İçinde ll olan 8 harfli 254 kelime var. İçerisinde LL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ll olan kelimeler listesine ya da sonu ll ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇULLAMAK

  1. [-i] Hayvana çul örtmek
  2. [-e] Fırtınalı denizde dalgalar güverteye su atmak
TEBELLÜĞ

Kelime Kökeni: Arapça tebelluġ

  1. [isim] Bildirimi alma
MODELLİK

  1. [isim] Modelin işi veya mesleği
SEFİLLİK

  1. [isim] Bakınız yoksulluk
  2. Adi ve bayağı olma durumu
ÇİLLENME

  1. [isim] Çillenmek işi
    • "… kalın bir örtü örtülerek rutubetli bir ortam oluşturulmakta ve bir veya iki gün içerisinde tohumların çillenmesi sağlanmaktadır." (Zeynel Özlü)
KULLANAT

  1. [sıfat] Bir kez kullanılmaya uygun olan, bir kez kullanılıp atılan
NALLANMA

  1. [isim] Nallanmak işi
HALLENME

  1. [isim] Hâllenmek işi
İKİTELLİ

  1. [isim] İki teli olan saz
ELLETMEK

  1. [-i] Elleme işini yaptırmak
MÜSELLİM

Kelime Kökeni: Arapça musellim

  1. [isim, tarih] Osmanlı Devleti'nde eyalet ve sancakta yönetimi elinde bulunduran kişi
NİTELLİK

  1. [isim] Nitel olma durumu
HEYKELLİ

  1. [sıfat] Heykeli olan
    • "Geniş ve otomobil dolu caddeler, heykelli meydanlar..." (Ömer Seyfettin)
BELLİSİZ

  1. [sıfat] Belli olmayan, bilinemeyen
    • "Ne kumaştan olduğu bellisiz murdar birer entari..." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
KULLANIŞ

  1. [isim] Kullanmak işi
    • "Dili algılayışı, dili kullanışı, düşünce sistemi, yargılaması, usa vurması hep kendine has." (Nezihe Meriç)
SALLAMAK

  1. [-i] Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek; sallayıvermek, ırgamak
    • "Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bakınız sarsmak
  3. [mecaz] Beklenmedik bir başarı kazanmak
    • "Seçimlerde Ankara'yı salladı."
  4. [mecaz] Uydurmak, kafadan atmak
  5. [mecaz] Zor durumda bırakmak
  6. [argo] Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak
    • "Ev sahibinin gözünü boyarım, kalan borcu bir müddet daha sallarım diyordu." (Sermet Muhtar Alus)
  7. [nesnesiz, argo] Vurmak, atmak
    • "Sokaktan geçen bir adam, bunları ayırdı, ikisine birer tokat salladı..." (Memduh Şevket Esendal)
TÜLLENME

  1. [isim] Tüllenmek işi
BESBELLİ

  1. [zarf] Açık bir biçimde
    • "Açlığını kim duyar eğri ovaların, yanık dağların / Ölülerin duymadığı besbelli" (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
  2. Anlaşıldığına göre, anlaşılıyor ki
    • "Bu sonsuzluğun içinde işte besbelli sen de kendini kaybederek apışıp kalmışsın." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
OTÇULLUK

  1. [isim] Bakınız otoburluk
SALLATMA

  1. [isim] Sallatmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü