İçinde lık olan 6 harfli 65 kelime var. İçerisinde LIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lık olan kelimeler listesine ya da Sonu lık ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
I K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KIL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAÇLIK
-
-
[sıfat]
Kilo, lira, metre, adet gibi ölçü anlatan nesnelerin hangisinden olduğunu belirten soru sözü
- "Kaçlık paket istersiniz?"
-
[sıfat]
Kilo, lira, metre, adet gibi ölçü anlatan nesnelerin hangisinden olduğunu belirten soru sözü
- ÇITLIK
-
-
[isim]
Çitlembik
-
[isim]
Çitlembik
- BAĞLIK
-
-
Bağ yeri, üzüm bağları çok olan yer
-
Bağ yeri, üzüm bağları çok olan yer
- YAZLIK
-
-
[isim]
Yazın oturulan yer
- "Onun yazlığı Bakırköy'deki köşkü idi." (Yusuf Ziya Ortaç)
- "Bu sene yazlığa çıkmışlar, Boyacıköyü'ndeki yeni yalıya taşınmışlar." (Sermet Muhtar Alus)
-
[sıfat]
Yazın kullanılan (giyecek, ev vb.)
- "Yazlık ev."
-
[isim]
Yazın oturulan yer
- DAĞLIK
-
-
[sıfat]
Birçok dağın bulunduğu, dağlarla kaplı (bölge)
-
[sıfat]
Birçok dağın bulunduğu, dağlarla kaplı (bölge)
- HANLIK
-
-
[isim]
Han olma durumu
- "Hanlığı dokuz yıl sürdü."
-
Hanın egemenliğindeki ülke
- "Kırım Hanlığı."
-
Hanın yönetimi
-
[isim]
Han olma durumu
- ŞAHLIK
-
-
[isim]
Şah olma durumu
-
Afgan ve İran hükümdarlığı
-
Bir kimsenin saltanat dönemi
-
[isim]
Şah olma durumu
- YANLIK
-
-
[isim]
Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler
-
[isim]
Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler
- ŞAŞLIK
-
-
[isim]
Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden hazırlanmış et
-
[isim]
Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden hazırlanmış et
- YAĞLIK
-
-
[isim]
Büyük mendil, çevre
- "Osmanlı kadınlığının göz nurunu, el emeğini, üstün zevkini yüzyıllardan beri yiğitçe taşımış, işlemeli, yağlıklar, dantelalar, oyalar..." (Kemal Tahir)
-
[isim]
Büyük mendil, çevre
- CAĞLIK
-
-
[isim]
Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa
-
[isim]
Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa
- TIĞLIK
-
-
[isim]
İçine tığ konulan kutu veya kap
-
[isim]
İçine tığ konulan kutu veya kap
- ODALIK
-
-
[isim]
Bir erkeğin nikâhsız olarak aldığı kadın
- "Eskiden bu senin dediklerini yapanlara odalık denirdi." (Burhan Felek)
-
Padişah, şehzade ve paşaların saraya alınan karavaşlar arasından seçtikleri kadın, ikbal
- "Rahmetli bilmem ne paşanın odalığı imiş." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
Bir erkeğin nikâhsız olarak aldığı kadın
- YAŞLIK
-
-
[isim]
Yaş (II) olma durumu, ıslaklık
- "Nem elbisenize işlemiştir, yaşlığında deniz suyunun tuzlu tadı ve yapışkanlığı duyuluyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yaş (II) olma durumu, ıslaklık
- KITLIK
-
-
[isim]
Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma
- "Toprak darlığı, ham madde kıtlığı ve nüfus artışı..." (Falih Rıfkı Atay)
-
Kuraklık, savaş vb. nedenlerle ürünün yetişmemesi ve bundan doğan açlık
- "Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Yiyecek maddelerinde görülen darlık
-
Duygu, söz vb.nde azlık
-
[isim]
Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma
- VARLIK
-
-
[isim]
Var olma durumu, mevcudiyet, yokluk karşıtı
- "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır." (Orhan Veli Kanık)
-
Var olan her şey
- "Canlı varlıklar."
-
Para, mal, mülk, zenginlik, variyet
-
Önemli, yararlı, değerli şey
- "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar." (Anayasa)
-
Ömür, hayat
- "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben." (Ahmet Kutsi Tecer)
-
Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey
-
[isim]
Var olma durumu, mevcudiyet, yokluk karşıtı
- DARLIK
-
-
[isim]
Dar olma durumu
-
Geçim zorluğu
-
İç sıkıntısı
- "Yüreği göğsünü yırtacak gibi hopluyor, boğazına bir darlık tıkanıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Dar olma durumu
- KAVLIK
-
-
[isim]
İçine genellikle kav konulan torba veya kap
-
[isim]
İçine genellikle kav konulan torba veya kap
- PAKLIK
-
-
[isim]
Temizlik
-
[isim]
Temizlik
- AĞALIK
-
-
[isim]
Ağa olma durumu
-
Cömertlik
- "Ağalığını ve eşraflığını hiç unutmamıştı." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Ağa olma durumu