İçinde lük olan 7 harfli 18 kelime var. İçerisinde LÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lük olan kelimeler listesine ya da sonu lük ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lük Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K L Ü

3 Harfli Kelimeler

KÜL, LÜK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖNLÜKLÜ

  1. [sıfat] Önlük giymiş olan
    • "Beyaz önlüklü, doktor kılıklı adam ona yüksek sesle bir şeyler söylüyordu." (Osman Aysu)
KÖTÜLÜK

  1. [isim] Kötü olma durumu; fenalık, kemlik, habaset, seyyie, şenaat, şer
    • "Bunun için iyilerle kötüleri, iyilikle kötülüğü ayırt edebilmek lazım." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Zarar verecek davranış veya söz
    • "Hiç çare yok, bu tüller yırtılacak ve bütün korkunçluğuyla kötülük ateşi çıkarılacaktır ortaya." (Çetin Altan)
DÖRTLÜK

  1. [isim, matematik] Birbirine dik iki çap boyunca dörde bölünmüş dairenin her bir dilimi
  2. [edebiyat] Dört dizelik bölümlerden oluşmuş şiir veya şiir parçası; kıta
  3. [müzik] Birlik notanın dörtte biri uzunluğunda nota
  4. [sıfat] Dört taneden oluşmuş, dört tane alabilen
    • "Dörtlük cezve."
ÜNLÜLÜK

  1. [isim] Ünlü olma durumu; meşhurluk, namdarlık, şöhretlilik
ÖLÜMLÜK

  1. [isim] Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için ayırdıkları para
ÖZLÜLÜK

  1. [isim] Özlü olma durumu
NÖTRLÜK

  1. [isim] Nötr bir cismin veya ortamın durumu, niteliği
TÜRKLÜK

  1. [isim] Türk olma durumu
  2. Türklere özgü nitelik
  3. Türklerin meydana getirdiği topluluk
    • "Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır." (Atatürk)
KILÜKAL

Kelime Kökeni: Arapça ḳīl + ḳāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız dedikodu
    • "Aşk imiş her ne var âlemde / İlm bir kılükal imiş ancak" (Fuzuli)
ÖKÜZLÜK

  1. [isim] Budalalık, sersemlik
  2. Budalaca, sersemce iş
GÖNÇLÜK

  1. [isim] Gönç olma durumu
TEHALÜK

Kelime Kökeni: Arapça tehāluk

  1. [isim, eskimiş] Can atma, çok isteme
    • "Yeni neşriyattan ne görürse hepsinin üzerine ayrı bir tehalükle atılırdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
LÜKSLÜK

  1. [isim] Lüks olma durumu
    • "Şimdi tabii lükslük bakımından Göztepe’nin aşağısıyla yukarısı arasında eskisi kadar fark kalmadı." (Murat Belge)
ÖZGÜLÜK

  1. [isim] Özgü olma durumu; mahsusluk
ÖĞÜRLÜK

  1. [isim] Öğür olma durumu
ÖNCÜLÜK

  1. [isim] Öncü olma durumu
    • "Yayınlar, bir öncülük görevi de yapmalıydı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız önderlik
    • "Davulcunun öncülüğünde kondularda ne kadar çalgı varsa toplandı." (Lâtife Tekin)
ÖLÇÜLÜK

  1. [isim] Ölçü olma durumu
    • "Fakat bu bizim için bir münakaşada ölçülük etmez." (Falih Rıfkı Atay)
SÜLÜKÇÜ

  1. [isim] Sülük satan kimse
  2. Sülükle kan almayı meslek edinen kimse
    • "Dünyada ne kadar sülükçü varsa hepsine telgraflar çeker. Yılda ne kadar sülük satmakta olduklarının bildirilmesini rica eder..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü