İçinde olan 5 harfli 127 kelime var. İçerisinde LI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lı olan kelimeler listesine ya da Sonu lı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LIĞLI

  1. [sıfat] Lığdan oluşmuş veya üzerinde lığ birikmiş
    • "Lığlı katman."

NAZLI

  1. [sıfat] Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı
    • "Nazlı mı nazlı, süzüm süzüm süzülen bir kız çocuğuydu." (Tarık Buğra)
  2. Üstüne titrenilen, değer verilen
    • "Ben çocukluğumdan beri gayet nazlı büyüdüm." (Peyami Safa)
  3. Özen isteyen, nazik
  4. Sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren

OVALI

  1. [sıfat] Ovada yaşayan, ova halkından olan

HAÇLI

  1. [sıfat] Haçı olan

RAFLI
...
TAŞLI

  1. [sıfat] İçinde taş olan, taş karışmış olan (tahıl, bakliyat vb.)
    • "Yağsız köpüklü ayranlar içmiş, taşlı bulgur pilavı yemişler." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Üzerinde taş bulunan
    • "İri taşlı tespihinin parmakları arasında arada bir şıkırdaması..." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Üzerinde süs taşı bulunan
    • "Taşlı yüzük."

GAZLI

  1. [sıfat] Gazı olan veya gaz bulaşmış olan

TAVLI

  1. [sıfat] Tavlanmış, tavı olan, tav verilmiş
  2. Semiz, şişman

CAMLI

  1. [sıfat] Cam takılmış, cam geçirilmiş, camı olan
    • "Verandayı andıran camlı sofa iyice ısınmıştı." (Refik Halit Karay)

KILIÇ

  1. [isim] Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah
    • "Zırhları biraz paslanmış ve yaldızları bir hayli solmuş eğri kılıçlar asılıydı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "Harbiyede beraber okumuşlar, beraber kılıç kuşanmışlardı." (Halide Edip Adıvar)
    • "Kale kapılarında Allah adına birbirine kılıç üşürenler..." (Atilla İlhan)
    • "Bizim zavallı soydaşlarımıza kadar önünüze kim rast geldiyse kılıçtan geçirdiniz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bu silah kullanılarak oynanan bir tür kılıç oyunu
  3. Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası

KALIŞ

  1. [isim] Kalma işi veya biçimi

ZAMLI

  1. [sıfat] Fiyatı arttırılmış, bindirimli

LIKIR

  1. [isim] Sıvıların bir kaptan akarken çıkardığı ses

ILIMA

  1. [isim] Ilımak işi veya durumu

PASLI

  1. [sıfat] Üzerinde pas oluşmuş, pas tutmuş, paslanmış
    • "Duvarlarında ağır ve büyük paslı kılıçlar, kalkanlar, zincirler asılı dururdu." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Hastalık dolayısıyla beyaz tabakayla kaplanmış (dil)
  3. Huzursuz, sıkıntılı, üzgün, kararsız
    • "Bir haftadan fazla süren yağmurlardan, rutubetten içinde paslı, kapanık ve sıkıntılı bir duygu belirmiş." (Halide Edip Adıvar)

DALIZ

  1. [isim] İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü

KILIR

  1. [isim] Maydanozgillerden, bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki (Ammi visnaga)

KATLI

  1. [sıfat] Katlanmış, bükülmüş
    • "Katlı mendilleri dolaba koydu."
  2. Katı veya katları olan
    • "Yolun sonunda iki katlı eski bir bina yükseliveriyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

AŞLIK

  1. [isim] Aş yapmak için hazırlanan ve saklanan şeyler
  2. Dövüldükten sonra savrularak temizlenen ve kurutulan buğday
  3. Zahire

KALIP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç
    • "İstenilen kalıplarda ve istenilen nüanslarda heykeller yapılabilir." (Peyami Safa)
    • "Lakin sonra mandalın gürültüsü, kanadın gıcırtısını duyunca hemen yerine donmuş, yatmış, kalıp kesilmişti." (Refik Halit Karay)
    • "Hekimler epeyce çalıştılar, ilaç verdiler ise de fayda etmedi. Bir hafta sonra kalıbı dinlendirdi." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Aklı yerinde ama sabaha çıkamayacağına kalıbımı basarım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Biçki modeli, patron
  3. [sıfat] Genellikle küp biçiminde yapılmış olan
    • "Bir kalıp peynir."
    • "İki kalıp sabun."
  4. Gösterişli görünüş
    • "Kalıbına bakarsan aslan gibi."
  5. Biçim, durum
    • "Muayyen bir kalıba girecek insana benzemiyordu." (Halide Edip Adıvar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü