İçinde m olan 3 harfli 79 kelime var. İçerisinde M harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜL
-
Kelime Kökeni: Farsça mul
-
[isim]
Bakınız şarap
- "Karşıyaka'da İzmir'in gülü / Seyran ediyor elinde mülü"
-
[isim]
Bakınız şarap
- TÜM
-
-
[isim]
Bakınız bütün
- "İnsanlığın tümüne söyleyen edebiyat ister istemez kendi yaşamına sıkı sıkıya bağlı olmuş."
-
[isim]
Bakınız bütün
- SİM
-
Kelime Kökeni: Farsça sīm
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gümüş
-
Genellikle işlemelerde kullanılan, gümüş görünüşünde ve parlaklığında olan iplik vb
-
Gümüşe benzeyen, gümüş taklidi sırma veya maden
-
[sıfat]
Gümüş gibi parlayan
-
[sıfat]
Gümüşten yapılmış
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gümüş
- MIH
-
Kelime Kökeni: Farsça mīḫ
-
[isim]
Bakınız çivi
-
Büyük çivi
-
[isim]
Bakınız çivi
- TEM
-
Kelime Kökeni: Fransızca thème
-
[isim, edebiyat]
Bakınız tema
-
[isim, edebiyat]
Bakınız tema
- TAM
-
Kelime Kökeni: Arapça tāmm
-
[sıfat]
Bakınız eksiksiz
- "Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım."
-
Bir bütün olarak ele alınan; bütün
-
En elverişli, en uygun
-
[zarf]
Bakınız tıpkı
- "Tam istediğim gibi davrandın."
-
[zarf]
O sırada, o anda
- "Çocuğa dilimi çıkarmıştım; tam ağlıyordu, güldü."
-
[zarf]
Eksiksiz olarak, bütün olarak; iyice
- "Eren ruh, öz ruh diyorsunuz ama bununla ne kasdettiğinizi tam çıkaramadım, bana şu senin mantığınla bir izah eder misin?"
-
[mecaz]
Gerçek, kusursuz olan
- "Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü."
-
[mecaz]
Ehliyetli, yetkin olan
-
[isim, argo]
Amerikan doları
-
[sıfat]
Bakınız eksiksiz
- YEM
-
-
[isim]
Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek; yeygi
-
Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne
- "Orfozun görünmesiyle yemin kaybolması bir oldu, çocuğun da kolu koparılırcasına sarsıldı."
-
Bakınız ağızotu
-
[mecaz]
Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey
-
[argo]
Bakınız rüşvet
-
[argo]
Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para
-
[isim]
Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek; yeygi
- TİM
-
Kelime Kökeni: İngilizce team
-
[isim, askerlik]
Güvenlik güçlerinde belirli bir iş veya hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik
- "Silahlı bir tim çoktan yola çıkmıştır bile."
-
[isim, askerlik]
Güvenlik güçlerinde belirli bir iş veya hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik
- YOM
-
-
[isim, ağızlardan]
İyi talih, iyi haber
-
[isim, ağızlardan]
İyi talih, iyi haber
- MUM
-
Kelime Kökeni: Farsça mūm
-
[isim]
Bir fitilin etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı; şem
-
Bakınız bal mumu
-
[fizik]
Işık şiddeti birimi; kandela
-
[kimya]
Bazı böcekler ve bitkiler tarafından salgılanan, böceklerin deri ve tüylerini, bitkilerin yüzeyini kaplayarak koruyucu görev yapan, içinde serbest yağ asitleri, alkoller ve doymuş hidrokarbonlar bulunan esterler
- "En bilinen mum, arıların yaptığı bal mumudur."
-
[isim]
Bir fitilin etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı; şem
- DEM
-
Kelime Kökeni: Farsça dem
- DAM
-
-
[isim]
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılan çoğu kiremit kaplı bölüm
- "Pencerenin önüne geçmiş, dalgın ve hiddetli nazarlarıyla karşıki damları seyrediyordu."
-
Üzeri toprak kaplı, küçük ev
- "Hekim kendisine üç ay, tam üç ay damdan dışarı çıkmaya izin vermemişti."
-
[argo]
Bakınız cezaevi
-
[ağızlardan]
Bakınız ahır
- "At damında çocuğa çok iyi bir yer yapmıştı."
-
[isim]
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılan çoğu kiremit kaplı bölüm
- MİL
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Selin sürükleyip getirdiği çok küçük taneli çamurlaşmış kum ve toprak karışımı
-
[isim]
Selin sürükleyip getirdiği çok küçük taneli çamurlaşmış kum ve toprak karışımı
- MAS
-
Kelime Kökeni: Arapça maṣṣ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız soğurma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız soğurma
- MİM
-
Kelime Kökeni: Arapça mīm
-
[isim]
Arap alfabesinin yirmi dördüncü harfinin adı
-
[eskimiş]
Biten bir yazının altına konulan işaret
-
[isim]
Arap alfabesinin yirmi dördüncü harfinin adı
- ROM
-
Kelime Kökeni: İngilizce rum
-
[isim]
Şeker kamışından şeker yapılırken elde edilen öz suyun, melasla mayalandırılarak kurutulmasıyla oluşturulan alkollü sert içki
- "Yine öteki duvarı boydan boya kaplayan barda viski, şarap, rom, absent, likör, votka, rakı, konyak, bira, cin, tekila, şampanya şişeleri…"
-
[isim]
Şeker kamışından şeker yapılırken elde edilen öz suyun, melasla mayalandırılarak kurutulmasıyla oluşturulan alkollü sert içki
- MAT
-
Kelime Kökeni: Farsça māt
-
[isim]
Satranç oyununda taraflardan birinin yenilgisi
-
[isim]
Satranç oyununda taraflardan birinin yenilgisi
- MUF
-
Kelime Kökeni: Fransızca moufle
-
[isim]
İki elektrik borusunu uç uca eklemekte kullanılan küçük boru parçası
-
[isim]
İki elektrik borusunu uç uca eklemekte kullanılan küçük boru parçası
- RAM
-
Kelime Kökeni: Farsça rām
-
[sıfat]
Boyun eğen, kendini başkasının buyruğuna bırakan
-
[sıfat]
Boyun eğen, kendini başkasının buyruğuna bırakan
- RUM
-
Kelime Kökeni: Arapça rūm
-
[isim]
Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse
-
[tarih]
Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan, Roma yurttaşı haklarına sahip olan halk
-
[eskimiş]
Anadolu’nun eski adı
-
[isim]
Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse