşası."
  3. Saçları dalgalı, bukleli, kıvırcık duruma getirmek için kullanılan, elektrikli veya ateşle ısıtılan, maşa biçimindeki alet
    • "Maşa ile kıvrılmış gibi dalgalı saçları vardı." (Peyami Safa)
  4. [mecaz] Başkasının isteklerini, amaçlarını yerine getirmesini sağlayan kimse; alet
    • "Asıl suçlu, bu maşaya emir verenler." (Aydın Boysan)
  5. [spor] Bisiklet çatısının ön ve arkasındaki çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça
AYMA

  1. [isim] Aymak işi
YUMA

  1. [isim] Bakınız yıkama
MAUN

Kelime Kökeni: (Amerika yerlilerinin dillerinden)

  1. [isim, bitki bilimi] Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı; akaju (Swietenia mahagoni)
  2. Bu ağacın parlak kırmızımtırak renkte, sert ve iyi cilalanan kerestesi
  3. [sıfat] Bu keresteden yapılan
    • "Emekli ajan, alınmış gibi maun masanın arkasında oturan kişiyi süzdü." (Osman Aysu)
MAYO

Kelime Kökeni: Fransızca maillot

  1. [isim] Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, tek parçadan oluşan giyisi
SİMA

Kelime Kökeni: Farsça sīmā

  1. [isim] Bakınız yüz (II)
    • "Beni bu sima altında tanımazsın." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Kimse, insan, tip
    • "Eski tanıdığımız simalar bize şimdi, ne kadar uzak görünüyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MAÇO

Kelime Kökeni: Fransızca macho

  1. [isim] Sert karakterli, kaba erkek
MAPA

Kelime Kökeni: İtalyanca mappa

  1. [isim, denizcilik] Ucu halkalı cıvata
  2. Gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener
MAMA

  1. [isim] Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı
    • "Babam Ayşe'ye mama yaptı, ana." (Aka Gündüz)
OYMA

  1. [isim] Oymak işi
  2. Bir nesnenin yüzeyini özel araçlarla oyarak veya delerek türlü biçimler verme
  3. Ağaç yongası
    • "Gürgen dibine vardım / Oyma alırım oyma" (Halk türküsü)
  4. Oyularak yapılan süsleme
    • "Boyalı ve kabarık oymaları birer çiçek demetini hatırlatan bir yalı vardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [sıfat] Oyularak yapılmış
    • "Balkon kapısı önünde, ağaç gövdesinden oyma bir saksılık." (Adalet Ağaoğlu)
MAÇA

Kelime Kökeni: İtalyanca mazza

  1. [isim] Oyun kâğıtlarında, mızrak ucuna benzer, ayaklı siyah beneklerle oluşan dizi; pik (III)
  2. [madencilik] Döküm parçasında, içi boş, kopya elde etmek için kullanılan kum, maden veya erimiş durumdaki döküm maddesine dayanıklı başka bir maddeden yapılmış dolgu kalıp
MAYA

Kelime Kökeni: Farsça māye

  1. [isim, kimya] Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde; damızlık, ferment
    • "Ekmek mayası. Yoğurt mayası. Kımız mayası."
  2. [kimya] İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları
  3. [mecaz] Yaradılış, öz nitelik
    • "Belki biri soyutlanmaya daha az yatkın, öteki daha fazla tetikti ama mayaları galiba birdi." (Attilâ İlhan)
  4. [argo] Arsız, utanmaz kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü