İçinde lme olan 8 harfli 134 kelime var. İçerisinde LME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lme olan kelimeler listesine ya da sonu lme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Lme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E L M
2 Harfli Kelimeler
EL, EM, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İŞİTİLME
-
-
[isim]
İşitilmek işi
-
[isim]
İşitilmek işi
- DEŞİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Deşme işi yapılmak
- "Çıban deşildi."
-
[nesnesiz]
Deşme işi yapılmak
- ÖDETİLME
-
-
[isim]
Ödetilmek işi
-
[isim]
Ödetilmek işi
- EKEBİLME
-
-
[isim]
Ekebilmek işi
-
[isim]
Ekebilmek işi
- SÖVÜLMEK
-
-
[-e]
Sövme işine konu olmak
-
[-e]
Sövme işine konu olmak
- DÜZELMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız düzleşmek
- "Burada toprak basıla basıla düzelmiş."
-
Kötü, bozulmuş bir durumdayken düzenli duruma gelmek
- "Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez."
-
Soğuk ve yağış azalmak
-
Hasta iyileşmek
- "Sen merak etme, yavrucak yakında düzelir."
-
[nesnesiz]
Bakınız düzleşmek
- BÜZÜLMEK
-
-
[nesnesiz]
Büzme işi yapılmak
- "Sağ gözünün kuyruğu çiçek bozuğundan hafifçe büzülmüştü."
-
[-e, mecaz]
Korku, şaşkınlık, soğuk vb. etkenlerle bir kenara sinmek, bir kenara çekilmek
- "Geniş hasırlı sofanın bir kenarına da biz büzülmüştük."
-
[nesnesiz]
Büzme işi yapılmak
- OLABİLME
-
-
[isim]
Olabilmek işi veya durumu
-
[isim]
Olabilmek işi veya durumu
- BİNİLMEK
-
-
[-e]
Binme işi yapılmak
- "Uzun, tenteli, tek atlı muhacir arabalarına binilir."
-
[-e]
Binme işi yapılmak
- YÜCELMEK
-
-
[nesnesiz]
Yüce bir duruma gelmek; yücelenmek
-
[nesnesiz]
Yüce bir duruma gelmek; yücelenmek
- ÇÖKELMEK
-
-
[nesnesiz, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş olan katı bir madde bir ayıracın yardımıyla sıvı dibine çökmek; teressüp etmek
- "Sanırsınız ki bütün kırlara, dağlara, bayırlara gümüş renginde bir galvano vurulmuş, toprağa nur yığarak çökelmiş..."
-
[nesnesiz, kimya]
Bir sıvının içinde erimiş olan katı bir madde bir ayıracın yardımıyla sıvı dibine çökmek; teressüp etmek
- ÖĞÜTÜLME
-
-
[isim]
Öğütülmek işi
-
[isim]
Öğütülmek işi
- BÖLMESİZ
-
-
[sıfat]
Bölme ile ayrılmamış
-
[sıfat]
Bölme ile ayrılmamış
- İNEBİLME
-
-
[isim]
İnebilmek işi
-
[isim]
İnebilmek işi
- ÖPEBİLME
-
-
[isim]
Öpebilmek işi
-
[isim]
Öpebilmek işi
- ÇİTİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Çitme işine konu olmak
- "En başta Demircioğlu, arkasından Darı Değmez, velhasıl birbirine zincirle çitilmiş."
-
[nesnesiz]
Çitme işine konu olmak
- UÇABİLME
-
-
[isim]
Uçabilmek işi
-
[isim]
Uçabilmek işi
- DERİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Derme işine konu olmak
- "Gider oldum, el başıma derildi"
-
[nesnesiz]
Derme işine konu olmak
- KESİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Kesme işi yapılmak; katolunmak
-
Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
- "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara."
-
Gibi olmak, benzemek, dönmek
- "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş."
-
Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
-
Sona ermek
- "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi."
-
Akmamak
- "Su kesilmek."
-
Akım gelmez olmak
- "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?"
-
Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
- "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi."
-
Son veya aralık verilmek
- "Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor?"
-
Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
- "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim."
-
Tutulmak, kapatılmak
-
Bakınız makaslanmak
-
Bakınız durmak
- "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi."
-
[-den]
Yoksun kalmak
- "Çocuk yiyip içmeden kesildi."
-
Sünnet olmak
- "Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü."
-
[argo]
Çok beğenmek, çok hoşlanmak
-
[nesnesiz]
Kesme işi yapılmak; katolunmak
- GİDİLMEK
-
-
[-e]
Gitme işi yapılmak
- "Çarşamba günleri okulla sinemaya gidilirdi. Oraya çocuğu götürürdüm."
-
[-e]
Gitme işi yapılmak