İçinde m olan 9 harfli 4385 kelime var. İçerisinde M harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜVEKKİLE

Kelime Kökeni: Arapça muvekkile

  1. [isim] Birini kendine vekil olarak seçen kadın
    • "Osmanlı Bankasında çalışan bir müvekkilesi bir kış günü telefon etmiş." (Refik Erduran)
MEZOSEFAL

Kelime Kökeni: Fransızca mésocéphale

  1. [sıfat] Alnının ve kafatasının en geniş yerleri arasındaki oran orta derecede olan (kimse)
YELELENME

  1. [isim] Yelelenmek işi
MUADİLLİK

  1. [isim] Muadil olma durumu
KOVABİLME

  1. [isim] Kovabilmek işi; defedebilme
BÜZEBİLME

  1. [isim] Büzebilmek işi
KARARNAME

Kelime Kökeni: Arapça ḳarār + Farsça nāme

  1. [isim] Cumhurbaşkanının onayladığı hükûmet kararı
    • "Bir sabah bir kasabada uyanırsınız o gün bir kararname imzalanır, akşama bir şehirli olursunuz." (Üstün Dökmen)
  2. Bakanlar kuruluna verilen yetkilere dayanarak alınan karar
    • "Hükûmetin çıkardığı kararnameden söz ediyorlar." (Necati Cumalı)
  3. Bu kararı bildiren resmî yazı
    • "Tayin ve terfi kararnameleri."
YANAŞILMA

  1. [isim] Yanaşılmak işi
ALIMLANIŞ

  1. [isim] Alımlanmak işi
    • "Bu basit soruları sormak, Sodom ve Gomore'nin yaygın alımlanış tarzını sorgulamaya başlamak, romanın daha geçerli bir çerçevede yorumlanmasına giden yolda bir adım atmak olacaktır." (Süha Özertem)
OKULLAŞMA

  1. [isim] Okullaşmak durumu
    • "İlimizde okullaşma oranı çok yükseldi."
ASRİLEŞME

  1. [isim] Bakınız çağdaşlaşma
    • "Açık fikirli, asrileşmeye mütemayil ve müsaitmiş." (Etem İzzet Benice)
HAPSETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḥabs + Türkçe etmek

  1. [-e, -i] Bir suçluyu hapishaneye koymak
    • "Bunu yapmak zor, köylüyü hapsetmek kolay..." (Yaşar Kemal)
  2. Bakınız kapamak
    • "Kediyi odaya hapsetti."
  3. Engellemek, sınırlamak
  4. [-de, mecaz] Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak
    • "Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti."
MEMURİYET

Kelime Kökeni: Arapça meʾmūriyyet

  1. [isim] Bakınız memurluk
    • "Eski memuriyetleri bulsam ne yapacağımı bilirim." (Falih Rıfkı Atay)
AMORTİSÖR

Kelime Kökeni: Fransızca amortisseur

  1. [isim] Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen
  2. Bu düzeni kuran öge; yumuşatmalık
YANSITMAK

  1. [-i] Yansıma yoluyla nesnelerin görüntülerini vermek
  2. (parlak cisim, yüzey vb.) Üzerine düşen ışığı, sesi vb.ni geri çevirmek; aksettirmek
    • "Ayna ışığı yansıtır. Kubbe, sesi yansıtır."
  3. [mecaz] Dış görünüş, davranış vb. hakkında duygu ve düşünceleri belli etmek
    • "Dantele ve pembeye olan düşkünlüğünü ise mintanında yansıttı." (Lâtife Tekin)
  4. [mecaz] Düşünce, olay vb.ni bir başka kişiye iletmek, aktarmak
    • "Çağın tiyatro anlayışını yansıtan yazılar da yayımlanıyordu." (Metin And)
SIKIVERME

  1. [isim] Sıkıvermek işi
MERCANLAR

  1. [isim, hayvan bilimi] Örnek hayvanı mercan olan, sölenterlerden bir sınıf (Anthozoa)
VURGULAMA

  1. [isim] Vurgulamak işi
    • "Herkes susar, yalnızca kadınlardan biri, bir romanı, vurgulamalara özel önem göstererek okur, ötekiler dinlerdi." (Adalet Ağaoğlu)
SABRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ṣabr + Türkçe etmek

  1. [nesnesiz] Sabır göstermek, sabırlı davranmak; sabreylemek
DÜMDÜZLÜK

  1. [isim] Dümdüz olma durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü