İçinde lemek olan 10 harfli 200 kelime var. İçerisinde LEMEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lemek olan kelimeler listesine ya da sonu lemek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Lemek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E K L M
5 Harfli Kelimeler
EKLEM, ELMEK, KELEM, MELEK
4 Harfli Kelimeler
EKME, ELEK, ELEM, EMEK, EMEL, KELE, KEME, LEKE, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, ELK, KEL, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, EM, KE, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜRGÜLEMEK
-
-
[-i]
Sürgü sürerek kapamak
-
Sürgü ile bastırarak düzeltmek
-
[-i]
Sürgü sürerek kapamak
- SÜNGÜLEMEK
-
-
[-i]
Süngü batırmak
- "Üç yerinden süngüleyip yere serdikleri delikanlının başını taşla ezmediler mi?"
-
Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak
-
[-i]
Süngü batırmak
- DESENLEMEK
-
-
[-i]
Desen yaparak çizmek
-
[-i]
Desen yaparak çizmek
- LİSTELEMEK
-
-
[-i]
Liste durumuna getirmek
- "Bu kadar çok sınıfı listelemek, onlar üzerinde işlem yapmak, bu sınıflar içinden aradıklarımızı bulmak epeyce zor olacaktır."
-
[-i]
Liste durumuna getirmek
- OKSİTLEMEK
-
-
[-i, kimya]
Oksit durumuna getirmek, oksijenle birleştirmek; yükseltgemek
-
[-i, kimya]
Oksit durumuna getirmek, oksijenle birleştirmek; yükseltgemek
- MÜHRELEMEK
-
-
[-i, eskimiş]
Kâğıdı mühre ile cilalamak, parlatmak, düzeltmek
-
[-i, eskimiş]
Kâğıdı mühre ile cilalamak, parlatmak, düzeltmek
- DİDİKLEMEK
-
-
[-i]
Çekiştirerek veya ısırarak parçalamak
- "Kuş, sanki öfkesini alamamış gibi gagasıyla yılanı didikliyor sanılırdı."
-
Bir yerin veya bir şeyin içindeki eşyayı karıştırarak aramak, araştırmak
- "Manzumenin yazılı olduğu kâğıdı bulmak için bütün ceplerimi on parmağımla didikledim."
-
[mecaz]
Bir konuyu bütün ayrıntılarıyla gözden geçirmek, iyice araştırmak
-
[mecaz]
Huzursuzluk vermek, sıkıntıya sokmak
-
[-i]
Çekiştirerek veya ısırarak parçalamak
- ÖDÜNÇLEMEK
-
-
[nesnesiz]
Ödünç olarak almak
-
[nesnesiz]
Ödünç olarak almak
- BELGELEMEK
-
-
[-i]
Bir olgunun doğru olduğunu belge ile göstermek, ortaya çıkarmak; tevsik etmek
- "Bazı işlerde konuşmanın yasak edilmesi, dilin toptan yetersizliğini belgelemez."
-
[-i]
Bir olgunun doğru olduğunu belge ile göstermek, ortaya çıkarmak; tevsik etmek
- GÖNYELEMEK
-
-
[-i]
Gönye ile ölçmek
-
[-i]
Gönye ile ölçmek
- KEFENLEMEK
-
-
[-i]
Ölüye kefen sarmak; tekfin etmek
-
[-i]
Ölüye kefen sarmak; tekfin etmek
- MADİKLEMEK
-
-
[-i]
Hile yapmak, dolap çevirmek
-
[-i]
Hile yapmak, dolap çevirmek
- BELGİLEMEK
-
-
[-i]
Belgi ile göstermek
-
[-i]
Belgi ile göstermek
- BADİKLEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Ördek gibi iki yana sallana sallana yürümek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Ördek gibi iki yana sallana sallana yürümek
- BİÇEMLEMEK
-
-
[-i]
Üslup kazandırmak
-
[-i]
Üslup kazandırmak
- SİLKELEMEK
-
-
[-i]
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek
- "Avcı, elinde ipi silkeleyerek hafif, sanki balıklarını ürkütmek istemiyormuş gibi yavaş yavaş ağını çekiyordu."
-
Kuvvetle sarsmak
- "Birini yakasından tutup silkelemek."
-
[mecaz]
Bakınız dövmek
-
[mecaz]
Sarsmak, etkilemek
-
[mecaz]
Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak
- "Seni ben değil amma bu çeneyle galiba damadın sokağa silkeleyecek."
-
[-i]
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek
- KELEPLEMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
İpi çile yapmak
- "Yün boyayanlar, eğrilmiş deve yününden kelepleyip, boya kazanına daldırıp ağaçlara asıyorlar."
-
[-i, ağızlardan]
İpi çile yapmak
- SENDELEMEK
-
-
[nesnesiz]
Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak
- "İkimiz de birbirine sarılmış sarhoşlar gibi bir sağa bir sola sendeliyorduk."
-
[mecaz]
Herhangi bir olay karşısında ne yapacağını şaşıracak kadar sarsılmak
- "Kapıyı açar açmaz birden sendeledim. Bir koku, bir koku, tarifi kabil değil..."
-
[nesnesiz]
Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak
- HEDEFLEMEK
-
-
[-i]
Hedef yapmak
-
[-i]
Hedef yapmak
- BÜTÇELEMEK
-
-
[-i]
Bütçe yapmak veya hazırlamak
-
[-i]
Bütçe yapmak veya hazırlamak