İçinde ltı olan 7 harfli 50 kelime var. İçerisinde LTI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ltı olan kelimeler listesine ya da Sonu ltı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOŞALTI
-
-
[isim]
Boşaltım
-
[isim]
Boşaltım
- HARILTI
-
-
[isim]
Harıldarken çıkan ses
-
[isim]
Harıldarken çıkan ses
- BUNALTI
-
-
[isim]
Sıkıntı, iç sıkıntısı
- "Bütün yazdıklarımızın neticesi bir bunaltı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Sıkıntı, iç sıkıntısı
- PIRILTI
-
-
[isim]
Pırıldayan şeyin yansıttığı ışık
- "Enver Paşa, elinde tuttuğu bir kutuyu açtı ve içinden bütün çöl gecesine akseden bir pırıltı çıktı." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Pırıldayan şeyin yansıttığı ışık
- FISILTI
-
-
[isim]
Fısıldarken çıkan, güçlükle duyulan ses
- "Bahçenin ta nihayetinden birtakım fısıltılar geliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Fısıldarken çıkan, güçlükle duyulan ses
- ALTILIK
-
-
[sıfat]
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş
-
Altı tane alabilen
- "Altılık bir kutu."
-
[sıfat]
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş
- ÇAKILTI
-
-
[isim]
Çakıl taşı vb. kımıldatıldığında çıkan ses
-
[isim]
Çakıl taşı vb. kımıldatıldığında çıkan ses
- PARILTI
-
-
[isim]
Parıldama, göze çarpan parlaklık
- "Bütün gözler onun gittikçe artan parıltısıyla kamaşmış gibiydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Parıldama, göze çarpan parlaklık
- PENALTI
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Futbol ve hentbolda ceza alanı içinde yapılan kural dışı bir hareket sebebiyle yalnız kalecinin koruduğu kaleye ortadan ve tam karşıdan yapılan atış, ceza atışı, ceza vuruşu
- "En tutulmaz penaltıları çeler ama bazen de bakarsın bacak arasından en olmayacak golleri yerdi." (Haldun Taner)
-
Elemeli futbol maçlarının sonrasındaki eşitlik durumlarında takımların birbirlerine üstünlük sağlamaları için rakip kaleye en az beşer kez yaptığı vuruş
-
[isim]
Futbol ve hentbolda ceza alanı içinde yapılan kural dışı bir hareket sebebiyle yalnız kalecinin koruduğu kaleye ortadan ve tam karşıdan yapılan atış, ceza atışı, ceza vuruşu
- VIRILTI
-
-
[isim]
Vırıldama sesi
-
[isim]
Vırıldama sesi
- KÖYALTI
- ...
- GÖZALTI
-
-
[isim]
Birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması, gözetim, nezaret
-
[isim]
Birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması, gözetim, nezaret
- FIŞILTI
-
-
[isim]
Fışırdama sesi
- "... önümdeki denizin fışıltısını duyuyordum." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Fışırdama sesi
- ŞIRILTI
-
-
[isim]
Şırıldayan suyun çıkardığı ses
- "Yüksekten karşıda çağlayanın şırıltısı duyuluyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Şırıldayan suyun çıkardığı ses
- DARALTI
-
-
[isim]
Dar gibi görünme veya olma
-
[isim]
Dar gibi görünme veya olma
- CIVILTI
-
-
[isim]
Kuşların ötüşürken çıkardıkları ses
- "Her tarafından kuşların hoş cıvıltıları taşardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Sesteki canlılık, ateşlilik
- "Sesin cıvıltısı gitmiş, yerine hüzün konmuştu." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Kuşların ötüşürken çıkardıkları ses
- KARALTI
-
-
[isim]
Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim
- "Az sonra, dört atlının karaltısını seçtiler." (Nezihe Araz)
-
Hafif karanlık
-
Leke
-
[isim]
Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim
- ZIRILTI
-
-
[isim]
Zırıldama sesi veya işi
- "Durup dururken zırıltı mı çıkarmalı?" (Memduh Şevket Esendal)
-
Zımbırtı
- "Bırak hırboluğu diyor, çıkar o yenindeki zırıltıyı." (Atilla İlhan)
-
Can sıkan veya hoşa gitmeyen ses çıkaran nesne
- "Elindeki o zırıltıyı bırak."
-
Anlaşmazlık sebebiyle çıkan kavga, geçimsizlik
-
[isim]
Zırıldama sesi veya işi
- ALÇALTI
-
-
[isim]
Yüksekliği az olan alan
-
Küçük düşürme, hor görme, zillet
-
[isim]
Yüksekliği az olan alan
- ALTIŞAR
-
-
[sıfat]
Altı sayısının üleştirme sıfatı, her defasında altısı bir arada olan, her birine altı
-
[sıfat]
Altı sayısının üleştirme sıfatı, her defasında altısı bir arada olan, her birine altı