İçinde lla olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde LLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lla olan kelimeler listesine ya da sonu lla ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L L

3 Harfli Kelimeler

LAL

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TELLAL

Kelime Kökeni: Arapça dellāl

  1. [isim] Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse; çağırtmaç
    • "Annemin çeyizlik eşyasını hamallarla tellallar çarşısına gönderdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Satışlarda aracılık eden kimse
TELLAK

Kelime Kökeni: Arapça tellāk

  1. [isim] Hamamda hizmet eden ve erkek müşterileri yıkayan erkek
FELLAH

Kelime Kökeni: Arapça fellāḥ

  1. [isim, eskimiş] Mısır köylüsü
    • "Bir Mısır turnesinde zengin bir fellah kendisine tutulmuş, nikâhla almıştı." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız çiftçi
İLLAKİ

Kelime Kökeni: Arapça illā + Farsça ki

  1. [zarf] Bakınız illa
YALLAH

Kelime Kökeni: Arapça yā + Allāh

  1. [ünlem] "Haydi, yürü, kalk, git" anlamlarında kullanılan bir söz
    • "Millet, muharebenin başladığını, Gazi'nin Sivas'a geldiğini duyar duymaz yallah demiş, Salihli'ye gitmiş." (Aka Gündüz)
MUALLA

Kelime Kökeni: Arapça muʿallā

  1. [sıfat, eskimiş] Yüksek, yüce
GÜLLAÇ

  1. [isim] Nişastadan yapılan, çok ince kuru yufka
  2. Bu yufkadan hazırlanan tatlı
    • "Bir ramazan güllacı yemiştim muhallebicinin birinde, ne güzeldi!" (Nazlı Eray)
  3. Kolayca yutulamayan, tadı hoş olmayan toz durumundaki bazı ilaçların içine konuldukları, nişastadan küçük kap
CELLAT

Kelime Kökeni: Arapça cellād

  1. [isim] Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse
    • "İçlerinden biri atından inerek celladın burnuna kapı gibi bir fermanı dayadı." (İhsan Oktay Anar)
  2. [sıfat, mecaz] Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen
KULLAP

Kelime Kökeni: Arapça ḳullāb

  1. [isim, eskimiş] İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
  2. Bir tür menteşe
ŞALLAK

  1. [sıfat] Bakınız çıplak
  2. [isim, ağızlardan] Giyimine özen göstermeyen kimse
HALLAÇ

Kelime Kökeni: Arapça ḥallāc

  1. [isim] Yünü, pamuğu yay veya tokmak gibi bir araçla kabartma, ditme işini yapan kimse; atımcı
    • "Doktor, hallacın yanına vardı. Nabzını tuttu." (Sait Faik Abasıyanık)
ALLAME

Kelime Kökeni: Arapça ʿallāme

  1. [sıfat] Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili
    • "Tarihî zihniyet taşımak için tarihçi olmak şart değildir. İlmî düşünebilmek için allame olmak şart olmadığı gibi." (Sabahattin Eyüboğlu)
ALLAMA

  1. [isim] Allamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü