İçinde li olan 7 harfli 822 kelime var. İçerisinde Lİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında li olan kelimeler listesine ya da sonu li ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Li Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
L İ
2 Harfli Kelimeler
İL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ASİLLİK
-
-
[isim]
Bakınız soyluluk
- "Etrafında sade çirkinlik, fakirlik, sefalet gören bir adam iken birdenbire insana layık birtakım asil zevk ve saadetlerin bulunduğunu duydun ve insan ruhunun asilliğini anladın."
-
[isim]
Bakınız soyluluk
- ÇELİKSİ
-
-
[sıfat]
Çeliğe benzeyen, çeliği andıran, çelik gibi
-
[sıfat]
Çeliğe benzeyen, çeliği andıran, çelik gibi
- LADESLİ
-
-
[sıfat]
Lades oyunu oynayan
-
[sıfat]
Lades oyunu oynayan
- ŞEMSELİ
-
-
[sıfat]
Şemsesi olan
- "Genç kalfa, altları iyice çukurlaşmış gözleriyle, mor kadife üzerine yaldız tek şemseli lale mecmuasına baktı ve sahifelerini ağır ağır çevirmeye başladı."
-
[sıfat]
Şemsesi olan
- KÖLELİK
-
-
[isim]
Köle olma durumu
-
Bakınız kulluk (I)
-
[isim]
Köle olma durumu
- EŞİTLİK
-
-
[isim]
İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu; müsavilik, uygunluk, müsavat, muadelet
- "Böyle bir eşitlik, ehliyeti olan herkesin en yüksek makamlara çıkabilmesi demek."
-
Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu
-
[toplum bilimi]
Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu
- "Bunlar, eşitlikten yana olduklarını söyleseler de yaptıkları işler hep kendi ipliklerini boyamaya dayanır."
-
[isim]
İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu; müsavilik, uygunluk, müsavat, muadelet
- MAHALLİ
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥallī
-
[sıfat]
Bakınız yöresel
- "Bu arada bizim diyalekt dediğimiz mahallî sözleri umumi lügate aktarmak da kabildir."
-
[sıfat]
Bakınız yöresel
- VERİMLİ
-
-
[sıfat]
Verimi iyi ve bol olan; bitek, vergili, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr, velut
- "Verimli toprak."
-
Kendisinden beklenen sonucu veren; semereli
- "Dediğim gibi, yine de verimli olarak tartışılabilir."
-
Çok eser ortaya koyan; velut
- "Sonra, sahiden verimli bir de kalemi var!"
-
[sıfat]
Verimi iyi ve bol olan; bitek, vergili, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr, velut
- TALİMLİ
-
-
[sıfat]
Talim görmüş, eğitilmiş
- "Gözlerim ona dikilmiş talimli bir fino köpeği gibi büzülüp otururdum."
-
Alışık, bir işi çok yapmaktan dolayı eli yatkın duruma gelmiş olan
-
[sıfat]
Talim görmüş, eğitilmiş
- ABESLİK
-
-
[isim]
Abes olma durumu
- "Gerisini söylersem böyle insanlar oldukça, hayat sürmenin abesliğine, iğrençliğine hükmedeceğiniz gelir."
-
[isim]
Abes olma durumu
- KOLEJLİ
-
-
[isim]
Kolej öğrencisi
-
[isim]
Kolej öğrencisi
- CELALLİ
-
-
[sıfat]
Sert ve öfkeli (kimse)
- "İyi ve memnun zamanlarında ne kadar nazikse sıkıldığı, kızdığı vakit de o kadar celalli ve kaba olurdu."
-
Bakınız coşkun
- "Bir vakitler kükreyip taşan celalli bir nehirmiş."
-
Hırçın olan
- "Öyle sert ve celalli bir ruh taşıyor ki gölgesinin geçtiği yerde insanlar iki saf."
-
[sıfat]
Sert ve öfkeli (kimse)
- ÇEYİZLİ
-
-
[sıfat]
Çeyizi olan
- "Zahide el oğluna telli duvaklı, davullu zurnalı, çeyizli kınalı at üstünde gelin oldu."
-
[sıfat]
Çeyizi olan
- SALİHLİ
-
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
- RÖLİKER
-
Kelime Kökeni: Fransızca reliquary
-
[isim]
Röliklerin saklandığı veya korunduğu cam, metal, mermer, ahşap vb. malzemeden yapılmış özel kutu
-
[isim]
Röliklerin saklandığı veya korunduğu cam, metal, mermer, ahşap vb. malzemeden yapılmış özel kutu
- RALLİCİ
-
-
[isim]
Ralliye katılan yarışmacı
-
[isim]
Ralliye katılan yarışmacı
- ETENELİ
-
-
[sıfat]
Etenesi olan
-
[sıfat]
Etenesi olan
- KÖPEKLİ
-
-
[sıfat]
Köpeği olan
-
[sıfat]
Köpeği olan
- ZEHİRLİ
-
-
[sıfat]
Zehri olan; ağılı, toksik
- "Gösterip sivri uzun dişlerini bir daha / Bir zehirli ok gibi attı bana kahkaha"
-
[mecaz]
Zararlı olan (duygu, düşünce vb.)
- "Seni kumar oynamaman için bu odaya hapsettik, yine eski zehirli hayallerine saplanmanı istemedik ya!.."
-
[sıfat]
Zehri olan; ağılı, toksik
- İNGİLİZ
-
Kelime Kökeni: İtalyanca inglese
-
[isim]
İngiltere’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
İngiltere’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse