İçinde lt olan 7 harfli 98 kelime var. İçerisinde LT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lt olan kelimeler listesine ya da Sonu lt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALTAYCA
...
VINILTI

  1. [isim] Vınlama sesi
    • "Vantilatörün vınıltısındaki donukluğun nedeni de aynı şey, işi gücü anlamsız bir değirmen gibi o soğuk loşluğu öğütmek!" (Atilla İlhan)

KÖYALTI
...
AYILTMA

  1. [isim] Ayıltmak işi

ELTİLİK

  1. [isim] Elti olma durumu

ALTINCI

  1. [sıfat] Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen

EKSİLTİ

  1. [isim] Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips

ALTILIK

  1. [sıfat] Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş
  2. Altı tane alabilen
    • "Altılık bir kutu."

ÇÖKELTİ

  1. [isim] Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup

CİLTEVİ

  1. [isim] Cilt işleri yapan dükkân, ciltçi

MÜLTECİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sığınmacı

KÜMÜLTÜ

  1. [isim] Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi

BOŞALTI

  1. [isim] Boşaltım

İLTİHAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Katılma
    • "Ricat yolu üstünde bıraktığımız nöbetçiler birer birer müfrezeye iltihak etti." (Falih Rıfkı Atay)

YANILTI

  1. [isim] Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv

CİLTLİK

  1. [isim] Cilt yapmaya yarayan malzeme
  2. [sıfat] Ciltlerden oluşan
    • "Üç ciltlik bir şiir antolojisi neşredilmişti." (Refik Halit Karay)

AZALTMA

  1. [isim] Azaltmak işi

VIZILTI

  1. [isim] Vızıldama sesi
    • "Uçan bir sivrisineğin vızıltısı duyuldu." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınma, sızlanma
    • "Gerçi sabahları gene evde iş görüyor, annesinin vızıltısını dinlemeye mecbur oluyordu." (Halide Edip Adıvar)

İLTİFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma
    • "Genç kızlar erkeklerin iltifatlarına nasıl karşılık vereceklerini şaşırmışlardı." (Mahmut Yesari)
    • "İltifat etti, hatırını sordu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İlgi gösterme, rağbet etme
    • "Kime iltifat dozunu artırırsa o gerçekten de bir şeyler olurdu." (Çetin Altan)
    • "Akşamki yemeklere iltifat eden çok oldu."
  3. Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine veya bir şeye yöneltme
  4. Yüzünü çevirerek bakma

BUNALTI

  1. [isim] Sıkıntı, iç sıkıntısı
    • "Bütün yazdıklarımızın neticesi bir bunaltı." (Yahya Kemal Beyatlı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü