İçinde m olan 9 harfli 4385 kelime var. İçerisinde M harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜVEKKİLE
-
Kelime Kökeni: Arapça muvekkile
-
[isim]
Birini kendine vekil olarak seçen kadın
- "Osmanlı Bankasında çalışan bir müvekkilesi bir kış günü telefon etmiş."
-
[isim]
Birini kendine vekil olarak seçen kadın
- MEZOSEFAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca mésocéphale
-
[sıfat]
Alnının ve kafatasının en geniş yerleri arasındaki oran orta derecede olan (kimse)
-
[sıfat]
Alnının ve kafatasının en geniş yerleri arasındaki oran orta derecede olan (kimse)
- YELELENME
-
-
[isim]
Yelelenmek işi
-
[isim]
Yelelenmek işi
- MUADİLLİK
-
-
[isim]
Muadil olma durumu
-
[isim]
Muadil olma durumu
- KOVABİLME
-
-
[isim]
Kovabilmek işi; defedebilme
-
[isim]
Kovabilmek işi; defedebilme
- BÜZEBİLME
-
-
[isim]
Büzebilmek işi
-
[isim]
Büzebilmek işi
- KARARNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳarār + Farsça nāme
-
[isim]
Cumhurbaşkanının onayladığı hükûmet kararı
- "Bir sabah bir kasabada uyanırsınız o gün bir kararname imzalanır, akşama bir şehirli olursunuz."
-
Bakanlar kuruluna verilen yetkilere dayanarak alınan karar
- "Hükûmetin çıkardığı kararnameden söz ediyorlar."
-
Bu kararı bildiren resmî yazı
- "Tayin ve terfi kararnameleri."
-
[isim]
Cumhurbaşkanının onayladığı hükûmet kararı
- YANAŞILMA
-
-
[isim]
Yanaşılmak işi
-
[isim]
Yanaşılmak işi
- ALIMLANIŞ
-
-
[isim]
Alımlanmak işi
- "Bu basit soruları sormak, Sodom ve Gomore'nin yaygın alımlanış tarzını sorgulamaya başlamak, romanın daha geçerli bir çerçevede yorumlanmasına giden yolda bir adım atmak olacaktır."
-
[isim]
Alımlanmak işi
- OKULLAŞMA
-
-
[isim]
Okullaşmak durumu
- "İlimizde okullaşma oranı çok yükseldi."
-
[isim]
Okullaşmak durumu
- ASRİLEŞME
-
-
[isim]
Bakınız çağdaşlaşma
- "Açık fikirli, asrileşmeye mütemayil ve müsaitmiş."
-
[isim]
Bakınız çağdaşlaşma
- HAPSETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥabs + Türkçe etmek
-
[-e, -i]
Bir suçluyu hapishaneye koymak
- "Bunu yapmak zor, köylüyü hapsetmek kolay..."
-
Bakınız kapamak
- "Kediyi odaya hapsetti."
-
Engellemek, sınırlamak
-
[-de, mecaz]
Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak
- "Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti."
-
[-e, -i]
Bir suçluyu hapishaneye koymak
- MEMURİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça meʾmūriyyet
-
[isim]
Bakınız memurluk
- "Eski memuriyetleri bulsam ne yapacağımı bilirim."
-
[isim]
Bakınız memurluk
- AMORTİSÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca amortisseur
-
[isim]
Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen
-
Bu düzeni kuran öge; yumuşatmalık
-
[isim]
Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen
- YANSITMAK
-
-
[-i]
Yansıma yoluyla nesnelerin görüntülerini vermek
-
(parlak cisim, yüzey vb.) Üzerine düşen ışığı, sesi vb.ni geri çevirmek; aksettirmek
- "Ayna ışığı yansıtır. Kubbe, sesi yansıtır."
-
[mecaz]
Dış görünüş, davranış vb. hakkında duygu ve düşünceleri belli etmek
- "Dantele ve pembeye olan düşkünlüğünü ise mintanında yansıttı."
-
[mecaz]
Düşünce, olay vb.ni bir başka kişiye iletmek, aktarmak
- "Çağın tiyatro anlayışını yansıtan yazılar da yayımlanıyordu."
-
[-i]
Yansıma yoluyla nesnelerin görüntülerini vermek
- SIKIVERME
-
-
[isim]
Sıkıvermek işi
-
[isim]
Sıkıvermek işi
- MERCANLAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Örnek hayvanı mercan olan, sölenterlerden bir sınıf (Anthozoa)
-
[isim, hayvan bilimi]
Örnek hayvanı mercan olan, sölenterlerden bir sınıf (Anthozoa)
- VURGULAMA
-
-
[isim]
Vurgulamak işi
- "Herkes susar, yalnızca kadınlardan biri, bir romanı, vurgulamalara özel önem göstererek okur, ötekiler dinlerdi."
-
[isim]
Vurgulamak işi
- SABRETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣabr + Türkçe etmek
-
[nesnesiz]
Sabır göstermek, sabırlı davranmak; sabreylemek
-
[nesnesiz]
Sabır göstermek, sabırlı davranmak; sabreylemek
- DÜMDÜZLÜK
-
-
[isim]
Dümdüz olma durumu
-
[isim]
Dümdüz olma durumu