İçinde lme olan 8 harfli 134 kelime var. İçerisinde LME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lme olan kelimeler listesine ya da sonu lme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E L M

2 Harfli Kelimeler

EL, EM, LE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İŞİTİLME

  1. [isim] İşitilmek işi
DEŞİLMEK

  1. [nesnesiz] Deşme işi yapılmak
    • "Çıban deşildi."
ÖDETİLME

  1. [isim] Ödetilmek işi
EKEBİLME

  1. [isim] Ekebilmek işi
SÖVÜLMEK

  1. [-e] Sövme işine konu olmak
DÜZELMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız düzleşmek
    • "Burada toprak basıla basıla düzelmiş."
  2. Kötü, bozulmuş bir durumdayken düzenli duruma gelmek
    • "Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez." (Çetin Altan)
  3. Soğuk ve yağış azalmak
  4. Hasta iyileşmek
    • "Sen merak etme, yavrucak yakında düzelir." (Halikarnas Balıkçısı)
BÜZÜLMEK

  1. [nesnesiz] Büzme işi yapılmak
    • "Sağ gözünün kuyruğu çiçek bozuğundan hafifçe büzülmüştü." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [-e, mecaz] Korku, şaşkınlık, soğuk vb. etkenlerle bir kenara sinmek, bir kenara çekilmek
    • "Geniş hasırlı sofanın bir kenarına da biz büzülmüştük." (Falih Rıfkı Atay)
OLABİLME

  1. [isim] Olabilmek işi veya durumu
BİNİLMEK

  1. [-e] Binme işi yapılmak
    • "Uzun, tenteli, tek atlı muhacir arabalarına binilir." (Refik Halit Karay)
YÜCELMEK

  1. [nesnesiz] Yüce bir duruma gelmek; yücelenmek
ÇÖKELMEK

  1. [nesnesiz, kimya] Bir sıvının içinde erimiş olan katı bir madde bir ayıracın yardımıyla sıvı dibine çökmek; teressüp etmek
    • "Sanırsınız ki bütün kırlara, dağlara, bayırlara gümüş renginde bir galvano vurulmuş, toprağa nur yığarak çökelmiş..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ÖĞÜTÜLME

  1. [isim] Öğütülmek işi
BÖLMESİZ

  1. [sıfat] Bölme ile ayrılmamış
İNEBİLME

  1. [isim] İnebilmek işi
ÖPEBİLME

  1. [isim] Öpebilmek işi
ÇİTİLMEK

  1. [nesnesiz] Çitme işine konu olmak
    • "En başta Demircioğlu, arkasından Darı Değmez, velhasıl birbirine zincirle çitilmiş." (Hüseyin Bayaz)
UÇABİLME

  1. [isim] Uçabilmek işi
DERİLMEK

  1. [nesnesiz] Derme işine konu olmak
    • "Gider oldum, el başıma derildi" (Halk türküsü)
KESİLMEK

  1. [nesnesiz] Kesme işi yapılmak; katolunmak
  2. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
    • "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara." (Necati Cumalı)
  3. Gibi olmak, benzemek, dönmek
    • "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
  5. Sona ermek
    • "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  6. Akmamak
    • "Su kesilmek."
  7. Akım gelmez olmak
    • "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?" (Reşat Nuri Güntekin)
  8. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
    • "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  9. Son veya aralık verilmek
    • "Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor?" (Ayla Kutlu)
  10. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
    • "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim." (Aka Gündüz)
  11. Tutulmak, kapatılmak
  12. Bakınız makaslanmak
  13. Bakınız durmak
    • "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi." (Peyami Safa)
  14. [-den] Yoksun kalmak
    • "Çocuk yiyip içmeden kesildi." (Reşat Nuri Güntekin)
  15. Sünnet olmak
    • "Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü." (Muzaffer İzgü)
  16. [argo] Çok beğenmek, çok hoşlanmak
GİDİLMEK

  1. [-e] Gitme işi yapılmak
    • "Çarşamba günleri okulla sinemaya gidilirdi. Oraya çocuğu götürürdüm." (Ayla Kutlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü