İçinde m olan 3 harfli 79 kelime var. İçerisinde M harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında m harfi olan kelimeler listesine ya da sonu m harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜL

Kelime Kökeni: Farsça mul

  1. [isim] Bakınız şarap
    • "Karşıyaka'da İzmir'in gülü / Seyran ediyor elinde mülü" (Halk türküsü)
TÜM

  1. [isim] Bakınız bütün
    • "İnsanlığın tümüne söyleyen edebiyat ister istemez kendi yaşamına sıkı sıkıya bağlı olmuş." (Yaşar Kemal)
SİM

Kelime Kökeni: Farsça sīm

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gümüş
  2. Genellikle işlemelerde kullanılan, gümüş görünüşünde ve parlaklığında olan iplik vb
  3. Gümüşe benzeyen, gümüş taklidi sırma veya maden
  4. [sıfat] Gümüş gibi parlayan
  5. [sıfat] Gümüşten yapılmış
MIH

Kelime Kökeni: Farsça mīḫ

  1. [isim] Bakınız çivi
  2. Büyük çivi
TEM

Kelime Kökeni: Fransızca thème

  1. [isim, edebiyat] Bakınız tema
TAM

Kelime Kökeni: Arapça tāmm

  1. [sıfat] Bakınız eksiksiz
    • "Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım." (Aka Gündüz)
  2. Bir bütün olarak ele alınan; bütün
  3. En elverişli, en uygun
  4. [zarf] Bakınız tıpkı
    • "Tam istediğim gibi davrandın."
  5. [zarf] O sırada, o anda
    • "Çocuğa dilimi çıkarmıştım; tam ağlıyordu, güldü." (Adnan Özyalçıner)
  6. [zarf] Eksiksiz olarak, bütün olarak; iyice
    • "Eren ruh, öz ruh diyorsunuz ama bununla ne kasdettiğinizi tam çıkaramadım, bana şu senin mantığınla bir izah eder misin?" (Emine Işınsu)
  7. [mecaz] Gerçek, kusursuz olan
    • "Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü." (Orhan Seyfi Orhon)
  8. [mecaz] Ehliyetli, yetkin olan
  9. [isim, argo] Amerikan doları
YEM

  1. [isim] Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek; yeygi
  2. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne
    • "Orfozun görünmesiyle yemin kaybolması bir oldu, çocuğun da kolu koparılırcasına sarsıldı." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. Bakınız ağızotu
  4. [mecaz] Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey
  5. [argo] Bakınız rüşvet
  6. [argo] Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para
TİM

Kelime Kökeni: İngilizce team

  1. [isim, askerlik] Güvenlik güçlerinde belirli bir iş veya hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik
    • "Silahlı bir tim çoktan yola çıkmıştır bile." (İnci Aral)
YOM

  1. [isim, ağızlardan] İyi talih, iyi haber
MUM

Kelime Kökeni: Farsça mūm

  1. [isim] Bir fitilin etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı; şem
  2. Bakınız bal mumu
  3. [fizik] Işık şiddeti birimi; kandela
  4. [kimya] Bazı böcekler ve bitkiler tarafından salgılanan, böceklerin deri ve tüylerini, bitkilerin yüzeyini kaplayarak koruyucu görev yapan, içinde serbest yağ asitleri, alkoller ve doymuş hidrokarbonlar bulunan esterler
    • "En bilinen mum, arıların yaptığı bal mumudur."
DEM

Kelime Kökeni: Farsça dem

  1. [isim] Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu
  2. Zaman, çağ
    • "Âdem'den bu deme neslim getirdi / Bana türlü türlü meyve yetirdi" (Âşık Veysel)
  3. [ağızlardan] Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması
  4. [eskimiş] Bakınız soluk (I)
  5. [eskimiş] Bakınız içki
DAM

  1. [isim] Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılan çoğu kiremit kaplı bölüm
    • "Pencerenin önüne geçmiş, dalgın ve hiddetli nazarlarıyla karşıki damları seyrediyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Üzeri toprak kaplı, küçük ev
    • "Hekim kendisine üç ay, tam üç ay damdan dışarı çıkmaya izin vermemişti." (Nabizade Nâzım)
  3. [argo] Bakınız cezaevi
  4. [ağızlardan] Bakınız ahır
    • "At damında çocuğa çok iyi bir yer yapmıştı." (Halide Edip Adıvar)
MİL

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Selin sürükleyip getirdiği çok küçük taneli çamurlaşmış kum ve toprak karışımı
MAS

Kelime Kökeni: Arapça maṣṣ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız soğurma
MİM

Kelime Kökeni: Arapça mīm

  1. [isim] Arap alfabesinin yirmi dördüncü harfinin adı
  2. [eskimiş] Biten bir yazının altına konulan işaret
ROM

Kelime Kökeni: İngilizce rum

  1. [isim] Şeker kamışından şeker yapılırken elde edilen öz suyun, melasla mayalandırılarak kurutulmasıyla oluşturulan alkollü sert içki
    • "Yine öteki duvarı boydan boya kaplayan barda viski, şarap, rom, absent, likör, votka, rakı, konyak, bira, cin, tekila, şampanya şişeleri…" (Ahmet Ümit)
MAT

Kelime Kökeni: Farsça māt

  1. [isim] Satranç oyununda taraflardan birinin yenilgisi
MUF

Kelime Kökeni: Fransızca moufle

  1. [isim] İki elektrik borusunu uç uca eklemekte kullanılan küçük boru parçası
RAM

Kelime Kökeni: Farsça rām

  1. [sıfat] Boyun eğen, kendini başkasının buyruğuna bırakan
RUM

Kelime Kökeni: Arapça rūm

  1. [isim] Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimse
  2. [tarih] Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan, Roma yurttaşı haklarına sahip olan halk
  3. [eskimiş] Anadolu’nun eski adı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü