İçinde lt olan 7 harfli 98 kelime var. İçerisinde LT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lt olan kelimeler listesine ya da Sonu lt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALTAYCA
- ...
- VINILTI
-
-
[isim]
Vınlama sesi
- "Vantilatörün vınıltısındaki donukluğun nedeni de aynı şey, işi gücü anlamsız bir değirmen gibi o soğuk loşluğu öğütmek!" (Atilla İlhan)
-
[isim]
Vınlama sesi
- KÖYALTI
- ...
- AYILTMA
-
-
[isim]
Ayıltmak işi
-
[isim]
Ayıltmak işi
- ELTİLİK
-
-
[isim]
Elti olma durumu
-
[isim]
Elti olma durumu
- ALTINCI
-
-
[sıfat]
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen
-
[sıfat]
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen
- EKSİLTİ
-
-
[isim]
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips
-
[isim]
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips
- ALTILIK
-
-
[sıfat]
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş
-
Altı tane alabilen
- "Altılık bir kutu."
-
[sıfat]
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş
- ÇÖKELTİ
-
-
[isim]
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup
-
[isim]
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup
- CİLTEVİ
-
-
[isim]
Cilt işleri yapan dükkân, ciltçi
-
[isim]
Cilt işleri yapan dükkân, ciltçi
- MÜLTECİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sığınmacı
-
[isim]
Sığınmacı
- KÜMÜLTÜ
-
-
[isim]
Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi
-
[isim]
Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi
- BOŞALTI
-
-
[isim]
Boşaltım
-
[isim]
Boşaltım
- İLTİHAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Katılma
- "Ricat yolu üstünde bıraktığımız nöbetçiler birer birer müfrezeye iltihak etti." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Katılma
- YANILTI
-
-
[isim]
Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv
-
[isim]
Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv
- CİLTLİK
-
-
[isim]
Cilt yapmaya yarayan malzeme
-
[sıfat]
Ciltlerden oluşan
- "Üç ciltlik bir şiir antolojisi neşredilmişti." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Cilt yapmaya yarayan malzeme
- AZALTMA
-
-
[isim]
Azaltmak işi
-
[isim]
Azaltmak işi
- VIZILTI
-
-
[isim]
Vızıldama sesi
- "Uçan bir sivrisineğin vızıltısı duyuldu." (Halikarnas Balıkçısı)
-
Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınma, sızlanma
- "Gerçi sabahları gene evde iş görüyor, annesinin vızıltısını dinlemeye mecbur oluyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Vızıldama sesi
- İLTİFAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma
- "Genç kızlar erkeklerin iltifatlarına nasıl karşılık vereceklerini şaşırmışlardı." (Mahmut Yesari)
- "İltifat etti, hatırını sordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
İlgi gösterme, rağbet etme
- "Kime iltifat dozunu artırırsa o gerçekten de bir şeyler olurdu." (Çetin Altan)
- "Akşamki yemeklere iltifat eden çok oldu."
-
Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine veya bir şeye yöneltme
-
Yüzünü çevirerek bakma
-
[isim]
Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma
- BUNALTI
-
-
[isim]
Sıkıntı, iç sıkıntısı
- "Bütün yazdıklarımızın neticesi bir bunaltı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Sıkıntı, iç sıkıntısı