İçinde lı olan 6 harfli 302 kelime var. İçerisinde LI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lı olan kelimeler listesine ya da sonu lı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MAAŞLI
-
-
[sıfat]
Bakınız aylıklı
- "Biri bir koca görür rüyasında / Yüz lira maaşlı kibar bir adam"
-
[sıfat]
Bakınız aylıklı
- KAMALI
-
-
[sıfat]
Kaması olan
- "Kamalı top."
-
[sıfat]
Kaması olan
- VARLIK
-
-
[isim]
Var olma durumu; mevcudiyet
- "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır."
-
Var olan her şey
- "Her varlık bir yaratıktır. Her yaratık da canlı."
-
Paranın, mal mülkün tamamı
-
Önemli, yararlı, değerli şey
- "Devlet tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır."
-
Bir kimsenin iç dünyasının derinlikleri, kişinin manevi dünyası
- "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben"
-
Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı; popülasyon
-
[felsefe]
Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey
-
[isim]
Var olma durumu; mevcudiyet
- KÜBALI
-
-
[isim]
Küba’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Küba’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- ACILIK
-
-
[isim]
Acı olma durumu; meraret
- "Göğsünde bir sızı, ağzında bir acılık duydu."
-
[mecaz]
Kederlilik durumu
- "Henüz, yüreğimin bir yanı da söylenememiş, dışa atılamamış acılıklarla dolu."
-
[isim]
Acı olma durumu; meraret
- ALIMLI
-
-
[sıfat]
Bakınız çekici
- "Hepsi, bu gelinler gibi nazlı, süslü ve alımlı hanımlar."
-
[sıfat]
Bakınız çekici
- VEFALI
-
-
[sıfat]
Bakınız vefakâr
- "Hatırda kalan şey değişmez zamanla / Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye Abla"
-
[sıfat]
Bakınız vefakâr
- KIRKLI
-
-
[sıfat]
Kırk parçası bulunan, kırk parçadan oluşan
-
İçinde kırk tane aynı nesneden bulunan
-
Kırk ile elli arasında olan
- "En güzel yaşlarım kırklı yaşlarımdı."
-
Kırk gününü doldurmamış (bebek veya lohusa kadın)
-
Birinin kırkı çıkmadan öbürü doğan (akraba veya komşu çocukları)
-
[sıfat]
Kırk parçası bulunan, kırk parçadan oluşan
- YUVALI
-
-
[sıfat]
Bir yuva içinde bulunan, yuvası olan
-
[sıfat]
Bir yuva içinde bulunan, yuvası olan
- ILICAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız ılıkça
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız ılıkça
- GIDALI
-
-
[sıfat]
Bakınız besinli
-
[sıfat]
Bakınız besinli
- KARTLI
-
-
[sıfat]
Kartı olan
-
[sıfat]
Kartı olan
- SAKALI
-
-
[sıfat]
Saka hastalığına tutulmuş
- "İçlerinden biri sakalı bir at gibi fena fena öksürüyordu."
-
[sıfat]
Saka hastalığına tutulmuş
- CAĞLIK
-
-
[isim]
Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa
-
[isim]
Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa
- ATILIM
-
-
[isim]
Atılmak işi
-
İleri atılma
-
Hızla ilerleme; hamle
- "Çocuklar her atılımını boşa çıkarıyor, onunla alay ediyorlar."
-
Sayı kazanmak amacıyla yapılan atılış; atak (II)
-
[mecaz]
Herhangi bir konuda ilerleme çabası
- "Çok hızlı bir gelişmeyle kısa bir süre içinde çok büyük atılımlar yapılmıştır."
-
[isim]
Atılmak işi
- ROMALI
-
-
[isim]
Roma halkından olan kimse
-
[isim]
Roma halkından olan kimse
- ORTALI
-
-
[sıfat]
Ortası olan
- "Beş ortalı defter."
-
[sıfat]
Ortası olan
- ALIKÇA
-
-
[sıfat]
Alık benzeri; alık alık, alık salık
- "Yüzünde hayli alıkça denebilecek bön bir mutluluk ifadesi vardı."
-
[zarf]
Alık olana yaraşır bir biçimde; alık alık, alık salık
- "O andaki hayretimi hatırladıkça / Rejisöre bakakaldım öyle alıkça."
-
[sıfat]
Alık benzeri; alık alık, alık salık
- IŞINLI
-
-
[sıfat]
Işın veren, ışın saçan
-
[sıfat]
Işın veren, ışın saçan
- ZEKALI
-
-
[sıfat]
Zeki olan
-
[sıfat]
Zeki olan