İçinde ltm olan 10 harfli 17 kelime var. İçerisinde LTM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ltm olan kelimeler listesine ya da sonu ltm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SİVRİLTMEK
-
-
[-i]
Sivri duruma getirmek
- "Biri sırıkların ucunu sivriltiyor, öteki bunları yumuşak toprağa saplıyor."
-
[-i]
Sivri duruma getirmek
- DOĞRULTMAÇ
-
-
[isim, fizik]
İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt; redresör
-
[isim, fizik]
İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt; redresör
- SEYRELTMEK
-
-
[-i]
Seyrek duruma getirmek
-
Bakınız seyrekleştirmek
-
Sıvıyı bir miktar su veya sıvı katarak az yoğun duruma getirmek; inceltmek
-
[-i]
Seyrek duruma getirmek
- DİNCELTMEK
-
-
[-i]
Bakınız dinçleştirmek
-
[-i]
Bakınız dinçleştirmek
- KAYKILTMAK
-
-
[-i]
Kaykılmasını sağlamak, kaykılmasına sebep olmak
-
[-i]
Kaykılmasını sağlamak, kaykılmasına sebep olmak
- YÜKSELTMEK
-
-
[-i]
Yükseğe çıkarmak, yukarıda bir noktaya taşımak; kaldırmak
- "Yastığımızı alçaltsak da yükseltsek de boynumuz ağrır."
-
Güçlendirmek, şiddetlendirmek
-
Yüksek bir düzeye getirmek, geliştirmek; arttırmak
- "Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak."
-
Aşama ve mevki bakımından daha yüksek duruma getirmek
-
[mecaz]
Değerini olduğundan daha çok göstermek
-
[-e, matematik]
Bir sayıyı kendisiyle birkaç kez çarpmak
- "5 sayısını dördüncü kuvvete yükseltmek, 5x5x5x5=625 çarpımını yapmak demektir."
-
[-i]
Yükseğe çıkarmak, yukarıda bir noktaya taşımak; kaldırmak
- ALTMIŞARLI
-
-
[sıfat]
Altmışar altmışar sıralanmış
-
Her biri altmış birimden oluşan
-
[sıfat]
Altmışar altmışar sıralanmış
- DOĞRULTMAN
-
-
[isim, fizik]
Bir nokta veya bir çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey
-
[matematik]
Çizgi oluşturan noktanın veya yüzey oluşturan çizginin yönelmesi gereken doğrultuyu gösteren çizgi veya düzlem
-
[isim, fizik]
Bir nokta veya bir çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey
- DOĞRULTMAK
-
-
[-i]
Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek
- "Aralarında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlıları da vardı."
-
Düzgün duruma getirmek
- "Yanlışları doğrultmak."
-
Bir şeye veya yere doğru yöneltmek
- "Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu."
-
Yön bulmak
- "Karşıki tepeye bakarak yolu doğrultup geldim."
-
Para sağlamak, kazanmak
- "Bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz."
-
[-i]
Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek
- YASSILTMAK
-
-
[-i]
Bakınız yassılaştırmak
-
[-i]
Bakınız yassılaştırmak
- ALTMIŞINCI
-
-
[sıfat]
Altmış sayısının sıra sıfatı, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen
-
[sıfat]
Altmış sayısının sıra sıfatı, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen
- ALTMIŞALTI
-
-
[isim]
Altmış altı sayı almakla kazanılan bir tür iskambil oyunu
- "Hiç kâğıt oyunu oynamazken birkaç aydır altmışaltıya alıştırmışlar, sıra ile yenip duruyorlardı."
-
[isim]
Altmış altı sayı almakla kazanılan bir tür iskambil oyunu
- DÜZELTMECİ
-
-
[sıfat]
Düzeltmecilik yanlısı; ıslahatçı, reformcu, reformist
-
[sıfat]
Düzeltmecilik yanlısı; ıslahatçı, reformcu, reformist
- YANILTMACA
-
-
[isim]
Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme; mugalata
-
Yanıltmaya dayanan davranış, yanıltıcı iş
- "Bu çekilmenin bir yanıltmaca olabileceğini söyleyen komutanlarına katılmadı."
-
[edebiyat]
Çabuk çabuk söylenmesi sırasında karışıklığa, dil dolaşmasına ve anlam değişmesine uğrayan söz grubu; yanıltmaç
- "Güldürücü sözlerin kimisi de bilmece ve yanıltmacalara dayanır."
-
[mantık]
Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılan uslamlama ve çıkarsama; mugalata
-
[isim]
Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme; mugalata
- YANILTMACI
-
-
[isim]
Yanlış yargılamada bulunan kimse
-
[isim]
Yanlış yargılamada bulunan kimse
- YEĞNİLTMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız hafifletmek
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız hafifletmek
- KISALTMALI
-
-
[sıfat]
Kısaltılarak yapılan
-
[sıfat]
Kısaltılarak yapılan