İçinde lu olan 5 harfli 79 kelime var. İçerisinde LU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lu olan kelimeler listesine ya da Sonu lu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SUÇLU
-
-
Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim
- "Suçluların ani, delice hareketleri gizli kalabilirdi." (Aka Gündüz)
- "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılmaz." (Anayasa)
-
Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim
- OLURU
-
-
[isim]
Pazarlıkta olabilecek en düşük fiyat
-
Bir işin yapılabilmesini sağlayacak çıkar yol
-
[isim]
Pazarlıkta olabilecek en düşük fiyat
- PULUÇ
-
-
[sıfat]
Cinsel gücü olmayan (erkek)
-
[sıfat]
Cinsel gücü olmayan (erkek)
- SULUK
-
-
[isim]
Öğrencilerin okula su götürdükleri kap
-
Kuş kafeslerinde su konan kap
-
Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen
-
Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz
- "Ahırlarda her iki hayvandan birine suluk yapılması gerektiği de vurgulanmış." (Tarık Dursun K)
-
Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suları koymalarına yarayan su kabı
-
Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı
-
Oda içinde yıkanmak için ayrılmış küçük yer, gusülhane
-
[isim]
Öğrencilerin okula su götürdükleri kap
- TULUK
-
-
[isim]
Tulum
- "Kar tuluğundan çıkarılıp sıcak yapağıya sarıldığı zaman Adil Gazi biraz konuşabiliyordu." (Nezihe Araz)
-
[isim]
Tulum
- SONLU
-
-
[sıfat]
Sonu olan, bitimli
- "Zamanın sonlu ve sonsuz akışları içinde iki yıl, kısa bir süredir." (Ahmet Cemal)
-
Sonu olan, sonsuz olmayan
-
[sıfat]
Sonu olan, bitimli
- VELUT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Doğurgan
-
Çok eser ortaya koyan, verimli
- "Velut bir yazar."
-
[sıfat]
Doğurgan
- OTLUK
-
-
[isim]
Otu bol olan yer
-
Kış için kurutulmuş ot yığını
-
Ot konulan yer
-
[isim]
Otu bol olan yer
- VELUR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kadife
-
[isim]
Kadife
- RUHLU
-
-
[sıfat]
Görünüşü veya ruhsal durumu herhangi bir nitelikte olan
- "Allah, ince ruhlu kibar yaratmıştı bu kızı." (Nezihe Araz)
-
Canlı, etkili
-
[sıfat]
Görünüşü veya ruhsal durumu herhangi bir nitelikte olan
- HULUL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gelme, gelip çatma
-
Girme, sinme
-
Tanrı ruhunun herhangi bir bedene girdiğine inanma
-
Geçişme
-
[isim]
Gelme, gelip çatma
- DULUK
-
-
[isim]
Yüz
-
Şakak
-
Yüzün şakakla çene arasındaki yanı
-
Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori
-
[isim]
Yüz
- TONLU
-
-
[sıfat]
Ötümlü
-
[sıfat]
Ötümlü
- TUĞLU
-
-
[sıfat]
Tuğu olan
-
[sıfat]
Tuğu olan
- SOYLU
-
-
[sıfat]
Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil
- "Soylu kişidir, iyi bir öğrenim görmüştür, zekidir, yeteneklidir." (Necati Cumalı)
-
İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil
- "İzmir'in varlıklı ve soylu ailelerinden birinin tek erkek çocuğu." (Tarık Buğra)
-
Saygı uyandıran, yücelik taşıyan
- "Japonların soylu ve çetin savaşçılık gururuna, bu eğiliş ağır geldi." (Falih Rıfkı Atay)
-
Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.)
-
[sıfat]
Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil
- ONLUK
-
-
[sıfat]
On birimden, on parçadan oluşan
-
On üzerinden tam not alan
- "Onluk bir öğrenci."
-
[isim]
On para, on kuruş, on lira veya on bin lira değerinde olan para
- "Bir iki mecidiyenin arasına sıkışmış bir onluğu ararken arkadan bir araba geliyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
On birimden, on parçadan oluşan
- SALUR
- ...
- PUSLU
-
-
[sıfat]
Puslanmış, pusarık, hafif sisli
- "Bu soğukta gök puslu, yerler beyaz." (Haldun Taner)
-
Üzerinde pus bulunan
-
[sıfat]
Puslanmış, pusarık, hafif sisli
- YOLUK
-
-
[sıfat]
Yolunmuş olan
- "Nuran, yoluk kaşlarını parmaklarıyla düzeltiyordu." (Mahmut Yesari)
-
[sıfat]
Yolunmuş olan
- TUŞLU
- ...