İçinde lk olan 9 harfli 35 kelime var. İçerisinde LK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lk olan kelimeler listesine ya da sonu lk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜLKİYELİ
-
-
[isim]
Siyasal Bilgiler Okulu Fakültesi öğrencisi veya bu okulu bitirmiş kişi
-
Mülkiye Mektebi öğrencisi veya mezunu
-
[isim]
Siyasal Bilgiler Okulu Fakültesi öğrencisi veya bu okulu bitirmiş kişi
- SİLKELEME
-
-
[isim]
Silkelemek işi
-
[isim]
Silkelemek işi
- SİLKTİRME
-
-
[isim]
Silktirmek işi
-
[isim]
Silktirmek işi
- ALKOLLEME
-
-
[isim]
Alkollü duruma getirmek
-
[isim]
Alkollü duruma getirmek
- KALKIŞMAK
-
-
[-e]
Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek
- "Maziyi bilmek, sevmek ve hatırlamak başka, onu tekrar diriltmeye kalkışmak yine başkadır."
-
Yersiz bir işi yapmaya kalkmak
- "Bunu haber alınca zavallı intihara kalkışmış."
-
Bakınız başkaldırmak
-
[-e]
Yetenek, imkân ve gücü aşan bir işe girişmek
- FİLKULAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium)
-
Pazarlarda satılan bir sünger türü
-
[isim, bitki bilimi]
Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium)
- SİLKİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Silkme işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Silkme işi yapılmak
- BELKEMİĞİ
-
-
[isim, mecaz]
Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölüm; omurga
- "Belkemiği Anadolu Türklüğü olan bir millî devlet kurmalıyız."
-
[isim, mecaz]
Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölüm; omurga
- KÜLKEDİSİ
-
-
[sıfat, mecaz]
Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse)
-
Uyuşuk, miskin (kimse)
-
Sakin, yumuşak, uyumlu
- "Dünkü kaplan, bir külkedisi yumuşaklığı ile göğsüme yaslandı."
-
Pasaklı, görgüsüz (kadın)
- "O kibar adam bu külkedisine tenezzül eder mi hiç."
-
[sıfat, mecaz]
Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse)
- KALKERSİZ
-
-
[sıfat]
Birleşiminde kireç taşı bulunmayan
-
[sıfat]
Birleşiminde kireç taşı bulunmayan
- ÇALKATMAK
-
-
[-e, -i]
Bakınız çalkalatmak
-
[-e, -i]
Bakınız çalkalatmak
- İLKELEŞME
-
-
[isim]
İlkeleşmek işi
-
[isim]
İlkeleşmek işi
- KALKANCIK
-
-
[isim, biyoloji]
Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça
-
[isim, biyoloji]
Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça
- BALKÖPÜĞÜ
-
-
[isim]
Bakınız krem rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Adile … mavi ipek mendilin köşesine kuş motifi kondururken balköpüğü saçlarından narin bir tutamını kesip kan rengi ibrişimle bağlarken nefes alıp verişini duydu."
-
Bakınız bal karıncası
- "Balköpüğü karıncaları normal işçilerden farklıdırlar; kursaklarını balla doldururlar, kursakları esnektir ve içlerini kıpırdayamayacak kadar doldururlar."
-
[isim]
Bakınız krem rengi
- HALKÇILIK
-
-
[isim]
Bireyler arasında hiçbir hak ayrılığı görmeme, topluluk içinde hiçbir ayrıcalık kabul etmeme görüş ve tutumu; popülizm
- "Hoyratlığı ve zevksizliği şiar edinen bir halkçılık gerçek halkçılık olamaz."
-
XX. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkan, yoksul halkın yaşayışı ve duyguları üzerinde duran bir edebiyat çığırı; popülizm
-
[isim]
Bireyler arasında hiçbir hak ayrılığı görmeme, topluluk içinde hiçbir ayrıcalık kabul etmeme görüş ve tutumu; popülizm
- ALKIŞLAMA
-
-
[isim]
Alkışlamak işi
- "Onlar da ilk defa candan alkışlamanın o güzel tadını tadıyorlardı."
-
[isim]
Alkışlamak işi
- KILKUYRUK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Ördekgillerden, uzunluğu 55-65 santimetre, kuyruğu sivri, tüyleri ak yeşil karışık, gagası, ayakları mavi bir tür kuş (Anas acuta)
-
[isim, hayvan bilimi]
Ördekgillerden, uzunluğu 55-65 santimetre, kuyruğu sivri, tüyleri ak yeşil karışık, gagası, ayakları mavi bir tür kuş (Anas acuta)
- SİLKİNMEK
-
-
[nesnesiz]
Üstünü silkmek
-
Ani bir hareketle, korkuyla vücudu sarsılmak; silkelenmek
- "Kadın birden silkinerek gözlerini açıyor, hemen baş ucunda Seyfi'yi görünce şaşırıyor."
-
[-den, mecaz]
Bir şeyi üstünden atmak, ondan kurtulmak
-
[nesnesiz]
Üstünü silkmek
- BALKANLIK
-
-
[sıfat]
Sıradağlarla kaplı olan (yer)
- "Yanya’nın batı arazisi dağlık ve balkanlık olduğundan köyler az ve ıssızdır."
-
[sıfat]
Sıradağlarla kaplı olan (yer)
- ÇALKALAMA
-
-
[isim]
Çalkalamak işi; çalkama
-
[isim]
Çalkalamak işi; çalkama