İçinde le olan 4 harfli 53 kelime var. İçerisinde LE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında le olan kelimeler listesine ya da sonu le ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Le Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EL, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ELEM
-
Kelime Kökeni: Arapça elem
-
[isim]
Bakınız keder
- "Bu derdi huy edinenler elem çekmez."
-
[isim]
Bakınız keder
- ŞALE
-
Kelime Kökeni: Fransızca chalet
-
[isim, mimarlık]
Uzun saçaklı çatısı olan alçak dağ konutu
- "Babam horoza benzediği gibi şale tarzında yapılmış evimiz de büyük bir kümese benziyordu."
-
[isim, mimarlık]
Uzun saçaklı çatısı olan alçak dağ konutu
- YELE
-
-
[isim]
At, aslan vb. hayvanların ensesinde veya boynunda bulunan ve saça benzeyen uzun kıllar; perçem
- "Ben, yelesi yelde dalgalanan, sağrısı köpüklü kır atıma bineceğim."
-
Balıklarda sırt yüzgeci
-
[isim]
At, aslan vb. hayvanların ensesinde veya boynunda bulunan ve saça benzeyen uzun kıllar; perçem
- KULE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳulle
-
[isim]
Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı
- "Şu muazzam kule bir mühendisin hayaliydi."
-
[eskimiş]
Bakınız cihannüma
-
[eskimiş]
Dağ tepesi
-
[isim]
Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı
- BÖLE
-
-
[isim, ağızlardan]
Teyze kızı
-
Amca, dayı, hala çocuğu
-
[isim, ağızlardan]
Teyze kızı
- RÖLE
-
Kelime Kökeni: Fransızca relais
-
[isim, fizik]
Bir cismin veya bir gücün biçimini değiştirmeye yarayan alet; değiştirgeç, konvertisör
-
[isim, fizik]
Bir cismin veya bir gücün biçimini değiştirmeye yarayan alet; değiştirgeç, konvertisör
- KÖLE
-
-
[isim, tarih]
Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse; kul, bende, esir (I), memluk
-
Birinin emri altında bulunan; bende, çaker
-
[mecaz]
Herhangi bir şeye aşırı derecede bağlı olan kimse; bende
- "İçkinin kölesi. Paranın kölesi."
-
[isim, tarih]
Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse; kul, bende, esir (I), memluk
- ŞİLE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız mercanköşk
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız mercanköşk
- ZİLE
-
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
- HALE
-
Kelime Kökeni: Arapça hāle
-
[isim]
Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker; ayla, ayevi, ağıl (II)
- "Üstünde gençliğin, masumiyetin, saadetin verdiği bir hale vardı."
-
Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire
-
[isim]
Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker; ayla, ayevi, ağıl (II)
- OLEY
-
-
[ünlem]
Bakınız yaşa
-
[ünlem]
Bakınız yaşa
- ŞULE
-
Kelime Kökeni: Arapça şuʿle
- ÇİLE
-
Kelime Kökeni: Farsça çille
-
[isim]
Bakınız sıkıntı
- "Bizim bu dünyadaki hayatımız da bir çileden ibaret olduğu düşünülecek olursa en münasip çilenin de burada olması icap ediyordu."
-
[din bilimi]
Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem
-
[isim]
Bakınız sıkıntı
- LALE
-
Kelime Kökeni: Farsça lāle
-
[isim, bitki bilimi]
Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana)
-
Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık
-
[tarih]
Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka
-
[isim, bitki bilimi]
Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana)
- JİLE
-
Kelime Kökeni: Fransızca gilet
-
[isim]
Kadınların genellikle bluz üzerine giydikleri kolsuz elbise
-
[isim]
Kadınların genellikle bluz üzerine giydikleri kolsuz elbise
- NALE
-
Kelime Kökeni: Farsça nāle
-
[isim, eskimiş]
İnleme, inilti
-
[isim, eskimiş]
İnleme, inilti
- BİLE
-
-
[bağlaç]
Cümlede kendinden önceki ögeyi belirli duruma getiren bir söz; dahi
- "Dayak yemedim, azar bile işitmedim."
-
[edat, eskimiş]
"İle" anlamında kullanılan bir söz
- "Yarın olsun, hayır bile gelsin."
-
[zarf]
Bakınız üstelik
- "Türkü çağırmak şöyle dursun, konuşamıyorduk bile."
-
[bağlaç]
Cümlede kendinden önceki ögeyi belirli duruma getiren bir söz; dahi
- GALE
-
Kelime Kökeni: Fransızca galee
-
[isim]
İçerisinde kalıp yapılan üç tarafı kaplı, bir tarafı açık tepsi şeklinde dizgi aleti
-
[isim]
İçerisinde kalıp yapılan üç tarafı kaplı, bir tarafı açık tepsi şeklinde dizgi aleti
- BALE
-
Kelime Kökeni: Fransızca ballet
-
[isim]
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü
- "Nizamlı bir hareketler sisteminin ne olduğunu anlamak için bir baleyi seyretmelisiniz."
-
[isim]
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü
- VALE
-
Kelime Kökeni: Fransızca valet
-
[isim]
Otel, restoran, alışveriş merkezi, düğün salonu vb. yerlerde gelen müşteri ve misafirlerin araçlarını otoparka park etmekle görevli kimse
- "Davetliler gelmeye devam ettikleri için kapı sürekli açıktı ve birkaç tane vale misafirlerin arabalarını park etmekle meşguldüler."
-
Bakınız oda hizmetçisi
- "Onun yanına vale durduğumun haftasına mı, ayına mı, geçmiş gün aklımda kalmadı, kış bastırdığından Boğaziçi’ndeki yalıya taşınıldı."
-
Bakınız bacak
-
[isim]
Otel, restoran, alışveriş merkezi, düğün salonu vb. yerlerde gelen müşteri ve misafirlerin araçlarını otoparka park etmekle görevli kimse