İçinde olan 6 harfli 302 kelime var. İçerisinde LI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lı olan kelimeler listesine ya da Sonu lı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OCAKLI

  1. [sıfat] Ocağı olan, içinde ocağı bulunan
    • "Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Ocaktan olan (yeniçeri)

SIVALI

  1. [sıfat] Sıva vurulmuş, sıva sürülmüş
    • "Sıvalı duvar."
  2. Sıvar gibi bulaşmış, sıvanmış

GIDALI

  1. [sıfat] Besini olan, besinli

DAVALI

  1. [sıfat] Dava edilen (kimse), müddeialeyh
  2. Davası olan (kimse)
    • "Mübaşir ilk duruşmanın davacı ve davalısını çağırıyordu." (Ayşe Kulin)
  3. Dava konusu olan
    • "Bu ev davalıdır."

KAKLIK

  1. [isim] Kaya ve ağaç oyuklarında su birikintisi

YANLIŞ

  1. [isim] Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata
    • "Sen hayatımdaki bir yanlışmışsın, keşke seni hiç tanımasaydım." (Nazlı Eray)
  2. [sıfat] Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı
    • "Yanlış ve mantıksız hareketim bu suretle cezalanmalı." (Aka Gündüz)
  3. [zarf] Hatalı bir biçimde
    • "Evime gitmek için, yanlış söyledim, gitmemek için vapurun kaçmasını bekliyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [sıfat] Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan

MANALI

  1. [sıfat] Anlamlı

ÇAKILI

  1. [sıfat] Çivi, kazık vb. bir şeyle tutturulmuş
    • "Duvara çakılı büyük rakkaslı saati tamire götüren hademe, Reşat'ın omzuna adamakıllı bindirmiş." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Çakılmış, bir şeye bağlı
    • "Genç kadın forsaların çakılı bulunduğu oturak dairesini görmeyi merak ediyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
    • "O günkü sözleri çakılı kaldı bende." (Necati Cumalı)
  3. Yeri değişmez, sabit
    • "Çakılı top."

DAĞLIÇ

  1. [isim] Kıvırcık koç ile Karaman koyununun birleşmesinden doğan melez koyun

EŞYALI

  1. [sıfat] Eşyası olan
    • "Adaya taşınmayı kurdular, eşyalı bir ev aradılar." (Refik Halit Karay)

KAPALI

  1. [sıfat] Kapanmış olan, açılmamış, mestur, açık karşıtı
  2. Geçilmez durumda olan
    • "Nedim'i beğenmeyenler bu şenlikli dünyaya kapalı olanlardır." (Salâh Birsel)
  3. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri)
  4. Başı örtülü (kadın)
  5. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem
  6. Gizli, saklı
    • "Meclisler, iç tüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir."
  7. Açık olmayan (giyecek)
    • "Damalı bir eteklik, açık mavi, kapalı bir yün kazak giymişti." (Necati Cumalı)
  8. Bulutlu, karanlık (hava)
    • "Ankara'nın soğuk, kapalı havalı günlerinden biriydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  9. İçe dönük yaradılışta olan
    • "Kapalı ruhlu, ağırbaşlı, güç heyecana gelir insanlardır." (Refik Halit Karay)

ARKALI

  1. [sıfat] Arkası olan
  2. Koruyanı, koruyucusu, dayanağı olan
    • "Kadronun dört yüzden yukarısı masa başında bile oturmayan arkalıların." (Rıfat Ilgaz)

KAFALI

  1. [sıfat] Kafası olan
  2. Kafası herhangi bir biçimde olan
    • "Çıkık kafalı."
  3. Bilgili, kavrayışlı ve anlayışlı
    • "Kafalı adam."

ALINDI

  1. [isim] Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz

KAMALI

  1. [sıfat] Kaması olan
    • "Kamalı top."

SAĞLIK

  1. [isim] Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet
    • "Sağlığa zarar veren şeylerden kaçınmalı."
    • "Sürahi kırıldı diye üzülme, sağlık olsun!"
  2. Sağ, canlı, diri olma durumu
    • "Aradan dört beş yıl geçince bir yerden de haber gelmeyince sağlığından umutlarını kesmişler." (Memduh Şevket Esendal)

ZITLIK

  1. [isim] Karşıtlık

MATLIK

  1. [isim] Mat olma durumu

DARLIK

  1. [isim] Dar olma durumu
  2. Geçim zorluğu
  3. İç sıkıntısı
    • "Yüreği göğsünü yırtacak gibi hopluyor, boğazına bir darlık tıkanıyordu." (Ömer Seyfettin)

MOLALI

  1. [sıfat] Mola verilen

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü