İçinde le olan 4 harfli 53 kelime var. İçerisinde LE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında le olan kelimeler listesine ya da Sonu le ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÖLE

  1. [isim] Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan erkek, kul, esir, abd
  2. Birinin emri altında bulunan, özgür olmayan kimse
    • "Oğlum köleniz."
  3. Herhangi bir şeye aşırı derecede bağlı olan kimse
    • "İçkinin kölesi. Paranın kölesi."

ZİLE
...
AİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik
  2. Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk
    • "En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü
    • "Bizim ailenin Mısır'la olan münasebetini bilirsiniz, belki..." (Haldun Taner)
  4. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü
  5. Eş, karı
  6. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü
  7. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu

NALE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İnleme, inilti

HALE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ayın çevresinde görülen ışık halkası, ağıl, ayla
    • "Üstünde gençliğin, masumiyetin, saadetin verdiği bir hale vardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire

JÖLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Meyve suyunun şekerle kaynatılmasıyla istenilen yoğunlukta elde edilmiş şekerleme
  2. Et suyunun soğuduktan sonra gevşek ve esnek bir kıvam almış durumu
    • "Tavuk jölesi. Dana jölesi."
  3. Saçın düzgün bir biçimde uzun süre kalmasını sağlayan yağlı, parlak ve yapışkan madde

MALE
...
ÇİLE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Zahmet, sıkıntı
    • "Dargınlık insanların bütün ömrünü dolduran bir çile, bir ezadır." (Refik Halit Karay)
    • "Âşıkın olmaz mı çile çekmesi / Çilenin olmaz mı boyun bükmesi." (Seyrani)
    • "Yirmi beş senedir Beykoz'daki o tekke gibi evde çile dolduruyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Karşı taraftan konuşanın kolağası Mustafa Kemal oluşu hepsini çileden çıkarır." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem

ŞİLE

  1. [isim] Mercanköşk

JİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kadınların genellikle bluz üzerine giydikleri yelek biçimindeki giysi

ALEM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bayrak
    • "Kara elmas sözü de taş kömürüne alem olmuştur." (Burhan Felek)
  2. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça

KULE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı
    • "Şu muazzam kule bir mühendisin hayaliydi." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Cihannüma

KELE

  1. [isim] Boğa, tosun

LEÇE

  1. [isim] Taşlı tarla

İLLE

  1. [zarf] İlla

LALE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana)
  2. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık
  3. Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka

ÜLEN

  1. [isim] Ulan
    • "Ülen, haddini bilmez bastıbacak, emir vermek sana mı kaldı?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

RÖLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir cismin veya bir gücün biçimini değiştirmeye yarayan alet, değiştirgeç, konvertisör

GELE

  1. [isim] Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar
    • "Gele atmak."

HİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, desise, entrika
    • "Gayet basit bir hile ile, saflığından istifade ederek işi başardı." (Refik Halit Karay)
    • "Yarışmaların eski tadı kalmadı Sabri Bey, binbir türlü hile yapıyorlar." (Atilla İlhan)
  2. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma
    • "Bu sütte hile var."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü