İçinde lmak olan 9 harfli 74 kelime var. İçerisinde LMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lmak olan kelimeler listesine ya da sonu lmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L M

3 Harfli Kelimeler

KAL, KAM, LAK, LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIRPILMAK

  1. [nesnesiz] Kırpma işi yapılmak
    • "O romanlarda kırpılan, atılan yerler var mıdır?" (Adalet Ağaoğlu)
İNANILMAK

  1. [-e] İnanma işi yapılmak
BURKULMAK

  1. [nesnesiz] Burkma işine konu olmak
    • "Kadınlar korktular, ayaklarında mutfak takunyaları burkularak bahçeye koştular." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Kol, parmak veya bilek zorlama sonucunda incinmek
  3. [mecaz] Üzüntü duymak
    • "Birinin hiç tanımadığım çocuğunun, bir gencin öldüğünü söylediler mi, içim burkulur." (Nurullah Ataç)
OTURULMAK

  1. [nesnesiz] Oturma işi yapılmak
KIVRILMAK

  1. [nesnesiz] Eğrilip bükülmek
  2. Kıvrık bir duruma gelmek
  3. Yuvarlak bir biçim almak
  4. Dar bir yere büzülerek yatmak
    • "Bulunduğum yerde kıvrılıp yatmanın bir kolayını arıyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Dönmek, sapmak
    • "Ben onu görmemişçesine, gözlerimi ileriye dikerek yan yola kıvrıldım." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  6. Katlanmak, bükülmek
    • "Annem şişe çekerken kıvrılmış gazete kâğıdıyla yaptığı küçük alevli ısıtıcıları tenimize düşürür, yakardı." (Ayla Kutlu)
  7. Yol dönemeçli, virajlı olmak
OKUNULMAK

  1. [nesnesiz] Okuma işi yapılmak; okunmak
    • "Karanlıkta okunulmaz."
DEVROLMAK

Kelime Kökeni: Arapça devr + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bakınız devredilmek
UNUTULMAK

  1. [nesnesiz] Unutma işine konu olmak
    • "Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır." (Atatürk)
KAYBOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ġayb + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bakınız yitmek
    • "Kız kaybolduktan sonra aklına geldi babası olduğu." (Ahmet Ümit)
  2. Görünür olmaktan çıkmak, görünmez olmak
    • "Bir müddet sonra her ikisi de büyük antreden çıkıp kaybolurlar." (Ahmet Muhip Dıranas)
HALLOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ḥall + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Çözümlenmek, sonuçlanmak
    • "Göreceksin, her şey hallolacak..." (Oğuz Özdeş)
  2. Bir sıvı içinde erimek
ŞAKKOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça şaḳḳ + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz, eskimiş] Yarılmak, ikiye ayrılmak, parçalanmak
TARTILMAK

  1. [nesnesiz] Tartma işi yapılmak veya tartma işine konu olmak; çekilmek
  2. Kendini tartmak
BUYRULMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız emredilmek
    • "Bütün yurtta bayram yapılması buyrulmuştu." (Adalet Ağaoğlu)
ÇIRPILMAK

  1. [nesnesiz] Çırpma işine konu olmak
USANILMAK

  1. [-den] Usanma işi yapılmak
    • "Bir ay önce eski ve bol giysileri içinde miskin yürüyen, hayattan bıkmış adımlarla usanılmış yollarda sendeleyen depo askerlerini Şam’da görmeliydiniz!" (Falih Rıfkı Atay)
SIRROLMAK

Kelime Kökeni: Arapça sirr + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Bir şey veya kimse akılalmaz bir biçimde ortadan yok olmak
    • "Bu peri daima çamlığın içine kaçıyor, orada sırroluyor." (Ömer Seyfettin)
YONTULMAK

  1. [nesnesiz] Yontma işi yapılmak veya yontma işine konu olmak; yonulmak
    • "Taşın nasıl yontulacağını gösterdin, unuttun mu?" (Nâzım Hikmet)
  2. [mecaz] İnsan kabalıktan, görgüsüzlükten kurtularak toplum törelerine göre davranır duruma gelmek
    • "Efendim, yontulmamış adamlar, hani dört yaşındaki çocuktan berbat..." (Reşat Nuri Güntekin)
ACINILMAK

  1. [-e] Acınma işine konu olmak
    • "Geceyi düşündü ve kimi karanlık kalmış yerleri çözemeyince pek de acınılır saydı kendini." (Necati Tosuner)
KAHROLMAK

Kelime Kökeni: Arapça ḳahr + Türkçe olmak

  1. [nesnesiz] Çok üzülmek; içlenmek
ÇARPILMAK

  1. [nesnesiz] Çarpma işine konu olmak
    • "Edepsiz herif en şiddetli ceza hangisi ise ona çarpılacaktır." (Etem İzzet Benice)
  2. [-e] Çarpık duruma gelmek
    • "Yüzü acıyla çarpılmış, bana doğru dönmeye çalışıyor." (Ahmet Ümit)
  3. [-e] Bakınız uğramak
  4. [mecaz] Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak
  5. [mecaz] Bakınız aldatılmak
  6. [mecaz] Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek
    • "Bir bakış, bir gülüşle çarpılmak işten değil." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  7. [argo] Bir şeye ederinden fazla para ödemek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü