İçinde m olan 7 harfli 2965 kelime var. İçerisinde M harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HORLAMA

  1. [isim] Horlamak işi; horuldayış
    • "Konuşmanın orta yerinde başı önüne düşüp uyuklamaya, horlamaya başlar." (Metin And)
MEĞERSE

  1. [bağlaç] Bakınız meğer
    • "Meğerse bana öğretilen o kısa ve sade cümlenin ne sihirli, ne kerametli, ne müthiş bir tesiri varmış." (Refik Halit Karay)
OMUZLUK

  1. [isim, askerlik] Bakınız apolet
  2. [denizcilik] Gemilerde baş ve kıç bölümlerinin her bir yanı
  3. [ağızlardan] Bakınız çiğindirik
LAİSİZM

Kelime Kökeni: Fransızca laïcisme

  1. [isim, hukuk] Bakınız laiklik
    • "Bu hadiselerin ve tarihlerin yanı başında imparatorluğun dağılması (1918), laisizm ve halkçılığın devlet programlarında yer alması, kadın hürriyeti gibi mühim vakıaları da saymak lazımdır." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
YASTAMA

  1. [isim] Bakınız yaslama
MUSKACI

  1. [isim] Muska yazan kimse
MENGENE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, teknik] Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir tür alet
    • "Yıldız, bileğimi bir mengene gibi sıktı." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız pres
    • "Zeytin mengenesi. Üzüm mengenesi."
PIRLAMA

  1. [isim] Pırlamak işi
ÇİZİMCİ

  1. [isim] Çizim yapan kimse
İKİLEME

  1. [isim] İkilemek işi
  2. [dil bilgisi] Biçim veya anlamca birbirleriyle ilgisi bulunan aynı, yakın veya zıt anlamlı kelimelerin art arda getirilmesiyle oluşturulan kelime grubu: aşağı yukarı, birer birer, delik deşik, hısım akraba, irili ufaklı, kaba saba, koşa koşa, köşe bucak, yavaş yavaş vb
DOYUMLU

  1. [sıfat] Doymuş, doyumu olan
    • "Gazetecilikten hocalığa, siyasetçilikten romancılığa kadar doyumlu bir hayat yaşamıştı." (Çetin Altan)
MÜSAVAT

Kelime Kökeni: Arapça musāvāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız eşitlik
    • "Hürriyet, müsavat diye herkesin ağzına bir parmak bal çaldılar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BOMBELİ

  1. [sıfat] Bombesi olan
BİLUMUM

Kelime Kökeni: Arapça bi'l-ʿumūm

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bütün
    • "Bu tebligat Anadolu ve Rumeli'de bulunan bilumum ordu ve kolordu kumandanlarına tebliğ olunmuştur." (Atatürk)
ARANMAK

  1. [nesnesiz] Arama işine konu olmak
    • "Ertesi günü uygun pansiyon aranacaktı." (Tarık Buğra)
  2. İsteklisi bulunmak
    • "Çok aranan bir kitap."
  3. Eksikliği duyulmak
    • "Bugünlerde soba aranıyor."
  4. Kendi kendine bir şeyler aramak
  5. Şart koşulmak
    • "Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz." (Anayasa)
  6. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek
    • "Sen aranıyorsun âdeta."
  7. Kendisine eş veya sevgili aramak
MİYOSEN

Kelime Kökeni: Fransızca miocéne

  1. [isim, jeoloji] Üçüncü Çağ'ın memeliler ve maymunların gelişmiş olduğu bölümü
  2. [sıfat] Bu zamanla ilgili
FALNAME

Kelime Kökeni: Arapça fāl + Farsça nāme

  1. [isim, eskimiş] Fala bakmanın inceliklerini ve yorumlama yöntemlerini anlatan kitap
MAYINCI

  1. [isim] Mayın dökmeye yardım eden veya mayın döşeyen kimse
BEKLEME

  1. [isim] Beklemek işi; bekleyiverme
    • "Gelince beklememi sıkı sıkı tembih etmişler." (Fikret Otyam)
BURUŞMA

  1. [isim] Buruşmak işi
    • "Ne var ki doldurduğu bardağı eline almasıyla suratının buruşması bir oldu." (Elif Şafak)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü