İçinde ltm olan 10 harfli 17 kelime var. İçerisinde LTM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ltm olan kelimeler listesine ya da sonu ltm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SİVRİLTMEK

  1. [-i] Sivri duruma getirmek
    • "Biri sırıkların ucunu sivriltiyor, öteki bunları yumuşak toprağa saplıyor." (Orhan Seyfi Orhon)
DOĞRULTMAÇ

  1. [isim, fizik] İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt; redresör
SEYRELTMEK

  1. [-i] Seyrek duruma getirmek
  2. Bakınız seyrekleştirmek
  3. Sıvıyı bir miktar su veya sıvı katarak az yoğun duruma getirmek; inceltmek
DİNCELTMEK

  1. [-i] Bakınız dinçleştirmek
KAYKILTMAK

  1. [-i] Kaykılmasını sağlamak, kaykılmasına sebep olmak
YÜKSELTMEK

  1. [-i] Yükseğe çıkarmak, yukarıda bir noktaya taşımak; kaldırmak
    • "Yastığımızı alçaltsak da yükseltsek de boynumuz ağrır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Güçlendirmek, şiddetlendirmek
  3. Yüksek bir düzeye getirmek, geliştirmek; arttırmak
    • "Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak." (Halide Edip Adıvar)
  4. Aşama ve mevki bakımından daha yüksek duruma getirmek
  5. [mecaz] Değerini olduğundan daha çok göstermek
  6. [-e, matematik] Bir sayıyı kendisiyle birkaç kez çarpmak
    • "5 sayısını dördüncü kuvvete yükseltmek, 5x5x5x5=625 çarpımını yapmak demektir."
ALTMIŞARLI

  1. [sıfat] Altmışar altmışar sıralanmış
  2. Her biri altmış birimden oluşan
DOĞRULTMAN

  1. [isim, fizik] Bir nokta veya bir çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey
  2. [matematik] Çizgi oluşturan noktanın veya yüzey oluşturan çizginin yönelmesi gereken doğrultuyu gösteren çizgi veya düzlem
DOĞRULTMAK

  1. [-i] Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek
    • "Aralarında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlıları da vardı." (Tarık Buğra)
  2. Düzgün duruma getirmek
    • "Yanlışları doğrultmak."
  3. Bir şeye veya yere doğru yöneltmek
    • "Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu." (İhsan Oktay Anar)
  4. Yön bulmak
    • "Karşıki tepeye bakarak yolu doğrultup geldim."
  5. Para sağlamak, kazanmak
    • "Bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz." (Attilâ İlhan)
YASSILTMAK

  1. [-i] Bakınız yassılaştırmak
ALTMIŞINCI

  1. [sıfat] Altmış sayısının sıra sıfatı, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen
ALTMIŞALTI

  1. [isim] Altmış altı sayı almakla kazanılan bir tür iskambil oyunu
    • "Hiç kâğıt oyunu oynamazken birkaç aydır altmışaltıya alıştırmışlar, sıra ile yenip duruyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)
DÜZELTMECİ

  1. [sıfat] Düzeltmecilik yanlısı; ıslahatçı, reformcu, reformist
YANILTMACA

  1. [isim] Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme; mugalata
  2. Yanıltmaya dayanan davranış, yanıltıcı iş
    • "Bu çekilmenin bir yanıltmaca olabileceğini söyleyen komutanlarına katılmadı." (Nezihe Araz)
  3. [edebiyat] Çabuk çabuk söylenmesi sırasında karışıklığa, dil dolaşmasına ve anlam değişmesine uğrayan söz grubu; yanıltmaç
    • "Güldürücü sözlerin kimisi de bilmece ve yanıltmacalara dayanır." (Metin And)
  4. [mantık] Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılan uslamlama ve çıkarsama; mugalata
YANILTMACI

  1. [isim] Yanlış yargılamada bulunan kimse
YEĞNİLTMEK

  1. [-i, ağızlardan] Bakınız hafifletmek
KISALTMALI

  1. [sıfat] Kısaltılarak yapılan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü