İçinde ma olan 4 harfli 95 kelime var. İçerisinde MA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ma olan kelimeler listesine ya da sonu ma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALMA
-
-
[isim]
Almak işi; ahzetme, ittihaz, kabız
-
[isim]
Almak işi; ahzetme, ittihaz, kabız
- SOMA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, anatomi]
Cinsiyet hücreleri dışında, vücut hücrelerinin tümü
-
[isim, anatomi]
Cinsiyet hücreleri dışında, vücut hücrelerinin tümü
- ROMA
-
-
[isim]
İtalya'nın başkenti
-
[isim]
İtalya'nın başkenti
- İMAR
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿmār
-
[isim]
Bakınız bayındırlık
-
[isim]
Bakınız bayındırlık
- LAMA
-
Kelime Kökeni: Fransızca lama
-
[isim, hayvan bilimi]
Geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek ve boynu uzun hayvan
-
[isim, hayvan bilimi]
Geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek ve boynu uzun hayvan
- UÇMA
-
-
[isim]
Uçmak işi
-
[isim]
Uçmak işi
- AMAÇ
-
-
[isim]
Elde edilmesi gereken, ulaşılmak istenilen sonuç; erek, gaye, garaz, kasıt, maksat, murat, niyet
- "Evet ama öteki kızı bu iş için kaçırdılarsa amaçlarına ulaştılar."
-
Bakınız hedef
- "Amaç, şüphe götürmeyecek ilk kesin bilgiye varmaktı."
-
Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev; misyon
-
[isim]
Elde edilmesi gereken, ulaşılmak istenilen sonuç; erek, gaye, garaz, kasıt, maksat, murat, niyet
- MAYT
-
Kelime Kökeni: İngilizce mite
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız akar (II)
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız akar (II)
- MAŞA
-
Kelime Kökeni: Farsça māşe
-
[isim]
Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç
- "Kahveci ocaktan maşayı kapmış, o da fırlamıştı dışarı."
-
Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç
- "Saatçi maşası."
-
Saçları dalgalı, bukleli, kıvırcık duruma getirmek için kullanılan, elektrikli veya ateşle ısıtılan, maşa biçimindeki alet
- "Maşa ile kıvrılmış gibi dalgalı saçları vardı."
-
[mecaz]
Başkasının isteklerini, amaçlarını yerine getirmesini sağlayan kimse; alet
- "Asıl suçlu, bu maşaya emir verenler."
-
[spor]
Bisiklet çatısının ön ve arkasındaki çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça
-
[isim]
Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç
- AYMA
-
-
[isim]
Aymak işi
-
[isim]
Aymak işi
- YUMA
-
-
[isim]
Bakınız yıkama
-
[isim]
Bakınız yıkama
- MAUN
-
Kelime Kökeni: (Amerika yerlilerinin dillerinden)
-
[isim, bitki bilimi]
Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı; akaju (Swietenia mahagoni)
-
Bu ağacın parlak kırmızımtırak renkte, sert ve iyi cilalanan kerestesi
-
[sıfat]
Bu keresteden yapılan
- "Emekli ajan, alınmış gibi maun masanın arkasında oturan kişiyi süzdü."
-
[isim, bitki bilimi]
Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı; akaju (Swietenia mahagoni)
- MAYO
-
Kelime Kökeni: Fransızca maillot
-
[isim]
Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, tek parçadan oluşan giyisi
-
[isim]
Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, tek parçadan oluşan giyisi
- SİMA
-
Kelime Kökeni: Farsça sīmā
-
[isim]
Bakınız yüz (II)
- "Beni bu sima altında tanımazsın."
-
Kimse, insan, tip
- "Eski tanıdığımız simalar bize şimdi, ne kadar uzak görünüyorlar."
-
[isim]
Bakınız yüz (II)
- MAÇO
-
Kelime Kökeni: Fransızca macho
-
[isim]
Sert karakterli, kaba erkek
-
[isim]
Sert karakterli, kaba erkek
- MAPA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca mappa
-
[isim, denizcilik]
Ucu halkalı cıvata
-
Gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener
-
[isim, denizcilik]
Ucu halkalı cıvata
- MAMA
-
-
[isim]
Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı
- "Babam Ayşe'ye mama yaptı, ana."
-
[isim]
Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı
- OYMA
-
-
[isim]
Oymak işi
-
Bir nesnenin yüzeyini özel araçlarla oyarak veya delerek türlü biçimler verme
-
Ağaç yongası
- "Gürgen dibine vardım / Oyma alırım oyma"
-
Oyularak yapılan süsleme
- "Boyalı ve kabarık oymaları birer çiçek demetini hatırlatan bir yalı vardı."
-
[sıfat]
Oyularak yapılmış
- "Balkon kapısı önünde, ağaç gövdesinden oyma bir saksılık."
-
[isim]
Oymak işi
- MAÇA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca mazza
-
[isim]
Oyun kâğıtlarında, mızrak ucuna benzer, ayaklı siyah beneklerle oluşan dizi; pik (III)
-
[madencilik]
Döküm parçasında, içi boş, kopya elde etmek için kullanılan kum, maden veya erimiş durumdaki döküm maddesine dayanıklı başka bir maddeden yapılmış dolgu kalıp
-
[isim]
Oyun kâğıtlarında, mızrak ucuna benzer, ayaklı siyah beneklerle oluşan dizi; pik (III)
- MAYA
-
Kelime Kökeni: Farsça māye
-
[isim, kimya]
Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde; damızlık, ferment
- "Ekmek mayası. Yoğurt mayası. Kımız mayası."
-
[kimya]
İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları
-
[mecaz]
Yaradılış, öz nitelik
- "Belki biri soyutlanmaya daha az yatkın, öteki daha fazla tetikti ama mayaları galiba birdi."
-
[argo]
Arsız, utanmaz kimse
-
[isim, kimya]
Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde; damızlık, ferment