İçinde lla olan 6 harfli 13 kelime var. İçerisinde LLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lla olan kelimeler listesine ya da sonu lla ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Lla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
LAL
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TELLAL
-
Kelime Kökeni: Arapça dellāl
-
[isim]
Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse; çağırtmaç
- "Annemin çeyizlik eşyasını hamallarla tellallar çarşısına gönderdi."
-
Satışlarda aracılık eden kimse
-
[isim]
Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse; çağırtmaç
- TELLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça tellāk
-
[isim]
Hamamda hizmet eden ve erkek müşterileri yıkayan erkek
-
[isim]
Hamamda hizmet eden ve erkek müşterileri yıkayan erkek
- FELLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça fellāḥ
-
[isim, eskimiş]
Mısır köylüsü
- "Bir Mısır turnesinde zengin bir fellah kendisine tutulmuş, nikâhla almıştı."
-
Bakınız çiftçi
-
[isim, eskimiş]
Mısır köylüsü
- İLLAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça illā + Farsça ki
-
[zarf]
Bakınız illa
-
[zarf]
Bakınız illa
- YALLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça yā + Allāh
-
[ünlem]
"Haydi, yürü, kalk, git" anlamlarında kullanılan bir söz
- "Millet, muharebenin başladığını, Gazi'nin Sivas'a geldiğini duyar duymaz yallah demiş, Salihli'ye gitmiş."
-
[ünlem]
"Haydi, yürü, kalk, git" anlamlarında kullanılan bir söz
- MUALLA
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿallā
-
[sıfat, eskimiş]
Yüksek, yüce
-
[sıfat, eskimiş]
Yüksek, yüce
- GÜLLAÇ
-
-
[isim]
Nişastadan yapılan, çok ince kuru yufka
-
Bu yufkadan hazırlanan tatlı
- "Bir ramazan güllacı yemiştim muhallebicinin birinde, ne güzeldi!"
-
Kolayca yutulamayan, tadı hoş olmayan toz durumundaki bazı ilaçların içine konuldukları, nişastadan küçük kap
-
[isim]
Nişastadan yapılan, çok ince kuru yufka
- CELLAT
-
Kelime Kökeni: Arapça cellād
-
[isim]
Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse
- "İçlerinden biri atından inerek celladın burnuna kapı gibi bir fermanı dayadı."
-
[sıfat, mecaz]
Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen
-
[isim]
Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse
- KULLAP
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳullāb
-
[isim, eskimiş]
İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
-
Bir tür menteşe
-
[isim, eskimiş]
İplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
- ŞALLAK
-
-
[sıfat]
Bakınız çıplak
-
[isim, ağızlardan]
Giyimine özen göstermeyen kimse
-
[sıfat]
Bakınız çıplak
- HALLAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥallāc
-
[isim]
Yünü, pamuğu yay veya tokmak gibi bir araçla kabartma, ditme işini yapan kimse; atımcı
- "Doktor, hallacın yanına vardı. Nabzını tuttu."
-
[isim]
Yünü, pamuğu yay veya tokmak gibi bir araçla kabartma, ditme işini yapan kimse; atımcı
- ALLAME
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿallāme
-
[sıfat]
Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili
- "Tarihî zihniyet taşımak için tarihçi olmak şart değildir. İlmî düşünebilmek için allame olmak şart olmadığı gibi."
-
[sıfat]
Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili
- ALLAMA
-
-
[isim]
Allamak işi
-
[isim]
Allamak işi