İçinde lk olan 9 harfli 35 kelime var. İçerisinde LK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lk olan kelimeler listesine ya da sonu lk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜLKİYELİ

  1. [isim] Siyasal Bilgiler Okulu Fakültesi öğrencisi veya bu okulu bitirmiş kişi
  2. Mülkiye Mektebi öğrencisi veya mezunu
SİLKELEME

  1. [isim] Silkelemek işi
SİLKTİRME

  1. [isim] Silktirmek işi
ALKOLLEME

  1. [isim] Alkollü duruma getirmek
KALKIŞMAK

  1. [-e] Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek
    • "Maziyi bilmek, sevmek ve hatırlamak başka, onu tekrar diriltmeye kalkışmak yine başkadır." (Mehmet Kaplan)
  2. Yersiz bir işi yapmaya kalkmak
    • "Bunu haber alınca zavallı intihara kalkışmış." (Aka Gündüz)
  3. Bakınız başkaldırmak
FİLKULAĞI

  1. [isim, bitki bilimi] Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium)
  2. Pazarlarda satılan bir sünger türü
SİLKİLMEK

  1. [nesnesiz] Silkme işi yapılmak
BELKEMİĞİ

  1. [isim, mecaz] Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölüm; omurga
    • "Belkemiği Anadolu Türklüğü olan bir millî devlet kurmalıyız." (Atatürk)
KÜLKEDİSİ

  1. [sıfat, mecaz] Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse)
  2. Uyuşuk, miskin (kimse)
  3. Sakin, yumuşak, uyumlu
    • "Dünkü kaplan, bir külkedisi yumuşaklığı ile göğsüme yaslandı." (Aka Gündüz)
  4. Pasaklı, görgüsüz (kadın)
    • "O kibar adam bu külkedisine tenezzül eder mi hiç." (Ercüment Ekrem Talu)
KALKERSİZ

  1. [sıfat] Birleşiminde kireç taşı bulunmayan
ÇALKATMAK

  1. [-e, -i] Bakınız çalkalatmak
İLKELEŞME

  1. [isim] İlkeleşmek işi
KALKANCIK

  1. [isim, biyoloji] Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça
BALKÖPÜĞÜ

  1. [isim] Bakınız krem rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Adile … mavi ipek mendilin köşesine kuş motifi kondururken balköpüğü saçlarından narin bir tutamını kesip kan rengi ibrişimle bağlarken nefes alıp verişini duydu." (Zehra Aygül)
  3. Bakınız bal karıncası
    • "Balköpüğü karıncaları normal işçilerden farklıdırlar; kursaklarını balla doldururlar, kursakları esnektir ve içlerini kıpırdayamayacak kadar doldururlar." (İbrahim Sarı)
HALKÇILIK

  1. [isim] Bireyler arasında hiçbir hak ayrılığı görmeme, topluluk içinde hiçbir ayrıcalık kabul etmeme görüş ve tutumu; popülizm
    • "Hoyratlığı ve zevksizliği şiar edinen bir halkçılık gerçek halkçılık olamaz." (Haldun Taner)
  2. XX. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkan, yoksul halkın yaşayışı ve duyguları üzerinde duran bir edebiyat çığırı; popülizm
ALKIŞLAMA

  1. [isim] Alkışlamak işi
    • "Onlar da ilk defa candan alkışlamanın o güzel tadını tadıyorlardı." (Tarık Buğra)
KILKUYRUK

  1. [isim, hayvan bilimi] Ördekgillerden, uzunluğu 55-65 santimetre, kuyruğu sivri, tüyleri ak yeşil karışık, gagası, ayakları mavi bir tür kuş (Anas acuta)
SİLKİNMEK

  1. [nesnesiz] Üstünü silkmek
  2. Ani bir hareketle, korkuyla vücudu sarsılmak; silkelenmek
    • "Kadın birden silkinerek gözlerini açıyor, hemen baş ucunda Seyfi'yi görünce şaşırıyor." (Esat Mahmut Karakurt)
  3. [-den, mecaz] Bir şeyi üstünden atmak, ondan kurtulmak
BALKANLIK

  1. [sıfat] Sıradağlarla kaplı olan (yer)
    • "Yanya’nın batı arazisi dağlık ve balkanlık olduğundan köyler az ve ıssızdır." (Necdet Sakaoğlu)
ÇALKALAMA

  1. [isim] Çalkalamak işi; çalkama
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü