İçinde lü olan 8 harfli 161 kelime var. İçerisinde LÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lü olan kelimeler listesine ya da Sonu lü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÜLTÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Kültürü gelişmiş olan
-
[sıfat]
Kültürü gelişmiş olan
- ÖĞÜTÜLÜŞ
-
-
[isim]
Öğütülme işi veya biçimi
-
[isim]
Öğütülme işi veya biçimi
- SANSÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Sansür edilmiş
-
[sıfat]
Sansür edilmiş
- BUGÜNLÜK
-
-
[zarf]
Bugün için
- "Fakat bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[zarf]
Bugün için
- KAŞKOLLÜ
- ...
- PÜRTÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Pürtükleri olan
- "Sanki bu daktilo gürültüleri içinden, sesi pürtüklü bir trombon, tek başına hâlâ o rumbayı çalmakta idi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Pürtükleri olan
- GÜLÜNMEK
-
-
[nsz]
Gülme işi yapılmak
-
Alay edilmek
- "Varsın gülsünler hem neden gülünecekmiş?" (Nurullah ataç)
-
[nsz]
Gülme işi yapılmak
- LÜTFETME
-
-
[isim]
Lütfetmek işi
-
[isim]
Lütfetmek işi
- KADÜKLÜK
-
-
[isim]
Kadük olma durumu
-
Değer yitimi
-
[isim]
Kadük olma durumu
- KÖYCÜLÜK
-
-
[isim]
Köy sorunları ile ilgilenme anlayışı veya köyü kalkındırma çalışması
- "Köycülük kollarında gecemi gündüzüme kattım." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Köy sorunları ile ilgilenme anlayışı veya köyü kalkındırma çalışması
- ÜZÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
- "Ara sıra, saate üzüntülü bir göz atıyordu." (Peyami Safa)
-
Üzüntü veren
- "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[zarf]
Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
- ALÜMİNLİ
- ...
- BÜTÜNLÜK
-
-
[isim]
Bütün olma durumu, tamamiyet
- "Ulusal birlik adına dış politikadaki bütünlük tam olmalıydı." (Çetin Altan)
-
[isim]
Bütün olma durumu, tamamiyet
- GÖNLÜNCE
-
-
[zarf]
Dileğine uygun olarak
- "Ama, resimli reklam filmleri çizmeye ayrılmış saatlerinden pek azı, ona gönlünce çalışmak için kalıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[zarf]
Dileğine uygun olarak
- SİLÜRYEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Birinci Çağın ikinci dönemi ve bu dönemde oluşan yer katmanları
-
[isim]
Birinci Çağın ikinci dönemi ve bu dönemde oluşan yer katmanları
- KOSTÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Kostüm giymiş olan
-
Alışılmış ve günlük giysilerin dışında bazı özel giysiler giyilen
-
[sıfat]
Kostüm giymiş olan
- TASALLÜP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Katılaşma
-
[isim]
Katılaşma
- TAGALLÜP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zorbalık
-
[isim]
Zorbalık
- ÜSTÜNLÜK
-
-
[isim]
Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj
- "Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi gençlik hislerine kaptıran hanımlardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj
- TOKGÖZLÜ
-
-
[sıfat]
Gözü malda olmayan, gözü tok, açgözlü karşıtı
-
[sıfat]
Gözü malda olmayan, gözü tok, açgözlü karşıtı