İçinde leme olan 7 harfli 108 kelime var. İçerisinde LEME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında leme olan kelimeler listesine ya da sonu leme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Leme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E L M
4 Harfli Kelimeler
ELEM, EMEL
2 Harfli Kelimeler
EL, EM, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖTELEME
-
-
[isim]
Ötelemek işi
-
[fizik]
Bir cismin, bütün noktalarının eşit, paralel ve yöndeş yollar çizmesiyle beliren hareketi; intikal
-
[isim]
Ötelemek işi
- TÜPLEME
-
-
[isim]
Tüplemek işi
-
[isim]
Tüplemek işi
- EŞELEME
-
-
[isim]
Eşelemek işi
- "Anadolu'yu ana yurt saymaya, topraklarımızın tarihini onunla eşelemeye Atatürk ile başlamışız."
-
[isim]
Eşelemek işi
- ÜTÜLEME
-
-
[isim]
Ütülemek işi
-
[isim]
Ütülemek işi
- ÜNLEMEK
-
-
[-e]
Bakınız seslenmek
- "Mustafa'ya ünle, görelim."
-
[-i]
Yüksek sesle bildirmek
- "Bir ses, sırası gelenin adını ünlüyordu."
-
[-e]
Bakınız seslenmek
- GÜZLEME
-
-
[isim]
Güzlemek işi
-
[isim]
Güzlemek işi
- İNLEMEK
-
-
[nesnesiz]
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak; inildemek
- "O, inledikçe benim de yüreğim sızlıyor, sıkıntıdan damarlarımı saran yağ eriyor."
-
Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak
- "Yer gök inlesin."
-
[nesnesiz]
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak; inildemek
- TİPLEME
-
-
[isim]
Tiplemek işi
- "Yengecin Kıskacı'nı yazarken tipleme, olaylama, kurgulama sürecini görselliğin en uç noktalarına götürmeye çalıştım."
-
[isim]
Tiplemek işi
- KÖKLEME
-
-
[isim]
Köklemek işi
-
Tarla yapmak için ormanda açılan yer
-
[isim]
Köklemek işi
- İŞLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
-
[nesnesiz]
İnce ve süslü şeyler yapmak; nakışlamak
- "Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar şüphesiz sanatının âşığıydı."
-
[-e]
İçine girmek, etkilemek; nüfuz etmek
- "O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti."
-
[-e]
Bakınız nakşetmek
- "Al bayrağa narin eller işliyor zafer / Uzaklarda yaralanır kahraman nefer"
-
[nesnesiz]
İyi çalışmak, müşterisi bol olmak
- "Rabia Hanım para sıkıntısı çekecek mi? -Dükkân işliyor. Belki çekmez."
-
Durağan durumdan hareketli duruma geçmek; çalışmak
-
Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek
-
Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek
- "Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti."
-
[-den]
Bir yerden girip çıkmak
- "Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi."
-
[nesnesiz]
Çıban, olgunlaşma yolunda olmak
-
[nesnesiz]
Yara, kapanmamak
-
[nesnesiz]
Gidip gelmek
- "Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi."
-
Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak
- "Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum."
-
Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek
-
[-i]
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
- DEFLEME
-
- BEZLEME
-
-
[isim]
Bezlemek işi
-
[isim]
Bezlemek işi
- İSLEMEK
-
-
[-i]
İse tutup karartmak
-
[-i]
İse tutup karartmak
- DİLEMEK
-
-
[-i]
Birinden bir şeyin yapılmasını istemek; rica etmek
- "Yalnız bu hususta beni bağışlamanızı dilerim."
-
Bir şeyin gerçekleşmesini veya olmasını istemek; arzu etmek
-
[nesnesiz]
Biri için dilekte bulunmak
- "Karadakiler her lisandan hayırlı yolculuklar dilediler."
-
[mecaz]
Kendi düşünce, görüş ve isteğini yapmak
-
[-i]
Birinden bir şeyin yapılmasını istemek; rica etmek
- TEKLEME
-
-
[isim]
Teklemek işi
-
[isim]
Teklemek işi
- ÜÇLEMEK
-
-
[-i]
Üçe çıkarmak
-
Ürünün üçte birine karşılık, toprağını kiraya vermek
-
Tarlayı üç kez sürmek
-
[-i]
Üçe çıkarmak
- KÜPLEME
-
-
[isim, ağızlardan]
Karında su birikmesi sebebiyle oluşan, şişmeyle beliren hastalık
-
[isim, ağızlardan]
Karında su birikmesi sebebiyle oluşan, şişmeyle beliren hastalık
- DÜŞLEME
-
-
[isim]
Düşlemek işi
- "Bir düşleme içinde olduğu her hâlinden belliydi, dalmış gitmişti."
-
[isim]
Düşlemek işi
- ÇİTLEME
-
-
[isim]
Çitlemek işi
- "Daha sonra işletme planı ile ilgili tarlaların tanzim şekli, büyüklükleri, çitleme durumu, ikametgâh olarak kullanılacak binanın yeri ve durumu gibi hususlar incelenmelidir."
-
[isim]
Çitlemek işi
- YÜZLEME
-
-
[isim]
Yüzlemek işi
-
[isim]
Yüzlemek işi