İçinde lı olan 7 harfli 620 kelime var. İçerisinde LI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lı olan kelimeler listesine ya da Sonu lı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ANLAKLI
-
-
[sıfat]
Zeki
-
[sıfat]
Zeki
- ATAKLIK
-
-
[isim]
Atak olanın durumu veya atakça iş, davranış, cüret
- "Kara Yusuf ve arkadaşlarındaki ataklık halkı sarıyor." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Atak olanın durumu veya atakça iş, davranış, cüret
- CADILIK
-
-
[isim]
Cadıya yakışır davranış, huysuzluk
- "Sizin cadılığınızın fitnesi dünyaya şimdiye kadar gelmemiştir." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Cadıya yakışır davranış, huysuzluk
- FACİALI
-
-
[sıfat]
Faciası olan, facia gibi karşılanan
- "Şimdi karşısında bulunduğu vaziyet o kadar facialıydı ki böyle hafif teessürlerle geçiştirilmesine imkân bulamıyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Faciası olan, facia gibi karşılanan
- HATAYLI
- ...
- KARINLI
-
-
[sıfat]
Karnı olan
-
Karnı büyük ve çıkıntılı olan
- "Hani hatırlıyor musun, şişman karınlı, amiyane tavırlı bir adamdan, harp zengini bir Yahudi'den bahsetmiştim?" (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[sıfat]
Karnı olan
- ALIŞMAK
-
-
[-e]
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek
- "Muhtaç değiliz ama ben çalışmaya alıştım." (Etem İzzet Benice)
-
Yadırgamaz duruma gelmek
- "Havaya alışmak. Bulunduğu çevreye alışmak."
-
Uyar duruma gelmek, uygun gelmek, intibak etmek
- "Bu mesleğe alışmış gibi görünüyor." (Nezihe Araz)
-
Sürekli ister olmak
- "Tütüne alışmak. Eğlenceye alışmak."
-
Bağlanmak, ısınmak
- "Birdenbire ona alıştığını hissediyor ve bu işe ayrıca şaşıyordu." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
Bağımlılık kazanmak
- "İlaca alıştı. Dayağa alıştı."
-
Evcilleşmek, ehlîleşmek
-
[nsz]
Tutuşmak, yanmaya başlamak
-
[-e]
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek
- KATILIK
-
-
[isim]
Katı (I) olma durumu
-
Acımasız, duygusuz olma durumu
- "Öğretmenlik için lazım gelen metaneti ve kalp katılığını belki bu sayede kazanırım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Katı (I) olma durumu
- SAYGILI
-
-
[sıfat]
Saygısı olan, saygı gösteren, hürmetli
- "Bundan başka saygılı, temiz ve çalışkan bir kızdı." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Saygısı olan, saygı gösteren, hürmetli
- TUĞRALI
-
-
[sıfat]
Tuğrası olan
-
[sıfat]
Tuğrası olan
- BUNALIŞ
-
-
[isim]
Bunalma işi veya biçimi
-
[isim]
Bunalma işi veya biçimi
- POLATLI
- ...
- SIKILIŞ
-
-
[isim]
Sıkılma durumu veya biçimi
-
[isim]
Sıkılma durumu veya biçimi
- AÇIKLIK
-
-
[isim]
Açık olma durumu, aleniyet
-
Uzaklık, mesafe
-
Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer
-
Boş ve geniş yer
-
Bir yerin uzaklara kadar bakılabilecek ve bakanın içinde ferahlık doğuracak durumda olması
- "Kırlardaki açıklık insanı dinlendirir."
-
Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu
- "Demokrasi bir açıklık rejimidir."
-
Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh
- "Reşat Nuri'nin anlatımında açıklık vardır."
-
Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik
-
[isim]
Açık olma durumu, aleniyet
- MARAŞLI
- ...
- YAHYALI
- ...
- ALIKLIK
-
-
[isim]
Alık olma durumu veya alıkça bir iş, belahat
-
[isim]
Alık olma durumu veya alıkça bir iş, belahat
- HASARLI
-
-
[sıfat]
Hasara uğramış
- "Hasarlı araba."
-
[sıfat]
Hasara uğramış
- KALIPLI
-
-
[sıfat]
Kalıplanmış olan
-
Düzgün, biçimli
- "Hüseyin Efendi, ütülü pantolonu, kalıplı fesi, yeni kravatı, temiz gömleği ve olgun konuşması ile sahiden efendiydi." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
İri yapılı, heybetli
-
[sıfat]
Kalıplanmış olan
- SALGILI
-
-
[sıfat]
Salgı çıkaran veya üreten
-
[sıfat]
Salgı çıkaran veya üreten